Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color

Toplam Makale Sayısı: (69)

Bu Kategorideki Makaleler: (2)

Makaleler

Tüm Bölümlerini Listele
İçerik Gönder
Yönetimi Bilgilendir
Kullanım Hakkında Yardım

Acil Kategorisinde En Çok Okunanlar

Acil Kategorisine En Son Eklenenler

Bulunduğunuz Bölüm:Anasayfa arrow Acil arrow İlk Yardım
İlk Yardım Yazdır E-posta
(7 oy)
Paylaş:
Delicious
Furl it!
Spurl
NewsVine
Reddit
YahooMyWeb
Technorati
Yazar Medicine Cube Editor   
Salı, 20 Mart 2007
İlk Yardımİlk yardım nedir ?, ilkyardım uygulamaları, ilkyardımın temel aşamaları, solunumun durması, ağızdan buruna solunum, bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs, yabancı cisimle boğulma, boğulan bebeğe veya çocuğa yardım, suda boğulma, kalp krizi, bilinci kapalı, nefes almayan hasta, bilinci açık hasta, bilinç kaybı, ilkyardım pozisyonu, yaralanma ve şiddetli kanamalar, burun kanamaları, şok, şok nasıl önlenir?, elektrik çarpması, önemli yanıklar, güneş çarpması, kırıklar ve çıkıklar, tespit uygulaması, kırık ön kol, yaralı bacağın sağlam bacağa tespiti, omurga yaralanmaları, zehirlenme, duman, kimyasal madde, gaz zehirlenmeleri, burkulma ve gerilme, göze yabancı cisim kaçması, gözdeki kimyasallar, ilkyardım merkezleri, ambulans hizmetleri hakkında herkesin okuması gereken kapsamlı bir yazı..

1. İLK YARDIM NEDİR ?

İlkyardım, hasta veya yaralı kişiye, daha ciddi bir tıbbi yardım uygulanmadan önce yapılan ilk bakımdır. İlkyardımın amacı, durumun kötüleşmesini önlemek için aktif olarak müdahale etmek, yaşam desteği sağlamak, yaralının etkin tedavisini başlatmak, zararı en aza indirmek ve yaşam kaybını önlemektir. İlkyardım tıbbi bakımın bir alternatifi değildir. Ancak ilkyardım eğitimi alan kişiler, durumu ve aciliyetin derecesini tayin etme ve profesyonel tıbbi yardım ulaşana kadar yapılabilecek en doğru şeyleri belirleme yeterliliğine sahiptir.

Yaralanmanın, ölüm olaylarının dördüncü ana nedeni olduğu düşünülürse, ilkyardım eğitiminin gerekli olduğu çok açıktır. Düşmeler en sık rastlanan yaralanma sebebidir. Ancak trafik kazaları en ölümcül olanıdır. Yaralanma ölümlerinin %22’si trafik kazaları sonucu oluşmaktadır.

İlkyardım inceleme ve araştırmayla başlar. Bir yaralıya yaklaşmadan önce olay yerinde, yaralı ve kurtarıcının hayatını tehlikeye atabilecek faktörlerin önlenmesi gerekir. Daha sonra yapılan ilk inceleme, yaralının hayatını kurtaracak işlemlerin hemen uygulanmasının gerekip gerekmediğini belirler.


2. İLKYARDIM UYGULAMALARI
2. İLKYARDIMIN TEMEL AŞAMALARI

İlk önce yaralının genel sağlık durumu değerlendirilir. Yaralının omuzlarına hafifçe dokunup ona seslenerek bilincinin yerinde olup olmadığı saptanır.
  • Derhal ambulans çağırılır.
  • Yaralı, boynu ve başı sabit tutularak sırt üstü yatırılır.
  • Yaralının bilinci kapalı ise çenesi yukarı kaldırılarak başı geride tutulur. Böylece dilin, nefes borusunu kapatması önlenir.
  • Yaralının nefes alıp almadığına bakılır. Nefes almıyorsa ağzından veya burnundan suni teneffüs yapılır. Nefes verirken göğüs kalkıyor mu diye bakmak gerekir. Nefes verme aralarında akciğerlerden hava boşalması beklenmelidir.
  • Kan dolaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için nabız kontrol edilir. Nabız, adem elması ve boyun kası arasındaki bölgeye, üç parmakla hafifçe bastırılarak kontrol edilir.
  • Yaralının nabzı yoksa kalp masajına başlanır. Temel yaşam desteği tek kişi ile yapılıyorsa 15 kalp masajı ve 2 tam nefes şeklinde tekrarlanarak uygulanmalıdır. İki kişi ile ise 5 kalp masajı 1 nefes şeklinde uygulanır. Temel yaşam desteği, sadece solunumu ve kan dolaşımı durmuş kişilere uygulanır.
  • Eğer nabız var, solunum yoksa her 5 saniyede bir nefes verilmelidir.
  • Solunum ve kan dolaşımı sağlandığında temel yaşam desteği kesilmelidir.
3. SOLUNUMUN DURMASI

Yapay solunumun en basit ve etkili metodu, hastanın akciğerlerine kendi nefesinizi güçlü bir şekilde üflemektir. Ağızdan ağza solunum, solunumu çok zayıf ve düzensiz olan hastalara da uygulanabilir. Bu durumda nefes verişinizi, hastanın nefes verişine göre ayarlamanız gerekir.

  1. En yakın acil sağlık kuruluşunu aradıktan sonra, ağızdan ağza solunuma başlayın. Bu sırada hasta, sert bir zeminde, sırtüstü yatmalıdır.
  2. Eğer boyun yaralanmasından şüphe edilmiyorsa, bir elinizle hastanın başını çene kemiğinden yukarı doğru çekerken diğer elinizle de alnına bastırarak başın geride kalmasını sağlayın. Eğer boyun yaralanmasından şüpheleniyorsanız, hastanın başına veya boynuna müdahale etmeyin. Hastanın başını sarsmadan sadece çenesini nazikçe kaldırarak nefes borusunu açmaya çalışın.
  3. Eliniz hastanın alnındayken başparmağınız ve işaretparmağınızla burun deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın ağzı üzerine yerleştirin ve 2 güçlü nefes verin. Daha sonra her 5 saniyede 1 nefes verin. Her nefeste hastanın göğsünün kalktığını görmelisiniz.
  4. Hastanın göğsü genişlediğinde nefes vermeyi kesin. Ağzınızı çekin ve yüzünüzü hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylelikle kulağınız hastanın ağzı seviyesinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden havanın çıkışını dinleyin ve göğsün inişini izleyin. Daha sonra solunum işlemlerini tekrarlayın.
  5. Hastanın bilek veya boyun damarından nabzını kontrol edin. Eğer nabız yoksa ve kalp masajı eğitiminiz varsa kalp masajına başlayın. Buna hasta kendiliğinden solunuma başlayıncaya veya tıbbi yardım gelene kadar devam edin.
4. AĞIZDAN BURUNA SOLUNUM

Eğer hastada yüz yaralanması varsa kişinin ağzına nefes vermekte zorlanırsınız. En yakın acil sağlık kuruluşunu aradıktan sonra hemen ilkyardıma başlayın. Kişiyi sert bir zemin üzerinde sırtüstü yatırın.

Bir elinizi hastanın çene kemiğine yerleştirip, yukarı doğru kaldırırken diğer elinizi hastanın alnına koyun ve çeneyi yukarı doğru iterken alnı aşağı doğru bastırarak hastanın başına pozisyon verin.

Derin bir nefes alın ve ağzınızla hastanın burnunu kapatın. Hastanın ağzını da çenesini iterek kapalı tutun. Hastanın burnuna kuvvetle nefesinizi verin. Ağzınızı çekin, hastanın çenesini açın ve havanın çıkışına izin verin. Bu işlemi 5 saniyede bir tekrarlayın.
4.1. Bebeklerde Ve Çocuklarda Suni Teneffüs

Bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs işlemi yetişkinlerdekine benzer, sadece ağzınızla çocuğun hem ağzını hem de burnunu kapatmalısınız. Çocuğun başını çok geriye çekmeyin yoksa nefes borusu tıkanabilir. Nefesleriniz daha yumuşak olsun. Çocuklarda 4 saniyede 1 nefes (dakikada 15 nefes), bebeklerde 3 saniyede 1 nefes (dakikada 20 nefes) verilmelidir. Çocuğun göğsü kalkmaya başlayınca nefes vermeyi kesin. Her nefes veriş öncesinde yeniden nefes alın.

5. YABANCI CİSİMLE BOĞULMA
Hava yolunun bir yemek parçası veya herhangi bir nesneyle tıkanması acil bir durumdur. Hava yolu kısmen tıkalı olabilir; hasta öksürebiliyorsa ve rengi iyi ise (mavimsi değilse) müdahale edilmemelidir. Bununla beraber hasta zayıf bir şekilde öksürüyor ve soluk almakta zorlanıyorsa acil yardım gereklidir. Hemen en yakın acil sağlık kuruluşunu ayarın.

Hava yolu tamamen tıkanan bir kişi konuşamayacak, öksüremeyecek ve nefes alamayacaktır. Rengi mavi gözükebilir, boğazını kavrayabilir ve kısa süre içerisinde bilincini yitirecektir. Kişinin boğazına parmak sokarak müdahale etmek ve takılan nesneyi çıkarmak tıkanmayı ortadan kaldıracaktır. Bu sebeple hastanın boğazına bakarak görünen bir nesne olup olmadığı kontrol edilmelidir; eğer varsa daha derine kaçırmamaya dikkat ederek çıkarmaya çalışılmalıdır. Eğer nesne yerinden çıkartılamıyorsa Heimlich Manevrası uygulanmalıdır.

Heimlich Manevrası’na başlamak için hastanın arkasına geçin ve kollarınızı hastanın beline dolayın. Bir yumruğunuzu, baş parmağınızı avucunuzun içine alarak, hastanın midesine gelecek şekilde göbeğin üzerine, kaburgaların ve göğüs kemiğinin altına yerleştirin. Diğer elinizle yumruğunuzu sıkıca kavrayın ve hızla içeri doğru bastırıp çekin. Bu işlem, tıkanıklık giderilinceye kadar tekrarlanmalıdır.
Eğer hasta bilincini yitirirse ve tıkanıklık hala devam ediyorsa hastanın sırtüstü yere uzanmasını sağlayın. Tıkanıklığı işaret parmağınızla gidermeye çalışın. Hastanın alt çenesini ve dilini bir elinizle kavrayın. Üst çenesini de kaldırın. Diğer elinizin işaret parmağını, yanağın iç yüzünden ilerleterek dil köküne kadar sokun. Boğazdaki nesneyi daha ileri itmediğinizden emin olarak, parmağınızı kanca gibi kullanarak nesneyi çıkarmaya çalışın.



Parmağınızla başarılı olamazsanız ve hasta hala nefes alamıyorsa, ağızdan ağza suni solunumu deneyin. Burada da başarılı olamazsanız, Heimlich Manevrası’nı tekrar deneyin. Kişiyi arkadan kavrarken bir elinizin bileğini göbeğin üstüne, kaburga ve göğüs kemiklerinin altına yerleştirin. Hastanın başı doğrultusunda 5 kez hızlı ve güçlü bir şekilde bastırıp çekin. Hastanın solunumu sağlanamazsa tekrar suni teneffüs uygulayın.

Nesne çıkana veya tıbbi yardım gelene kadar suni teneffüs ve 5 kez bastırıp çekme işlemine devam edin.
Heimlich Manevrası’nı sağlıklı kişilerde denemek çok tehlikelidir ve yapılmaması gereken önemli bir durumdur!.

5.1. Boğulan Bebeğe veya Çocuğa Yardım


Oturun ve bebeği yüzü yere bakacak şekilde dizlerinize yatırın. Bebek, bir elle göğsünden tutularak yüzükoyun yatırılırken, kürek kemikleri arasına diğer elinizin ayasıyla birkaç kez, çok sert olmayacak biçimde vurun.

6. SUDA BOĞULMA
Hemen hemen tüm boğulma vakalarında hızla suni solunuma başlanması önemlidir. Önce en yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir. (Mümkünse başkasına aratmanız daha doğru olur.) Hava yolunu açın, kişinin ağzından nefes vermeye başlayın. Oldukça güçlü nefes vermeniz gerekebilir fakat akciğerlere üflediğiniz hava akciğerler içindeki suyu geçecektir. Eğer yalnızsanız ve kişi sığ suda ise suni solunuma hemen su içinde başlayın. Eğer yardım edebilecek kişiler varsa canlandırmaya, kişiyi sudan çıkartarak daha rahat bir yere taşırken başlayın. Hastanın taşınması esnasında suni solunuma ara vermeyin.


Ağızdan ağza suni solunuma başlayın. Kişi kendi nefes almaya başlamadan veya tıbbi yardım gelmeden suni solunumu kesmeyin. Kişi kendisi nefes almaya başlamýşsa onu iyileşme pozisyonuna alın ve sıcak tutun.
7. KALP KRİZİ
Kalp krizi yaşamı tehdit eden acil bir durumdur. Kalbi besleyen ana damarların daralması veya tıkanmasına bağlı olarak kalbin bir bölümüne yeterli kan ve oksijen gitmemesi sonucu oluşur. Eğer bu kan ve oksijen yetersizliği uzun sürerse kalp kaslarının bir bölümü ölür.

Kalp krizi belirtileri, aşağıdakilerden birkaçını ya da hepsini içerebilir. Santral göğüs bölgesinde aniden gelen ve ezici bir basınçla hissedilen, sabit, 20 dakika veya daha uzun süren, kola, omuza, boyuna, çeneye, sırt ortası ve mideye vuran göğüs ağrısı, aşırı terleme, bulantı, kusma, yoğun halsizlik, akıntı, korku, soluk mavimsi gri deri rengi, mavi tırnaklar ve nefes darlığı. Kalp ağrısı hazımsızlıkla karıştırılabilir. Eğer ağrınızın sebebinden emin değilseniz güvende olmak için kalp krizi gibi ele alın. En yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir ve aşağıda verilen ilkyardım talimatlarını uygulayın.
Kalp krizi tedavisi, hastanın bilincinin kapalı ya da açık olmasına göre değişir.

7.1. Bilinci Kapalı, Nefes Almayan Hasta
6. En yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir, daha sonra müdahaleye başlayın. Kişiyi sert, rahat bir yere sırtüstü yatırın. Elinizi hastanın çenesine koyup yukarı kaldırırken diğer elinizi hastanın alnına koyup aşağı bastırarak başını arkaya yatırın.

7. Hastanın alnındaki elinizin baş parmağınız ve işaret parmağınızla hastanın burun deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın ağzı üzerine sıkıca bastırın ve iki yavaş, derin nefes verin. Arada tekrar derin bir nefes alın ki hastaya taze hava verebilesiniz. Göğüs kafesinin yükseldiğini görene dek hava üflemeye devam edin.

8. Hastanın göğsü yükseldiğinde hava vermeyi durdurun. Ağzınızı çekin ve başınızı hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylece kulağınız hastanın ağzının üzerinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden hava çıkışını kulağınızla hissedin ve dinleyin ayrıca göğsün alçaldığını gözlemleyin. Bu solunum işlemini her 5 saniyede 1 nefes vererek sürdürün.

9. Kişinin bilek ya da boyun atardamarını 5-10 saniye boyunca nabız için kontrol edin. Eğer nabız yoksa, kalp masajı eğitimi aldıysanız kalp masajına başlayın. Suni solunum kalp masajı sırasında da sürdürülmelidir. Bu işlemi tıbbi yardım gelinceye ya da hasta nefes almaya başlayıncaya kadar sürdürün.

7.2. Bilinci Açık Hasta
1. En yakın acil sağlık kurumunu aranması gerekir, ilgiliye olası bir kalp krizini ve oksijen ihtiyacını iletin.

2. Hastayı nazikçe oturtun ya da yan oturur pozisyona getirin. Yatmak nefes almayı zorlaştırır.

3. Özellikle boyun çevresindekiler olmak üzere giysileri gevşetin. Hastayı bir battaniye ya da palto ile sararak sıcak tutun.

4. Hastayı sakinleştirin ve rahatlatın ama herhangi bir şey yedirip içirmeyin.

5. Eğer ambulans bulunamıyorsa hastayı en yakın hastanenin acil servisine götürün.

6. Bilinçsiz hasta kendine gelirse ve solunumu başlarsa yukarıdaki adımları izleyebilirsiniz.

8. BİLİNÇ KAYBI
Bilinç kaybı sadece koma durumu için geçerli bir tanımlama değildir; aynı zamanda kişinin uykulu, dikkatinin dağınık ve varlığınıza tepki veremediği durumlar için de söz konusudur. Beyin travması (kaza veya darbe sonucu), kan kaybı, oksijensiz kalma (boğulma), metabolik bir hastalık (diyabet) veya ilaç nedeniyle zehirlenmeler sonucu oluşabilir. İlk olarak en yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir sonra ilkyardıma başlayın.

Not: Eğer omurilik zedelenmesinden şüpheleniyorsanız ve hasta kusmuyorsa yerinden kımıldatmayın. Omurilik zedelenmesi söz konusu değilse omurgayı esnetmeden, hastanın başını ve vücudunu eş zamanlı olarak yana çevirebilirsiniz; ancak baş ve vücudun birbirleriyle olan konumlarını bozmayın. Bir insanın bilinci yerinde değilse normal refleksler ve kasların gevşekliği kaybolur. Bu nedenle olabilecek en büyük tehlike dilin boğazı tıkaması veya ağızdaki yabancı cismin nefes borusunu tıkamasıdır. Nefes borusunu açıp solunumu sağlamış olsanız da asla baygın birisini yalnız ve müdahalesiz bırakmayın. Komaya giren bir insanın nefesi kesilebilir, sonuç olarak da kalbi durur.

9. İLKYARDIM POZİSYONU


Omurilikteki bir hasardan şüpheleniyorsanız ve hasta kusmuyorsa yerinden kımıldatmayın. Gerekli her şeyi yaptıktan sonra acil tıbbi yardımı beklerken hastayı ilkyardım pozisyonuna getirin. Eller ve ayaklar vücudun rahat ve sabit olmasını sağlayacak şekilde olmalıdır.Yanına diz çöküp kolunu başının arkasına atın
Başını geri itin, çeneyi öne çıkarın ki rahat nefes alsın ancak çeneyi vücuttan daha alçakta tutun ve sıcak tutun
Karşı taraftaki kolunu göğsünün üstüne koyun ve bacağını dizinden büküp kendi tarafınızdaki bacağın üzerine koyun


Dikkatlice başı da vücutla birlikte kendinize doğru bir elinizle döndürün ve diğer elinizle yüzünü koruyun

10. YARALANMA VE ŞİDDETLİ KANAMALAR
Yırtılmış bir atardamar nedeniyle çok kısa zamanda yüksek miktarda kan kaybedilebilir. Şiddetli kan kaybı kişiyi şoka ve bilinç kaybına götürebilir ve eğer durdurulamazsa ölümcül olabilir. Yetişkin bir insan 1.5 litre kadar kan kaybederse ya da bir çocuk yarım litre kan kaybederse, kan kaybı şiddetli kabul edilir.

Yaralı bir atardamarın duvarlarındaki kaslar yarayı kapatmak için pıhtı oluşumuyla birlikte kasılacaktır. Eğer pıhtılaşma herhangi bir nedenle gerçekleşmezse kanamanın kontrolü çok daha zor olacaktır. En yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir ve ilkyardıma başlayın.


Küçük yaralanmalarda kanama kısa sürede kendiliğinden durur. Ancak derin bir yarada kan o kadar hızlı akar ki pıhtı oluşumuna fırsat kalmaz. İlk yardımın amacı kanı mümkün olduğunca kısa sürede durdurmaktır.
Kişiyi sırtüstü yatırın ve mümkünse yaralı kısmı yukarı kaldırın. Bu kan akışını azaltacaktır. Cam veya metal gibi derinde olmayan ve kolay hareket ettirilebilen cisimleri yaranın içinden çıkarın ama derine saplanmış cisimlere dokunmayın.
Temiz bir bezle yaranın tam üstüne, kanama durana dek 5-10 dakika basınç uygulayın. Yaranın ağzı açıksa her iki kenarı da birbirine doğru itin. Eğer yaranın içinde herhangi bir şey varsa basıncı cismin çevresine uygulayın, üzerine değil.



Sağlam ve temiz bir bandajla yarayı sıkıca sarın. Eğer hazırda bir bandaj yoksa bir parça temiz bez kullanın. Turnike kullanmayın
Eğer kan, bandajın dışına taşarsa bandajı çıkarmayın. Onun yerine üzerine biraz daha bez koyun ve sıkıca bağlayın

11. BURUN KANAMALARI
Sık rastlanan acil durumlardan biridir. Kafa travması sonucunda burun veya kulaktan kanama, kafatası kırığı olduğunu gösterir ve kontrolü zordur. Bu tip kanamalarda temiz bir bez ile buruna hafifçe bastırılmalı ve hasta mümkün olduğunca çabuk acil sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

Diğer nedenlerle oluşan kanamalarda, burun deliklerini sıkarak veya üst dudak ile dişetleri arasına yuvarlak gazlı bez yerleştirerek basınç uygulanır. Hastayı oturtun ve başını öne eğin. Hastanın sakin olmasını sağlayın ki endişelenerek kan basıncının artmasına sebep olmasın. Burnun üzerine buz koyun. Tüm bu uygulamalara rağmen kanama devam ederse hastayı en yakın sağlık kuruluşuna götürün.

12. ŞOK
Şoktaki bir insan solgun görünür, soğuk terler ve nabzı zayıflamıştır. Uykuya eğilimlidir ve dikkati dağınıktır. Her an bayılabilir. Şoka girmiş bir insanın acilen ilkyardım ve ilaç tedavisine ihtiyacı vardır. İlk olarak en yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir.
12.1. Şok Nasıl Önlenir?
Kaza sonrası, özellikle yanıklar ve kan kaybından sonra şok görülebilir. Her kaza sonrasında yapılan ilk yardım, şoku önlemek veya etkisini azaltmak için yapılması gerekenleri kapsamalıdır. Kafa derisinde kan dolaşımı fazla olduğundan, buranın yaralanması çok kan kaybına neden olur. Eğer yüzeysel bir kafa yaralanmasıyla karşılaşırsanız üzerine sabit bir basınçla, temiz bir bez veya mendil ile bastırın. Eğer derin bir kafa yaralanması mevcutsa temiz bir bezi yaranın etrafına gevşek olarak bağlayın. Kanamayı durdurmak için basınç uygularken kırık kemik parçalarını veya yabancı bir cismi beynin içine itebilirsiniz. Bu nedenle şüphelendiğiniz durumlarda ve çok derin yaralarda, yara çevresine basınç uygularken çok dikkatli olmalısınız. Eğer kulaktan su gibi bir sıvı çıkıyorsa (bu sıvı beyin omurilik sıvısı olabilir) kulağa temiz bir bez koyun ancak sıvının dışa çıkmasını önlemesin.

Kol, bacak, parmak vs. gibi bir vücut parçasının kopması halinde kopan parça ve yaralı kişi en kısa sürede bir hastanenin acil servisine götürülmelidir. Müdahale ne kadar geç olursa organın yerine dikilme şansı o kadar az olur. Parçanın temiz ve soğuk tutulmuş olması önemlidir. Mümkünse parçayı plastik bir torbanın içine koyun, onu da içi buz dolu plastik bir torbaya koyun. Kesik uzuv doğrudan buza temas etmemelidir. Yaralıyı hemen bir hastaneye götürün.

Göğüs yaralanmalarında göğüs duvarı parçalanıp göğüs boşluğuna hava kaçabilir ve yaralanan akciğer dokusunu sıkıştırabilir. Bu, akciğere giden hava miktarını azaltır. Yaralının her nefes alışında emilen havanın sesini duyabilirsiniz ve nefes verirken yarada hava kabarcıklarını görebilirsiniz. Yaraya saplı herhangi bir cisim varsa almayın ve herhangi bir şey yemesine ve içmesine izin vermeyin.
  1. En yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir.
  2. Temiz bir bezi avucunuzla yara üstüne bastırın ve hava kaçışını önleyin.
  3. Hastayı başı ve omuzları yukarıda ve yaralı taraf üstte olacak şekilde yere yatırın.
  4. Yara büyükse temiz bir bezle sarın. Steril bir bez hazırda yoksa temiz bir bez yeterlidir.
  5. Bezin üzerine basınç uygulayacak bir sargı sarın ve hava kaçışını önleyin.


Hastayı yatırın ; başı aşağıda, sırtüstü ve bacaklar bir ayak boyu daha yukarıda olacak şekilde yatırın ki kan vücudun başa yakın bölümlerine doğru aksın. Yaralı baygınsa ilkyardım pozisyonuna getirin.
Sıkı giysileri gevşetin, bir battaniye veya paltoya sararak ısı kaybını önleyin.
13. ELEKTRİK ÇARPMASI
Vücuda girip çıkan bir elektrik akımının şoku kişiyi yere yıkabilir, bilincini kaybettirebilir, solunumun ve kalp atışının durmasına sebep olabilir. Akım, alttaki dokular ve organlar boyunca yayılır, derin ve geniş hasarlara yol açabilir. Ancak vücutta, akım giriş ve çıkış noktaları dışında başka hasar görünmüyor olabilir.

İlk önce elektrik akımını (şalterleri, sigortaları) kapatın, eğer bu mümkün değilse iletken olmayan bir cisimle (tahta veya bir ip parçası gibi) kişiyi akım kaynağından güvenli bir şekilde ayırın. Bu işlemler yapılana dek, kişi elektrik geçiriyor olacaktır,bu yüzden kendisine yardımcı olmaya çalışacak kişiler de elektrik şokuna maruz kalırlar. Bunlar yıldırım çarpan kişiler için geçerli değildir; bu durumdaki hastalara hemen yardım edilmelidir.



Akımı kapatın veya kişiyi kuru, geçirgen olmayan bir cisimle (tahta, giysiler, vb.) elektrik kaynağından uzaklaştırın. En yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir. Solunumu ve kalp atışını (nabzı) kontrol edin. Eğer kişinin solunumu durmuşsa, ağızdan ağza solunuma başlayın.
Eğer kişinin kalbi durmuşsa, kalp masajı eğitimi aldıysanız, kalp masajına başlayın. Kişi nefes alıyor ama bilinci yerinde değilse,en uygun pozisyonu verin

14. ÖNEMLİ YANIKLAR
Yanıklar; kuru sıcak, nemli sıcak (buhar, sıcak sıvı), elektrik çarpması ve yakıcı kimyasallar nedeniyle oluşabilir. Önce en yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir,sonra ilkyardım işlemlerine başlayın.


15. GÜNEŞ ÇARPMASI
Güneş çarpması ölümcül olabilen acil bir durumdur. Hastanın iyileşmesi tedavinin hız ve şiddetine bağlıdır.

Vücut ısısı yükseldikçe, güçsüzlük, halsizlik, bulantı ve baş ağrısı hissedilir. Hastanın derhal sıcak ortamdan uzaklaştırılması, uzanması ve bilinci tamamen açıksa su içirilmesi gerekir. Hastanın üzerine ıslak havlu veya çarşaf örterek vücut ısısı düşürülmeye çalışılmalıdır.

Hastalık belirtileri kısa sürede düzelmiyorsa, bilinç düzeyi düşüyorsa ve vücut ısısı hala yüksekse, hasta en kısa sürede hastaneye götürülmelidir.



Hemen yanmış bölgeye temas eden şeyleri (ayakkabı, yüzük vs. gibi) çıkarın. Çünkü daha sonra eriyecek ve çıkması zor olacaktır. Yanığı pamuk gibi şeylerle örtmeyin ve herhangi bir ilaç ve losyon sürmeyin. Soğuk su dışında yanığa hiç bir şey koymayın. Eğer deri, yakıcı kimyasal madde sonucu yanmışsa kimyasal madde temizleninceye kadar sürekli akan su dökmek hayati önem taşır. Sıcak yağ veya kaynayan suya batmış giysileri çıkarın. Kuru yanığa yapışmış giysileri çıkartmayın. Mümkünse yanan kısma en az 10 dakika soğuk su uygulayın.
Yanık bölge genişse soğuk suya batırılmış havluyla örtün. Herhangi bir losyon, ilaç sürmeyin. Yanığın çevresini temiz, kuru bir bezle çevreleyin. Şişmeyi azaltmak için yanmış kol ya da ayağı yukarı kaldırın. Su kaybını engellemek için hastaya azar azar su içirin. Baygın olmadığı ve kusmadığı sürece su verebilirsiniz.


3.derece (ciddi) yanık derinin bütün katmanlarını tahrip eder. Eğer birinin elbiseleri ateş almışsa, hemen kişinin yanan tarafı üste gelecek şekilde yere yatırılması gerekir. Alevleri battaniye ya da elde ne varsa kullanarak başından ayaklara doğru baskı altına alın. Yanmış bölümü en kısa zamanda soğuk suyla soğutun. Yara bandı yapıştırmayın ve yanmış bölgenin üstünde nefes alıp vermeyin ve öksürmeyin.
Hemen yanmış bölgeye temas eden şeyleri (ayakkabı, yüzük vs. gibi) çıkarın. Çünkü daha sonra eriyecek ve çıkması zor olacaktır. Yanığı pamuk gibi şeylerle örtmeyin ve herhangi bir ilaç ve losyon sürmeyin. Soğuk su dışında yanığa hiç bir şey koymayın. Eğer deri, yakıcı kimyasal madde sonucu yanmışsa kimyasal madde temizleninceye kadar sürekli akan su dökmek hayati önem taşır. Sıcak yağ veya kaynayan suya batmış giysileri çıkarın. Kuru yanığa yapışmış giysileri çıkartmayın. Mümkünse yanan kısma en az 10 dakika soğuk su uygulayın.



16. KIRIKLAR VE ÇIKIKLAR
Röntgen olmaksızın bir kemiğin kırık olup olmadığını belirlemek her zaman mümkün değildir. Eğer emin değilseniz,yaralanmaya sanki kırıkmış gibi yaklaşın. Eğer kişi çok ağrılıysa, yaralı bölgesini hareket ettiremiyorsa, üzerine ağırlık veremiyorsa ya da yarada şekil bozukluğu varsa kırık veya çıkıktan şüphe edin.


Çıkık bir kemiği yerine oturtmaya çalışmayın. Bu sadece bir uzman tarafından yapılabilir. Kolu veya bacağı bulduğunuz pozisyonda sararak sabitleyin ve yaralıyı hastaneye götürün. Eğer yaralı hareket edemiyorsa ambulans çağırmak gerekir.
Hastanın bir şey yiyip içmesine izin vermeyin,çünkü hastanın kemiklerini genel anestezi altında düzeltmek gerekebilir ve yemek hastanın kusmasına neden olabilir. Kişiyi sıcak tutun ve şok olasılığı açısından sürekli izleyin. Kanama varsa önce onu tedavi edin. Kişiyi olabildiğince az hareket ettirin. Hareket, kırık kemikleri daha da ayırır ve organları yaralayabilir. Açık bir yara varsa temiz bir bez parçasıyla kapatın.


16.1. Tespit Uygulaması
Tespit genellikle gereklidir. Hareketi önleyerek kırığın daha da kötü olmasını engelleyebilirsiniz. Bu, özellikle hastanın nakli veya tıbbi yardımın gecikeceği durumlarda önem taşır. Tespit malzemesinin sert olması gerekir. Mümkünse bir üst ve bir alt eklemin oynamasını engelleyecek derecede uzun olmalıdır. Tespit, tahtalarla, karton parçalarıyla, gazetelerle yapılabilir.

Kırık bir üst kol veya bacak için yaralı uzvu tespit etmeden önce kol ile gövde arasına veya bacaklar arasına destek koymak gerekir. Tespiti bağlamak için bez (bandaj, kravat vb.) kullanın.

16.2. Kırık Ön Kol


Hastanın ön kolunu 90 derece açıyla vücuduna yapıştırın, avlucu göğsüne gelirken başparmağı yukarı doğru olmalı. Ön kola tespit uygulayın. Tespit dirsekten el bileğine kadar uzanmalı. Tespiti, kırığın altından ve üstünden bağlayın. Ön kolu boyundan geçen geniş bir sargı ile parmakların dirsekten biraz daha yukarı seviyede olmasını sağlayacak şekilde asın.

16.3. Yaralı bacağın sağlam bacağa tespiti


Nazikçe yaralı bacağın dizini düzeltin. İki bacak arasına bezler koyun. Yaralı bacağı diğer bacağa birkaç yerinden bağlayın, ama kesinlikle tam kırık üzerinden olmasın. Eğer iki geniş tespit bulma olanağınız varsa bunları kullanmak en idealidir. Tespitler bacağın tüm uzunluğu boyunca olmalıdır.

17. OMURGA YARALANMALARI
Eğer hastanın boyun veya omurgasında ciddi ağrı varsa, kol veya bacaklarında his kaybı varsa, mesane veya barsak kontrolünü yitirmişse omurga kırığı veya çıkığı olabilir. Bu tip vakalarda, hastanın hayatı tehlike altında değilse veya kusmaya bağlı olarak boğulmuyorsa, hastayı kıpırdatmamak gerekir. Eğer hastayı hareket ettirmek gerekirse vücudunu dümdüz tutmalısınız. Beli veya boynu bükülmemeli, vücudu dönmemeli. Hastayı kapı, masa, ütü masası veya geniş bir kalas gibi sert bir zemin üzerine yerleştirmelisiniz.

18. ZEHİRLENME
Zehirlerin vücuda girmesinde en sık karşılaşılan yol, yutmadır. (Gıda veya ilaç zehirlenmesi gibi.) Diğer yollar ise ısırıklar, sokmalar, deri yoluyla yapılan enjeksiyonlar, egzoz dumanı gibi zehirli gazların solunması ve akciğerler ya da deri yoluyla zehirli kimyasalların alınmasıdır.

Önce zehir danışma merkezini (0800 314 79 00) veya en yakın acil sağlık kuruluşunu aranması gerekir. Kişinin yaşını, zehirin adını, ne zaman ve ne kadar aldığını, hastanın kusup kusmadığını, bilincinin açık olup olmadığını ve tıbbi bir merkezden ne kadar uzakta olduğunuzu söyleyin ve size verilen talimatlara tamimiyle uyun. Kişinin bilinci açık ise size şu şekilde talimat verilebilir: Eğer zehir yutularak alınmışsa zehirin yoğunluğunu azaltmak için su veya süt içirin ve daha sonra zehirden kurtulması için kusmasını sağlayın. Yine de eğer hastanın ne yuttuğunu bilmiyorsanız ya da kişi asit, alkali veya petrol ürünü yutmuş ise ya da zehir danışma merkezi size özellikle kusturmamanızı söylemişse hastayı kusturmamak gerekir.

Eğer yutulan bir petrol ürünü ise hastaya süt değil su içirin. Evinizdeki ilkyardım çantanızda aktif kömür bulundurun, ancak zehir danışma merkezinin talimatları doğrultusunda kullanın.

En Yakın Acil Sağlık Kuruluşunu Aranması Gerekir


Hasta kendinde değilse solunumu kontrol edin. Eğer nefes alıp vermiyorsa ağızdan ağza suni solunuma başlayın


Kişi kendindeyse ve yuttuğu madde asit, alkali veya petrol ürünü değilse kişiyi yüzü aşağı gelecek şekilde oturtun ya da yatırın (kusulan materyal akciğerlere gitmesin) ve parmağınızı boğazına sokarak kusmasını sağlayın. Eğer kişi kendinde değil fakat nefes alıp veriyorsa, kendinde fakat uykuluysa, sesli uyarılarla uyandırmaya çalışarak uyanıklık durumunu kontrol edin.
Zehiri içerdiğini düşündüğünüz şüpheli kutuları belirleyin, kusulan materyalden analiz için örnek alın.

18.1. Duman, Kimyasal Madde, Gaz Zehirlenmeleri
Kişiyi dumanlı, gazlı bir ortamdan kurtarırken çok dikkatli olun. Eğer mümkünse kurtarma işlemini tek başınıza yapmayın. Derin ve hızlı iki üç nefes alıp verin sonra derin bir nefes alın ve dumanlı ortama girmeden nefesinizi tutun. Sıcak hava ve duman solumamak için yere yakın kalın. Eğer ortam çok sıcak, duman çok yoğunsa nefes alıp vermeniz için özel araç gereciniz olmalı(hava tankı, maske). Kişiyi dumanlı bölgeden açık havaya çıkarmak dışında herhangi bir girişimde bulunmayın.

Kişiyi dumanlı bölgeden uzaklaştırdıktan sonra solunumunu kontrol edin. Eğer nefes alıp vermiyorsa ağızdan ağza suni solunuma başlayın

Sıkı giysileri gevşetin, boyun düğmesini çözün, kravatını gevşetin. Kişi tamamen iyileşmiş gözükse bile acil tıbbi yardım çağırmak gerekir.


19. BURKULMA VE GERİLME
Kasta veya ten donlardaki yırtılma, gerilme; bağlardaki veya eklem kapsülündeki yırtılma ise burkulma olarak tanımlanır. Burkulma ve gerilme dokuların aşırı zorlanmasından olur. İki yaralanma için de belirtiler aynıdır. Ağrı, şişme ve morarma... Ciddi burkulmalar sanki kırıkmış gibi tedavi edilmelidir. Ağrı ve şişmeyi azaltmak için soğuk su ya da buz torbası kullanılır. Eklem veya kası, elastik “8” şeklinde bandajla sarın ve 1-2 gün için üstüne bastırmayın. ”8” şeklinde bandaj uygulamasını ayak çevresinde 1-2 kez dairesel olarak sarın. Bandajı diyagonal olarak ayağın üstünden ve bileğin çevresinden geçecek şekilde bağlayın; bandajı ayağın üstünden aşağı doğru ve ayağın tabanından geçirin. “8” şeklindeki dönüşlere devam edin, ayak (parmaklar hariç), bilek ve bacağın altı kaplanana kadar bandajlayıp; bant ya da klipsle bandajı sabitleyin.



 

20. GÖZE YABANCI CİSİM KAÇMASI
Asla gözbebeğinde veya gözün beyaz kısmında saplanmış yabancı cismi çıkarmaya çalışmayın. Bu koşullarda, kişinin gözünü ovuşturmasına izin vermeyin ve her iki gözü de yumuşak ve temiz bir bezle kapatarak gözün hareketlerini durdurun ve tıbbi yardım çağırmak gerekir.

Eğer yabancı cisim gözün beyazında ya da gözkapağı içinde yüzüyor, gözüküyorsa; temiz bir bezin, mendilin ya da pamuğun kıvrılmış ucuyla hafifçe dokunarak çıkarmaya çalışın. Kişinin gözünü ovuşturmasına izin vermeyin.
Hastayı iyi bir ışık altında oturtun. Kişiyi yukarıya baktırıp, alt göz kapağını aşağıya doğru çekin. Eğer nesneyi görebiliyorsanız, bir bez parçasının köşesiyle çıkarmaya çalışın. Cismi göremiyorsanız, üst göz kapağını aşağıya doğru alt göz kapağının üzerine doğru çekin ve bırakın. Bu nesneyi çıkarmak için yeterli olabilir.
Eğer çıkmadıysa, kişiye aşağıya doğru bakmasını söyleyin ve üst göz kapağını bir kürdanın üzerinden yukarı doğru çevirin. Nesneyi görebiliyorsanız, bez parçasıyla alın. Eğer göremiyorsanız, gözü temiz bir bezle kapatıp tıbbi yardım çağırmak gerekir.

21. GÖZDEKİ KİMYASALLAR
Kimyasal veya yakıcı maddeler göze temas ettiğinde, hemen kişinin gözü akan suyun altında tutularak yıkanmalıdır. Bu arada hastanın başını yaralanan gözün yönünde yatırmalısınız böylelikle yıkanarak atılan kimyasal madde, sağlam göze gelmemiş olur. Göz kapaklarını parmaklarınızla aralık tutun. 15-20 dakika sonra gözü bir bezle kapatın ve hastayı acil sağlık kuruluşuna götürün.

AMBULANS HİZMETLERİ

İl Sağlık Müdürlüğü (Acil Ambulans) 112
TELEMED24 (Halk Yaşam Sigortalıları İçin) (0 212) 211 24 24
Zehir Danışma Merkezi (0 800) 314 79 00
SOS Universal (0 212) 505 72 72
Çapa Ambulans (0 212) 585 61 84
Marmara Özel Ambulans (0 216) 327 05 12
Medline (0 212) 280 33 88
KAMU HASTANELERİ
Bakırköy Devlet Hastanesi (0 212) 543 93 71
Beykoz Devlet Hastanesi (0 216) 331 10 54
Haseki Hastanesi (0 212) 529 44 49
Haydarpaşa Numune Hastanesi (0 216) 345 46 80
İstinye Devlet Hastanesi (0 212) 277 49 12
Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi (0 216) 441 39 00
Koşu yolu Kalp ve Araştırma Hastanesi (0 216) 326 69 69
Sağmalcılar Devlet Hastanesi (0 212) 567 67 74
Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesi (0 212) 242 29 58
Silivri Devlet Hastanesi (0 212) 727 15 09
Siyami Ersek Göğüs Kalp ve
Damar Cerrahisi Merkezi (0 216) 349 91 20
Şile Devlet Hastanesi (0 212) 711 50 62
Şişli Etfal Hastanesi (0 212) 231 22 09
Taksim Hastanesi (0 212) 252 43 00
Zeynep Kamil Kadın ve
Çocuk Hastalıkları Hastanesi (0 216) 391 06 80
ÜNİVERSİTE HASTANELERİ
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi (0 212) 588 48 00
İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi (0 212) 534 00 00
Marmara Tıp Fakültesi Hastanesi (0 216) 327 10 10
SSK HASTANELERİ
SSK Eyüp Hastanesi (0 212) 581 01 40
SSK Göztepe Hastanesi (0 216) 302 41 46
SSK İstanbul Hastanesi (0 212) 588 44 00
SSK Okmeydanı Hastanesi (0 212) 221 77 77
ÖZEL HASTANELER
Acıbadem Hastanesi (0 216) 326 33 36
Alman Hastanesi (0 212) 293 21 50
Aksaray Vatan Hastanesi (0 212) 524 30 69
Amerikan Hastanesi (0 212) 231 40 50
Anadolu Hastanesi (0 216) 391 60 20
Avrupa Hastanesi (0 212) 288 30 08
Bağcılar Hastanesi (0 212) 611 21 50
Bakırköy Ömür Hastanesi (0 212) 571 69 25
Çapa Hastanesi (0 212) 530 58 00
Çapa Millet Hastanesi (0 212) 586 12 53
Çevre Hastanesi (0 212) 274 69 25
Doğan Hastanesi (0 212) 540 00 32
Fatih Hastanesi (0 212) 524 45 57
Florence Nightingale Hastanesi (0 212) 224 49 50
Haznedar Hastanesi (0 212) 553 43 33
İncirli Hastanesi (0 212) 543 68 90
International Hospital İstanbul (0 212) 663 30 00
Kadıköy Şifa Yurdu (0 216) 345 09 66
Kadıköy Vatan Hastanesi (0 216) 326 06 55
Merter Vatan Hastanesi (0 212) 557 89 80
Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi (0 212) 651 38 38
Özel Göztepe Hastanesi (0 216) 385 53 99
Özel Levent Hastanesi (0 212) 270 00 22
Özel Marmara Hastanesi (0 216) 399 97 50
Türkiye Gazetesi Hastanesi (0 212) 224 64 64
Vatan Hastanesi (0 212) 524 30 69
Yaşam Hastanesi (0 212) 555 36 02
T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
(112) ACİL YARDIM ve KURTARMA HİZMETLERİ
Kalp krizi, zehirlenme, trafik kazası gibi acil durumlarda, yaşam kurtarıcı etkinin sağlanabilmesi için, ileri düzey yaşam desteğinin erken dönemde başlatılması gerekmektedir. Hastane hizmetlerinin olay yerinde başlatılabilmesi amacıyla, İstanbul Sağlık Müdürlüğü, 14 Mart 1994 tarihinden bu yana Acil Yardım ve Kurtarma Hizmetleri’ni sunmaktadır.
Hizmet, telefonla 112 No’lu acil yardım hattının aranması üzerine, başlamaktadır. Telefona cevap veren sağlık personeli, olayla ilgili adres, olayın türü, etkilenen kişi sayısı gibi bilgileri aldıktan sonra, bölge istasyonunda her an hazır bekleyen acil yardım ekibine telsizle aktarmaktadır. İhbarı alan Doktor, Hemşire ve Şoförden oluşan sağlık ekibi, tam teşekküllü ambulansla süratle olay yerine ulaşmaktadır. Böylece acil hasta veya yaralıya en kısa sürede tıbbi müdahalenin başlatılması amaçlanmaktadır.
Acil Yardım İstasyonları, il düzeyinde, trafik akışı, yoğunluğu, nüfus yoğunluğu, hastaneye uzaklık gibi özellikler göz önünde bulundurularak olay yerine en kısa sürede ulaşılmasına yönelik planlanmıştır.
Çoğu kez, olay yerinin telaşı içerisinde ambulans çağrılması ihmal edilmektedir. Ambulanslarda şokla mücadele ve yaralıların zarar vermeden taşınmasına yönelik tıbbi donanım bulunmaktadır. Bu nedenle yaralıların ambulans beklenmeden başka bir araçla taşınmaları sakınca yaratmaktadır. Ayrıca en uygun koşullarda bile ambulansın olay yerine ulaşması birkaç dakika sürecektir. Bu süre içinde, ilkyardım uygulanması gerekebilecektir.
Acil durumlar beklenmedik zamanlarda oluşur ve ilk görenler genellikle sağlık personeli değildir. Bu nedenle acil bir durumla karşılaşıldığında gerekli ilk müdahalenin yapılabilmesi ve vakit kaybetmeden Acil Yardım Ambulansı çağırılması için toplumun ilkyardım konusunda bilgilendirilmesi, gerekmektedir. Ölüm ve sakatlanmadan korunmada toplumun da ambulans ekibi kadar sorumluluğu bulunmaktadır.
Unutmayın, ambulans çağırılmadan gelmez!

ACİL TIP DERNEĞİ
Acil tıp sistemi içinde yer alan konularda proje üreten bilimsel bir dernektir. Acil tıp sistemi, beklenmedik bir hastalık veya yaralanma ile birlikte çalışmaya başlar. Bunun ilk ve en önemli ayağı ilkyardım ve temel yaşam desteğidir. Acil hastalık veya yaralanmadan sonra olay yerine profesyonel yardım gelene kadar geçen sürede yapılacak ilk müdahaleler çok önemlidir. Doğru ve bilinçli ilkyardım sayesinde ölüm ve sakatlanma oranı %50 oranında azaltılabilir.
Acil tıp sisteminin ikinci ayağı hasta ve yaralıların taşınmasıdır. Bu konuda ambulans sistemi ve hasta taşıma standartları konusunda çalışmalarımız sürmektedir.
Acil tıp sisteminin bir sonraki konusu, acil servislerdir. Acil servisler hastanenin vitrinidir. Acil tıp sistemi, bir ülkenin en önemli gelişmişlik göstergelerindendir.
Acil Tıp Derneği’nin amacı acil tıp sistemi içinde yer alan konularda proje üretmek, eğitim programları hazırlamak ve bu konu ile ilgili olarak kamuoyunun dikkatini canlı tutmaktır.
İlk kez 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Acil Ana Bilim Dalı kuruldu ve yaklaşık 4 yıl önce uzmanlık eğitimi verilmeye başlandı. Ambulansların geliştirilmesiyle birlikte bu ambulanslarda hizmet verecek param ediklerin de (acil sağlık görevlilerinin) eğitimi gündeme geldi. Bu eğitim de öncelikle 9 Eylül Üniversitesi’nde verilmeye başlandı.
Bu gelişmeler konunun kamuoyuna aktarılması için bir sivil kuruluş ihtiyacını doğurdu. Bu sivil hareket, halkın da içine girebileceği biçimde organize edildi ve 1995 yılında İzmir’de Acil Tıp Derneği kuruldu.
Acil Tıp Derneği’nin Amaçları:
  • Acil tıp hizmetlerinin iyileştirilmesi.
  • Acil tıp ile ilgili temel ve klinik araştırmaları desteklemek.
  • İlkyardım konusunda halka yönelik eğitim programları düzenlemek bu programlarla ilkyardımın yaygınlaşmasını sağlamak.
  • Acil tıp konusunda danışmanlık hizmetleri planlamak. Halka, sağlık görevlilerine, basın mensuplarına yardımcı olacak danışmanlık hizmeti sunmak.
  • Acil sağlık hizmeti veren kurumlarda kaliteli sağlık hizmeti, hasta taşıma ve nakletme standartlarını belirlemek. Bu kurumlar arasında bilgi ve birikim alışverişine zemin hazırlamak.
  • Afet konusunda görev alan kurumlar arasında koordinasyonun sağlanabilmesi için konu ile ilgili proje üretip bilimsel çalışmalar yapmak.
  • Acil tıp asistanlığı eğitim standartlarını oluşturmak ve bunları en yüksek seviyeye çıkartmak.
Acil Tıp Deneği’ne üye olmak isteyenler; Üyelik Formu, iki adet fotoğraf ve üyelik aidatının banka dekontu ile aşağıdaki adrese başvurabilirler.
Hesap No: Yapı Kredi Bankası, Şair Eşref Şubesi (453-1) 1001677-4
Acil Tıp Derneği: P.K. 157 Pasaport / İZMİR
Tel / Faks: (0 232) 421 38 11

ACİL TIP DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI
Başkan : Dr.Ülkümen Rodoplu
Genel Sekreter : Op.Dr.Gürkan Ersoy
İlkyardım Komisyonu : Öğr.Gör.Semra Çelikli
Halkla İlişkiler : Ceyda Özeren
Bülten - Dergi - Kongre : Dr. Rıdvan Atilla
Acil Tıp Uzmanlık Eğitimi : Dr.John Fowler
Ambulans Komisyonu : Öğr.Gör.Sinan Yenal
Afet Komisyonu : Dr.İmran Dora

KAYNAK
Osmaniye Devlet Hastanesi Acil Servisi
Osmaniye Özel Derman Sağlık Polikliniği
Osmaniye Özel Deva Sağlık Polikliniği
Osmaniye Çukurova Sağlık Polikliniği
Osmaniye Şifa Sağlık Polikliniği
www.ilkyardim.gov.tr internet web sayfası
Yorum (1)add comment

demo demo said:

 
Ayrıca ze