Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Bulunduğunuz Bölüm:Anasayfa arrow Makaleler arrow Bademcikler ne zaman alınmalı?
Çok yakında Online Sınav bölümü açılacaktır. Başta TUS olmak üzere birçok sınavı online olarak bilgisayarınızdan çözebileceksiniz.
Bademcikler ne zaman alınmalı? Yazdır E-posta
(5 oy)
Paylaş:
Delicious
Furl it!
Spurl
NewsVine
Reddit
YahooMyWeb
Technorati
Yazar Medicine Cube Editor   
Perşembe, 15 Mart 2007
Bademcikler ne zaman alınmalı?Çağdaş ve yeni yöntemlerle bademcik ameliyatı ve sonrası artık çok daha kolay geçiyor. Bademcikler ağzımızın arka tarafında dil kökünün her iki yanında yerleşmiş lenf bezleri. Ancak çocuklarda bademciklerin iri olması horlama ve anjin gibi problemlere yol açabiliyor. Bu noktada tek yapılması gereken ameliyatla bademcikleri almak. Oysa ameliyat sözcüğünün kendisi bile insanı ürkütmeye yetiyor. Ameliyat olması gereken eğer bir çocuksa, durum anne ve baba açısından daha da endişe verici olabiliyor. Geçmiş ameliyat teknikleri düşünüldüğünde aileler pek de haksız sayılmaz aslında. Ancak günümüz teknolojisinde bu durum artık geçerli değil.

Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kulak - Burun - Boğaz hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Tanyeri bademciklerin vücuda olumsuz etkileri konusunda bakın neler anlatıyor:

Özellikle çocuklarda yapısal olarak zaten dar olan havayolunu tıkayan en önemli sebep geniz eti ve bademciklerdir. Çocuklarda uykuda nefes zorluklarının tüm dünyaca kabul edilmiş tedavisi bademciklerin ve geniz etinin alınmasıdır. Bademcikler ve geniz eti, (büyük olmasa da) yüksek ateşle seyreden sık iltihaplanma durumlarında çocukları kalp ve eklem romatizması riski altında bırakır. Bu grupta da bademcik ve geniz eti ameliyatları uygulanır.

NE ZAMAN ALINMALI?
Bademcikler irileşmeleri halinde boğazın çapını daraltarak horlamaya ve daha ileri daralma halinde uykuda nefes tıkanmalarına neden oluyor. Bu durum hem çocuklar hem de yetişkinler için geçerli. Ancak durum çocuklar için çok daha büyük tehlikeler yaratabiliyor. Çocuklarda horlama, huzursuz uyku, gece terlemeleri gibi belirtilerle ortaya çıkan bu durum, büyüme ve gelişmede geri kalmaya, saldırganlık, huysuzluk gibi kişilik değişikliklerine, öğrenme güçlüklerine sebebiyet veriyor.

Doç. Dr. Tanyeri konuyla ilgili şunları söylüyor:

Bu istenmeyen durumlar tıkanan nefes yolundan havanın geçememesi ve akciğerden kana karışan oksijenin azalması ile dokulara ve beyne kısa bir süre için oksijenin ulaşamaması nedeniyle olmaktadır. Bu sebeple ameliyat gerekmektedir. Bu ameliyatın başarısı çok yüksek düzeydedir. Çocuklarda hemen bir rahatlama, kişiliklerinde, gelişme ve büyümelerinde olumlu değişiklikler hemen görülebilmektedir.

AMELİYAT YÖNTEMLERİ
Bademcikler ve geniz eti ameliyatları için günümüzde birçok seçenek var.

KLASİK YÖNTEM
Bistüri ve makas gibi keskin aletlerle ve bademciği alttaki kas tabakasından ayırmaya yarayan mekanik aletlerle yapılan ameliyat yüzyılı aşkın süredir uygulanıyor. Eskiden beri kullanılan ve alışılmış bir yöntem olması, bademcikleri tam olarak çıkarması bir avantaj teşkil ediyor. Zaman zaman kanamaya ve yemek yerken ağrıya yol açıyor. Hem kronik bademcik iltihaplarında, hem de uykuda nefes durması ve horlama tedavisinde kullanılıyor.

ELEKTROKOTER YÖNTEMİ
Bu yöntemde keskin aletler yerine elektrik akımı kullanılıyor. Bu yöntem ile bademcikler tam olarak çıkartılıyor. Kanamanın çok daha az görülmesi ve daha çabuk iyileşme sağlanması en büyük avantajı. Ancak ameliyat sonrası yutkunurken ağrı oluyor. Hem kronik bademcik iltihaplarında hem de uykuda nefes durması ve horlama tedavisinde uygulanabilen bir yöntem.


COBLATOR YÖNTEMİ
Coblator radyofrekans enerjisi ile dokuları buharlaştırabilen bir cihaz. Bu cihaz ile bademciklerin büyük kısmını almak mümkün. Kanama ve ağrı nerdeyse hiç görülmüyor ve iyileşme çok çabuk sağlanıyor. Özellikle boğazı tıkayıcı büyüklükteki bademciklerin küçültülmesi, kronik bademcik iltihaplarında hastalıklı dokunun büyük ölçüde ortadan kaldırılması amacıyla kullanılıyor. Ayrıca bademciklere bağlı ağız kokusu şikayetlerinde erişkinlerde de koku yapan dokunun ortadan kaldırılması amacıyla da kullanılıyor.


SOMNUS RADYOFREKANS YÖNTEMİ

Radyofrekans klasik ameliyatların dezavantajlarını ortadan kaldıran bir yöntem. Doç. Dr. Tanyeri yöntemle ilgili şu bilgileri veriyor:

Havayolunda genişlemeyi sağlarken, bu işi ağrısız başarmaktadır. Radyofrekans enerjisi veren bir Somnus adlı cihaza bağlı iğne bademciklere batırılmaktadır. Bu iğne yoluyla verilen radyofrekans enerjisi bademciklerin büzüşmesine ve boyut olarak küçülmesine neden olur. Araştırmalar bu yöntemle hava yolunda yüzde 70-80 genişleme sağlanabildiğini göstermiştir. Erişkinlerde ve büyük çocuklarda bu yöntem genel anestezi verilmeden de uygulanabilmektedir. Uygulama sonrasında ağrı olmamaktadır. Bu da normal yemek alışkanlıklarına dönmeyi kolaylaştırmakta, çocuklarda ve ailede ameliyat sonrası huzursuzlukları önlemektedir. Hastalıklı olmayan ancak büyük olan bademciklerin çıkarılmayıp sadece küçültülmesi amaca uygun tedavi sağlamaktadır.

GENİZ ETİ SORUNUNDA SHAVER YÖNTEMİ

Bademcik kadar önemli olan bir diğer sorun ise geniz eti. Doç. Dr. Tanyeri en yeni geniz eti ameliyatı konusunda şunları söylüyor:

Geniz etinin alınmasında ise uzun yıllar parmakla geniz etinin yoklanarak körlemesine tıraşlaması yöntemi uygulanmıştır. Hâlâ uygulanan bu yöntemin yerine kliniğimizde endoskopik görüş altında shaver (tıraşlama) cihazı kullanılmaktadır. Endoskopun sağladığı net görüntü geniz etinin tam ve gerektiği kadar çıkarılmasına izin vermektedir. Kör yönteme göre çok daha hassas çalışılabilmekte, etraf dokulara zarar verilmemektedir. Hiç kalıntı bırakılmadığından geniz etinin tekrar oluşması gibi bir durum görülmemektedir. Çevre dokulara zarar verilmediğinden ağrı olmamakta ve çok çabuk iyileşme olmaktadır.
Yorum (0)add comment

Yorum yazın
Kayıtlı üye iseniz lütfen giriş yapınız. Kayıtlı üye değilseniz, yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.

busy
Son Güncelleme ( Salı, 20 Mart 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Kullanıcı Menüsü

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Çevrimiçi Destek Durumu

Cevrimici Destek

Bölümler

Acil
Adli Tıp
Aile Hekimliği
Akupunktur
Allerji
Algoloji
Alternatif Tıp
Anatomi
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Beslenme
Biyoenerji
Biyofizik
Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim
Biyokimya
Böbrek hastalıkları
Çene Cerrahisi
Çevre Sağlığı
Çocuk Cerrahisi
Çocuk Endokrinolojisi
Çocuk Hastalıkları
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuk Nefrolojisi
Çocuk Nörolojisi
Çocuk Psikiyatrisi
Çocuk Ürolojisi
Dahiliye
Deontoloji
Dermatoloji
Diyet ve Sağlıklı Yaşam
Diş Hekimliği
Endokrinoloji
Enfeksiyon Hastalıkları
Epidemiyoloji
Estetik-Plastik Cerrahi
Farmakoloji
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Fizyoloji
Gastroenteroloji
Genel Cerrahi
Genel Hekimlik
Green Light Uzmanlığı
Göğüs Cerrahisi
Göğüs Hastalıkları
Göz Hastalıkları
Halk Sağlığı
Hastalıklar ve Tedavileri
Hematoloji
Hemodializ
Hipnoz ve Hipnoterapi
Histoloji ve Embriyoloji
İmmunoloji
Jinekoloji(Kadın Hastalıkları ve Doğum)
Kalp ve Damar Cerrahisi
Kardiyoloji
Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları
Klinik Nörofizyoloji
Koruyucu Hekimlik
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Mide Hastalıkları
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
Nefroloji
Nükleer Tıp
Nöroloji
Nöroşirurji
Onkoloji
Organ Nakli
Ortodonti
Ortopedi ve Travmatoloji
Parazitoloji
Patoloji
Pedagoji
Pediatrik Allerji
Pediatrik Kardiyoloji
Pediatrik Endokrinoloji
Pediatrik Gastroenteroloji
Pediatrik Genetik ve Teratoloji
Pediatrik Hematoloji
Pediatrik İmmünoloji
Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları
Pediatrik Nefroloji
Pediatrik Nöroloji
Pediatrik Hematoloji
Pratisyen Hekim
Psikiyatri
Psikoloji
Radyoloji
Romatoloji
Sağlık Püfleri
Spor Hekimliği
Tıbbi Biyoloji
Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji
Tıbbi Etik ve Deontoloji
Tıbbi Genetik
Tıp Eğitimi
Tüp Bebek ve Genetik
Veteriner Hekim
Yaşlılık Hekimliği
Yeni Doğan
Üroloji
Diğer