Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Bulunduğunuz Bölüm:Anasayfa arrow Makaleler arrow Bel Ağrısı
Çok yakında Online Sınav bölümü açılacaktır. Başta TUS olmak üzere birçok sınavı online olarak bilgisayarınızdan çözebileceksiniz.
Bel Ağrısı Yazdır E-posta
(1 oy)
Paylaş:
Delicious
Furl it!
Spurl
NewsVine
Reddit
YahooMyWeb
Technorati
Yazar Medicine Cube Editor   
Cumartesi, 10 Mart 2007
Bel AğrısıBel ağrısı modernleşen toplumlarda her geçen gün artan önemli sağlık sorunlarından bir tanesidir. Neredeyse insanlığın varoluşu kadar eski olan bu rahatsızlık binlerce yıldır, tanı ve tedavisi konusunda, tıp dünyasının da en büyük uğraşı alanlarından biri olmuştur.

Bel ağrısı tüm dünya nüfusunun %80’inin hayatında en az 1 kez karşılaştığı bir rahatsızlıktır. 20 yaş üzerindeki nüfusun %14’ü yaşamlarında en az 1 kez, 2 hafta kadar yatmayı gerektirecek şiddette, bel ağrısı geçirmiştir. 50 yaşını aşmış kişilerin %85 kadarının ise hayatında 1 kez mutlaka bel ağrısı çekmiş olduğu tespit edilmiştir.

Bel ağrısı neredeyse herkesin başına gelebilecek bir rahatsızlık olsa da , riski daha yüksek olan gruplar vardır.Bunlar;
  • Hareketsiz iş ve yaşam düzeni olanlar (Büro işi vb.)
  • Ağır kaldıranlar, eğilme-bükülme hareketini yanlış yapanlar
  • Uzun süreli araç kullananlar (Şoförler vb.)
  • Doğuştan belinde kayma olanlar
  • Fazla kilolular
  • Erkeklerde 1.80 cm ; kadınlarda 1.70 cm üzeri boyda olanlar
  • Zayıf bel ve karın kasları olanlar
  • Vücut mekaniği ve duruşu bozuk olanlar
  • Ortası çukurlaşmış yataklarda uyuyanlar
  • Hamileliğin son aylarında olanlar
  • Yüksek riskli sporlarla uğraşanlar (Halter, Kürek vb.)
  • Sigara içenler (Sigara disklerin beslenmesini bozan bir etkendir)
  • Ruhsal ve duygusal gerginlik yaşayanlar (Stres, Depresyon)


Bel ağrılarının nedenleri 3 ana başlık altında toplanabilir.Bunlar;

Omurga Kaynaklı Bel Ağrıları:

  • Bel omurlarını tutan romatizmal hastalıklar , brusella / tüberküloz gibi enfeksiyonlar , çeşitli tümörler bel ağrısı nedeni olabilir
  • Bel fıtığı, bel kayması, omurga kanalı darlığı gibi nedenlerle omurlar arasındaki disklerin sinir köklerine baskı yapması ağrıya yol açabilir
  • Bel omurgası çevresindeki adaleler bazı nedenlerle ağrı oluşturabilir
  • Omurgada doğumsal anormallikler , duruş bozuklukları , bacak kısalığı ve bel bölgesini içine alan düşme ve çarpma gibi durumlar ağrıyı tetikleyebilir
  • Omurlarda osteoporoz ve omurgamızın faset eklemlerindeki yıpranmalar sonucu belde ağrılar ortaya çıkabilir

 

Omurga Dışı Bel Ağrıları:

  • Kadın hastalıkları, mide ülseri, böbrek taşı , aort anevrizması, prostatit, safra kesesi taşı , pankreatit gibi hastalıklar bele yansıyan ağrılara yol açabilir


Diğer Nedenler:

  • Stres, gerginlik
  • Sigara
  • Kötü duruş ve beli kötü kullanma
  • Fazla kilo
  • Hareketsizlik , egzersiz eksikliği gibi nedenler de bel ağrısına yol açabilmektedir

Bel ağrısı şikayeti ile hekime başvurulduğunda en önemli nokta ayrıntılı olarak bilgi vermektir. Ağrının ne zaman başladığı, hangi sıklıkta tekrar ettiği , şiddeti, oluştuğu bölge, varsa çarpma/düşme hikayesi gibi bilgiler tanı için çok önemlidir. Hekim tarafından gerekli görülen durumlarda bel bölgesinin röntgeni, MR (magnetic resonans) veya CT (bilgisayarlı tomografi) de istenebilir. Ayrıca bel ağrılarında labaratuar analizleri veya EMG gibi tanı yöntemlerine de başvurulabilir. Hastanın yakınmasına, muayene bulgularına ve rapor sonuçlarına gore bir değerlendirme yapılır ve uygun tedavi yöntemi belirlenir.

Tedavide uygulanan yöntemler:

İstirahat: Bel ağrısının şiddetlendiği dönemlerde yatak istirahati ve kişinin doğru pozisyonunu sağlamak çok önemlidir. Bazen yan veya sırt üstü dizler bükük yatmak en iyi pozisyon olabilir. Yatak istirahati 2-10 gün arasında olur, ancak 4.günden sonra aralıklarla kısa yürüyüşler (3 saate bir , 20 dakika gibi) ve 7.günden sonra da hareketlenmeye başlamak önerilir.

İlaç Tedavisi: Ağrı kesici ve beraberinde kas gevşeticiler bel ağrısı tedavisinde ciddi yarar sağlar. Akut (ani) ağrı nedeniyle gergin olan hastalara sakinleştirici de verilebilir. Burada önemli olan nokta ilaçların hekim tavsiyesi ile kullanılmasıdır.

Fizik Tedavi: Bel ağrısının ilaç ve istirahat ile düzelmemesi durumlarında fizik tedavi gerekebilir.

Bel Korsesi: Akut bel ağrılarında bel korsesi kullanılması istenmeyen hareketleri sınırlayarak iyileşmeyi hızlandırır. Korse

  • Beli sıcak tutar
  • Emniyet hissi verir
  • Hastaya hastalığı hatırlatarak ve bir nevi uyarıcı görevi görerek ani hareketler yapmasını engeller
  • Karın için basıncı arttırarak belin yükünü %25-30 azaltır
  • Beli stabilize eder, bele binen dikey yükleri azaltır

Ancak uzun süreli kullanımlarda bası yaraları, sırt adaleleri ve bağlarında yetersizlik gibi olumsuz durumlar da oluşabilir. Ayrıca fiziki ve psikolojik bağımlılık yapabilir ve oluşturduğu baskı nedeniyle bacak varislerinin ve hemoroidlerin artmasına neden olabilir. Bu nedenle hekim kontrolünde kullanılması çok önemlidir.

Belden Yapılan Lokal Enjeksiyonlar: Akut bel ağrılarında bel omurları civarına çeşitli enjeksiyonlar yapılabilir. Böylece ağrının geçici, bazen de kalıcı olarak tedavisi sağlanabilmektedir.Bu enjeksiyonların deneyimli kişilerce yapılmasına dikkat edilmelidir.

Manipülasyon: Bel omurgasında fıtıklaşan diskin yerine konması veya sıkışan faset eklemlerin kurtarılması amacıyla yapılır. Bu amaçla bele çekme veya bazı eklemleri yerine oturtma hareketleri yapılabilir.Bu işlemin ancak seçilmiş vakalarda ve mutlaka bir hekim tarafından yapılması doğrudur.

Cerrahi Tedavi: Özellikle bel fıtığında yapılan tedavilere rağmen düzelme sağlanamadığında ameliyat düşünülebilir. Ayrıca bazı nadir ve acil durumlarda beklemeden de ameliyat kararı verilebilir. Bu durumlar genellikle ani belirtilerin olduğu ve iş kaybının gerçekleştiği, kişinin hareket fonksiyonlarında azalmaların görüldüğü durumlardır.

Yorum (0)add comment

Yorum yazın
Kayıtlı üye iseniz lütfen giriş yapınız. Kayıtlı üye değilseniz, yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.

busy
Son Güncelleme ( Perşembe, 05 Nisan 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Kullanıcı Menüsü

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Çevrimiçi Destek Durumu

Cevrimici Destek

Bölümler

Acil
Adli Tıp
Aile Hekimliği
Akupunktur
Allerji
Algoloji
Alternatif Tıp
Anatomi
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Beslenme
Biyoenerji
Biyofizik
Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim
Biyokimya
Böbrek hastalıkları
Çene Cerrahisi
Çevre Sağlığı
Çocuk Cerrahisi
Çocuk Endokrinolojisi
Çocuk Hastalıkları
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuk Nefrolojisi
Çocuk Nörolojisi
Çocuk Psikiyatrisi
Çocuk Ürolojisi
Dahiliye
Deontoloji
Dermatoloji
Diyet ve Sağlıklı Yaşam
Diş Hekimliği
Endokrinoloji
Enfeksiyon Hastalıkları
Epidemiyoloji
Estetik-Plastik Cerrahi
Farmakoloji
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Fizyoloji
Gastroenteroloji
Genel Cerrahi
Genel Hekimlik
Green Light Uzmanlığı
Göğüs Cerrahisi
Göğüs Hastalıkları
Göz Hastalıkları
Halk Sağlığı
Hastalıklar ve Tedavileri
Hematoloji
Hemodializ
Hipnoz ve Hipnoterapi
Histoloji ve Embriyoloji
İmmunoloji
Jinekoloji(Kadın Hastalıkları ve Doğum)
Kalp ve Damar Cerrahisi
Kardiyoloji
Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları
Klinik Nörofizyoloji
Koruyucu Hekimlik
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Mide Hastalıkları
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
Nefroloji
Nükleer Tıp
Nöroloji
Nöroşirurji
Onkoloji
Organ Nakli
Ortodonti
Ortopedi ve Travmatoloji
Parazitoloji
Patoloji
Pedagoji
Pediatrik Allerji
Pediatrik Kardiyoloji
Pediatrik Endokrinoloji
Pediatrik Gastroenteroloji
Pediatrik Genetik ve Teratoloji
Pediatrik Hematoloji
Pediatrik İmmünoloji
Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları
Pediatrik Nefroloji
Pediatrik Nöroloji
Pediatrik Hematoloji
Pratisyen Hekim
Psikiyatri
Psikoloji
Radyoloji
Romatoloji
Sağlık Püfleri
Spor Hekimliği
Tıbbi Biyoloji
Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji
Tıbbi Etik ve Deontoloji
Tıbbi Genetik
Tıp Eğitimi
Tüp Bebek ve Genetik
Veteriner Hekim
Yaşlılık Hekimliği
Yeni Doğan
Üroloji
Diğer