| Alevli akdeniz ateşi |
|
|
| Yazar eren mehmet kalender | |
| Perşembe, 08 Mart 2007 | |
|
Ailevi Akdeniz Ateşi dünyada “FMF” kısaltmasıyla tanınıyor, bu üç harf hastalığın ingilizce adı olan “Familial Mediterranean Fever”’ın baş harflerinden oluşuyor ve okunuşundaki müzikaliteden dolayı (ef-em-ef) en az 40 yıldır varlığını ve popülaritesini sürdürüyor. Biz de bu web sayfasında hastalığı uluslararası kısaltılmış şekli FMF olarak isimlendireceğiz. FMF nasıl bir hastalıktır? Bu ilginç hastalık çoğu kez çocukluktan başlayarak düzensiz aralıklarla tekrarlayan yüksek ateş ile birlikte karın ağrısı, yan ağrısı ve diz veya ayak bileği eklemlerinde ağrılı şişlikler yapar. Hastayı çok rahatsız edecek ve doktorların apandisit sanmasına yol açabilecek kadar şiddetli yakınmalar 24-72 saat içinde kendiliğinden düzelir ve hasta tamamen sağlıklı bir hale döner. Aynı tablo birkaç hafta sonra geri gelir. Evet, FMF otozomal resesif tipte kalıtımsal bir hastalıktır. Otozomal olması nedeniyle cinsiyetimizi belirleyen kromozomlardan bağımsız (bundan dolayı da kadın ve erkeklerde hemen hemen eşit sıklıkta), resesif (çekinik) olması nedeniyle ancak hem annesi hem de babası hastalık genini taşıyanlarda görülür. İlk önceleri FMF Ortadoğu kökenli musevilerde tanımlanmıştır, daha sonraları Türkler, Ermeniler ve Araplar da bu gruba katılmıştır. Böylece Akdeniz bölgesinde yaşayan insanların hastalığı olduğu düşüncesi doğmuştur. Günümüzde Akdeniz kökenli insanların dünyanın her köşesinde varolduklarını unutmayalım. FMF hastalığı kanımızdaki akyuvarların içinde bulunan ve muhtemelen iltihap uyarıcısı etkenlere karşı frenleme görevi olan bir proteinin yetersiz görev yapmasından kaynaklanmaktadır. Bu yeni keşfedilmiş bir proteindir ve henüz adı bile kesinlik kazanmamıştır. Ateş yapıcı özelliği nedeniyle “pyrin”, Akdeniz bölgesinden ilham alınarak da “marenostrin” (Romalılar Akdeniz’e bu ismi vermişlerdi) beraber kullanılmaktadır: PYRİN/MARENOSTRİN. Bu proteinin yetersizliği sonucunda basit ve engellenebilecek bir iltihabi olay FMF hastalarında şiddetli bir ateş ile birlikte karın zarı (periton), akciğer zarı (plevra) ve eklem zarı (sinovya) iltihabı yapar. Hastanın ağrılarının nedeni budur (böylece peritonit, plevrit ya da daha yaygın adıyla plörezi ve sinovit olutur). Hastalık çoğu kez 5-15 yaş dolaylarında belirti vermeye başlar, seyrek olarak daha erken ve daha ileri yaşlarda da başlayabilir. 40 yaşını geçmiş bir kişide FMF’in başlaması nadirdir. Genellikle evet ama çok iyimser olmak mümkün değil. Evet koltisin isimli bir ilaç FMF ataklarının gelmesini çoğu kez engeller ya da daha seyrek ve hafif geçmesini sağlar. Bu ilaç ancak sürekli (yani her gün) kullanılırsa gerçek etkinliğini gösterir. Günlük dozu 1-2 mg’dır (günde 2-4 tablet). Türkiye’de “Colchicum Dispert” ve “Kolsin” isimleriyle satılmaktadır, her tablette 0.5 mg kolşisin bulunur. Yorum (0)
![]() Yorum yazın
Kayıtlı üye iseniz lütfen giriş yapınız. Kayıtlı üye değilseniz, yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.
|
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 08 Mart 2007 ) |
| < Önceki |
|---|
“Yirmi yaşındaki bir insan, dünyayı değiştirmek ister . Yetmiş yaşına gelince , yine dünyayı değiştirmek ister; ama yapamayacağını bilir.”
Ziyaretçi (Sayfa): |
|
| Bugün: | 201(592) |
| Son Saat: | 12(61) |
| Dün: | 283(934) |
| Bu Hafta: | 1877(13078) |
| Bu Ay: | 1877(59850) |
| Toplam: | 157485(727763) |