Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Bulunduğunuz Bölüm:Anasayfa arrow Makaleler arrow Paget hastalığı
Çok yakında Online Sınav bölümü açılacaktır. Başta TUS olmak üzere birçok sınavı online olarak bilgisayarınızdan çözebileceksiniz.
Paget hastalığı Yazdır E-posta
(1 oy)
Paylaş:
Delicious
Furl it!
Spurl
NewsVine
Reddit
YahooMyWeb
Technorati
Yazar eren mehmet kalender   
Perşembe, 08 Mart 2007

Kendiliğinden kırılabilecek kadar incelmiş kemikler ve beyni sıkıştıran, kalınlaşan kafatası, bir çeşit kemik hastalığı olan Paget hastalığının en kötü belirtileridir. Paget hastalığı kemiklerde zayıflamalar ve biçim bozuklukları ile kendini gösterir. Hastalık 1870 yılında Sir James Paget tarafından tanımlanmıştır. Belirtiler ve tedavi konusundaki bilginin artmış olmasına karşılık, hastalığın oluşma mekanizması hâlâ çözülememiştir.

Nedenleri
Araştırmaların sürmesine karşılık, kemiklerde ani büyümeye yol açabilecek bir neden bulunamamıştır. Genetik geçiş kanıtlanamamıştır ama bazı ailelerde hastalığa daha çok rastlanması dikkat çekicidir.

Belirtiler
Paget hastalığına yakalanmış birçok insanda aşağı yukarı hiçbir belirti olmaz. Bazen de dayanılmayacak kadar ağır belirtiler ve önemli komplikasyonlar olabilir. Tanı, röntgenle konur: Kemik üstünde açık ve koyu renkli alanlar birlikte görülür. Daha çok kafatası, omurga, leğenkemiği, uylukkemiği ve kavalkemiği etkilenir. Sertliğini ve dayanıklılığını yitirmiş olan uzun kemikler bedenin ağırlığı altında dışa doğru eğilerek biçim bozukluklarına yol açarlar. Röntgen filmlerinde garip kemik yapıları görülür. Uylukkemiğinin yuvarlak ucunda belirgin şişlikler ortaya çıkar. Kafatası kalınlaşır ve yumrulu bir görünüm kazanır.

Bu değişiklikler, kemik hücrelerinin aşırı çalışmasıyla rezorpsiyon adı verilen bir tür kemik yıkımının 10 - 20 kat artması sonucu ortaya çıkar. Bu hastalıkta yeni yapılan kemik dokusu daha az esnek ve kırılmaya daha yatkındır. Sonuçta, en hafif çapma bile kırılmaya yol açabilir. İleri vakalarda kemikler öylesine zayıflar ki hiçbir çarpma ya da düşme olmaksızın kendiliklerinden kırılırlar.

Paget hastalığının en kötü belirtilerinden biri de ağrıdır. Ağrı, büyüyen kemiklerin sinirlere baskı yapmasına bağlı olabilir ama asıl neden, kemiğin yapısında ortaya çıkan değişikliklerin bedenin ağrı yollarını oluşturan yapıyı uyarmasıdır.

Tedavi
Kulaktan gelen sinirlere kemik dokusunun yaptığı basınç sağırlığa yol açabilir. Kulak içinde ses iletimini sağlayan kemikçiklerin hastalık nedeniyle biçimsel bozukluklara uğramaları da sağırlığa neden olabilir. Sözgelimi, Beethoven'in sağırlığının Paget hastalığına bağlı olduğu sanılmaktadır.

Büyüyen kemiklerin görme sinirine verdiği zarar körlüğe yol açabilir. Ama en büyük tehlike, kafatasının yumuşayan alt kısmının beyinsapını etkilemesidir. Bu durumda hasta soluk alma gibi yaşamsal işlevlerin kontrolünü yitirir.
Tedavisi günümüzde, geçmişe oranla çok gelişmiştir. İlaçlarla hastalığın belirtileri kontrol altında tutulabilmektedir. Kalsitonin hormonunun verilmesi, bu hormonun yapım - yıkım dengesini sağlamada etkili olması sonucu, çok yararlı olmaktadır. Hastalık yüzünden bozulmuş olan denge, belli ölçüde düzeltilebilmektedir. İlaçların etkisiyle kemiğin yapım - yıkım hızı yavaşlar ve kemik üstündeki deride hastalık sırasında görülen sıcaklık artışı normale döner. İlaç çoğu zaman ağrıyı da etkiler. Ancak her gün iğne yapılması gerekir ve bazen yan etki olarak mide bulantısı olabilir. Mitramisin adlı bir başka ilacın tek bir dozu ise, bir - iki yıl süreyle rahatlık sağlar. Ancak bu ilaç karaciğer hasarına yol açabilmektedir. Bu amaçla kullanılan bir başka ilaç da aspirindir. Ancak aspirinin yüksek dozları da zararlı olabilmektedir.

Paget hastalığı günümüzde tam olarak tedavi edilmese de ilaçlarla belirtilerin çoğu giderilebilmektedir. Ayrıca ileride, yapılan araştırmaların iyi sonuçlar vereceği umulmaktadır.

Yorum (0)add comment

Yorum yazın
Kayıtlı üye iseniz lütfen giriş yapınız. Kayıtlı üye değilseniz, yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.

busy
Son Güncelleme ( Perşembe, 08 Mart 2007 )
 

Kullanıcı Menüsü

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Çevrimiçi Destek Durumu

Cevrimici Destek

Bölümler

Acil
Adli Tıp
Aile Hekimliği
Akupunktur
Allerji
Algoloji
Alternatif Tıp
Anatomi
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Beslenme
Biyoenerji
Biyofizik
Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim
Biyokimya
Böbrek hastalıkları
Çene Cerrahisi
Çevre Sağlığı
Çocuk Cerrahisi
Çocuk Endokrinolojisi
Çocuk Hastalıkları
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuk Nefrolojisi
Çocuk Nörolojisi
Çocuk Psikiyatrisi
Çocuk Ürolojisi
Dahiliye
Deontoloji
Dermatoloji
Diyet ve Sağlıklı Yaşam
Diş Hekimliği
Endokrinoloji
Enfeksiyon Hastalıkları
Epidemiyoloji
Estetik-Plastik Cerrahi
Farmakoloji
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Fizyoloji
Gastroenteroloji
Genel Cerrahi
Genel Hekimlik
Green Light Uzmanlığı
Göğüs Cerrahisi
Göğüs Hastalıkları
Göz Hastalıkları
Halk Sağlığı
Hastalıklar ve Tedavileri
Hematoloji
Hemodializ
Hipnoz ve Hipnoterapi
Histoloji ve Embriyoloji
İmmunoloji
Jinekoloji(Kadın Hastalıkları ve Doğum)
Kalp ve Damar Cerrahisi
Kardiyoloji
Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları
Klinik Nörofizyoloji
Koruyucu Hekimlik
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Mide Hastalıkları
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
Nefroloji
Nükleer Tıp
Nöroloji
Nöroşirurji
Onkoloji
Organ Nakli
Ortodonti
Ortopedi ve Travmatoloji
Parazitoloji
Patoloji
Pedagoji
Pediatrik Allerji
Pediatrik Kardiyoloji
Pediatrik Endokrinoloji
Pediatrik Gastroenteroloji
Pediatrik Genetik ve Teratoloji
Pediatrik Hematoloji
Pediatrik İmmünoloji
Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları
Pediatrik Nefroloji
Pediatrik Nöroloji
Pediatrik Hematoloji
Pratisyen Hekim
Psikiyatri
Psikoloji
Radyoloji
Romatoloji
Sağlık Püfleri
Spor Hekimliği
Tıbbi Biyoloji
Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji
Tıbbi Etik ve Deontoloji
Tıbbi Genetik
Tıp Eğitimi
Tüp Bebek ve Genetik
Veteriner Hekim
Yaşlılık Hekimliği
Yeni Doğan
Üroloji
Diğer