Uykusuzluk cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir mi?
Uykusuzluk, sebebine bağlı olarak tabii ki cinsel sorunlara yol açabilir. Cinsel işlev bozukluklarına en çok uyku apne sendromunda rastlanır. Uyku apne sendromu olan kişilerde genellikle zaten bir cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon bozukluğu görülür. Mesela birine uyku apne sendromu teşhisi konulurken "Horlama var mı, uyku sırasında nefes durması var mı, gece terlemeleri oluyor mu?" gibi bazı klasik sorular sorarız. Bu soruların yanı sıra kişiye "Cinsel fonksiyonlarda bir azalma var mı?" sorusunu da yöneltiyoruz. Bunların hepsi tabii ki uyku apnesi sendromuna işaret etmez ama bunlarla beraber cinsel fonksiyonlarda da bir bozukluk olduğunu söylerse hastayı uyku apne sendromuna daha yakın düşünürüz.
Neden uyku apnesi olanlarda cinsel işlev bozukluğu daha fazla görülüyor?
Uyku apnesi olanlarda genel olarak kandaki oksijen seviyesi düşer ve bu
durum kişilerde yağ oranının artmasına neden olur. Kandaki oksijen
seviyesinin düşmesi cinsel fonksiyonun yeterince yerine
getirilememesine neden olur. Bir de yine aynı şekilde uyku
bozuklukları, gün içinde halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve
yorgunluk yaptığı için kişi akşam eve geldiğinde zaten halsiz ve uykulu
oluyor. Onun için doğrudan uyumak istiyor, bu da cinsel isteksizliğe
neden oluyor. Ayrıca o uykusu da sağlıklı olmadığı için bir işe
yaramıyor bu uyku. Yapılan araştırmalar uyku apne sendromu olan
bireylerdeki cinsel sorunların dolaşımdaki testosteron miktarının
azalmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Uyku apne bozukluğuna
bağlı sertleşme bozukluğu olan hastalarda apnenin cerrahi veya CPAP ile
tedavisinden sonra büyük olasılıkla testesteron düzeylerinin de normale
gelmesine bağlı olarak sertleşme bozukluğunda düzelme saptanmıştır.
Bilindiği gibi testosteron erkek ve kadında cinsel dürtü ile ilişkili
bir hormondur ve kandaki düzeyi stresten, uyku ve duygudurumdaki
değişikliklerden etkilenir. Cinsel sorunlara neden olan tıbbi bir neden
saptandığında, psikolojik nedenler varolan cinsel sorunu olumsuz
etkileyeceği için bu hastaların psikiyatrik açıdan da desteklenmesi
tedaviyi olumlu etkiler.
Uyku sırasında vücudun salgıladığı hormonların uykusuzluk sırasında
salgılanamamasının bir etkisi oluyor mu cinsel fonksiyonlarda?
Aslında bu konuda net bir şey yok.Ancak uykusuzluk halinde stres
hormonlarından kortizol salınımının arttığını ve testesteron
salınımının azaldığı, bu hormonların düzeylerindeki değişikliklerin
cinsel istekte azalmaya neden olduğunu gösteren araştırmalar var.
Erkekler kadınlara göre daha mı fazla mı etkileniyorlar bu durumdan?
Uykusuzluk, hem kadını hem de erkeği cinsel yönden etkiliyor. Ancak,
erkekler muayene sırasında cinsel isteksizliklerini kadınlara göre daha
çok dile getiriyorlar ve yardım arayışına giriyorlar. Cinsel
isteksizlik ve uyarılma sorunları olan kadınlar cinsel ilişkiye aktif
olarak katılabilir, ancak erkekte sertleşme problemi cinsel ilişkiyi
imkansız ve doyumsuz kılar. Bu nedenle, kadınlar genellikle bunu bir
sorun olarak dile getirmezler.
Vardiya sistemiyle ya da gece çalışmak zorunda olanlar nasıl etkileniyor bu durumdan?
Vardiyalı çalışanların, çalışma saatleri dolayısıyla uyku saatlerinin
sürekli değişmesi nedeniyle uyku düzenlerinde sürekli kayma oluyor.
Teorik olarak bir vardiya saatinin en geç bir hafta içinde
değiştirilmesi gerekiyor. Eğer bir haftayı geçerse kişinin biyolojik
ritmi etkileniyor. Yani aslında çalışanın o vardiya saatlerine uyum
sağlamaması gerekiyor. Böyle çalışan insanlar, bazen gündüz uyudukları
için cinsel fonksiyon bozuklukları da ortaya çıkabiliyor. Çünkü gündüz
uykusunun kalitesi gece uykusuyla bir olmuyor. Ne kadar perdeler
kapatılsa, güneş ışığı engellense de gece karanlığındaki ve
sessizliğindeki gibi kaliteli bir uyku ortamı olmuyor. Vardiya
sisteminde çalışanlarda genel olarak yaşam kalitesinde düşme olduğundan
bu hem uykuyu hem de cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir.
Yaş ile uykusuzluk birleştiğinde cinsel fonksiyonlardaki etkisi artıyor mu?
Yaş ilerledikçe zaten uyku bozuklukları, özellikle uyku-apne sendromu,
daha fazla ortaya çıkıyor. Çünkü bu dönemde hayat biraz daha
hareketsizleşiyor, insan daha az yoruluyor, buna paralel olarak da uyku
saatleri kaymaya başlıyor.Yaşla birlikte, şeker hastalığı,
hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve kullanılan ilaçlar gibi diğer
tibbi nedenlerle cinsel fonksiyonlarda ister istemez azalma oluyor. Bu
ikisi birleştiğinde cinsel performansı tabii ki olumsuz etkiliyor.
Fazla uyumanın cinsel fonksiyonlara bir etkisi olabilir mi?
Fazla uyumanın cinsel fonksiyona direkt bir etkisi olmaz. Ama fazla
uyuma şöyle bir sorun yaratabilir. Fazla uyuyunca vücut kortizolu çok
fazla salgılıyor, kortizol salgısı artınca da kilo artışı oluyor. Bu
nedenle vücut hantallaşıyor ve hareketler zorlaşıyor. Bu da her türlü
fiziksel ve zihinsel fonksiyon gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz
yönde etkiliyor.
Uyku ve cinsellik arasında bir de şöyle bir ilişki var. Cinsel işlev
bozukluklarını belirlemek için kişiye uyku testi yapılıyor.
Uykunun nasıl bir belirleyiciliği var bu testte?
Uyku testi sayesinde hastanın cinsel probleminin psikolojik mi yoksa
organik mi olduğunu kesin olarak anlayabiliyoruz. Psikiyatrist ve
ürologlar bazen bunu ayırt edemediklerinde nokturnal penil tümesans
testi yapmamız için bizden yardım isterler.
Nasıl gerçekleştiriliyor bu test?
Bu testte, uyku testinde kullandığımız bütün EEG ve kalp
elektrotlarının yanı sıra hastanın cinsel organının üstüne de halka
şeklinde bir elektrot takarız. Cinsel fonksiyonu normal olan her erkek
normalde, uykunun, REM dönemi dediğimiz, rüyaların ancak psikolojik
nedenlerle iktidarsızlık yaşayan kişilerde genellikle sabaha karşı,
uykunun REM dönemi dediğimiz rüyaların en çok görüldüğü periyodunda
ereksiyon haline geçer. Bu testi uyguladığımızda, eğer uykuda ereksiyon
oluyorsa kişide organik bir sorun olmadığını, sorunun psikolojik
olduğunu anlıyoruz. Ancak erkek o sırada ereksiyon olamıyorsa sorunun
organik olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Bu test yüzde 100' e yakın bir
sonuç veriyor.
Uygulaması kolay mı bu testi?
Çok zor da bir test değil ama hastalara söylediğimizde bu pek hoşlarına
gitmiyor genellikle. Çünkü erkekler cinsel organlarına bir elektrot
takılmasından hoşlanmıyorlar. Ama aslında uyku testi cinsel işlev
bozukluklarının tespit edilmesinde önemli bir rol oynuyor.
Erkekler bu testi yaptırsa hayatında neler kolaylaşır?
Öncelikle tanı konur. Sertleşme sorunun temelinde psikolojik nedenler
yatıyorsa bu ortaya çıkar ve bu tanıya yönelik tedavi uygulanır. Eğer
sorun psikolojikse mutluluk çubuğu, ilaç gibi tedavi yöntemleri yerine
terapiye yönelinir. Ama tabii bu da tedavinin kolaylaşacağı anlamına
gelmiyor.
Son olarak bu konuda erkeklere ne önerirsiniz?
Uykularını düzenli bir şekilde alsınlar. Ellerinden geldiğince aynı
saatte uyuyup aynı saatte kalksınlar, uyku süresine olduğu kadar
uyudukları saatlere de dikkat etsinler, yatak odasını kitap okumak, TV
seyretmek, yemek yemek gibi başka amaçlar için kullanmasınlar. Kısacası
uyku hijyenine dikkat etsinler. Çünkü uyku hijyeni ne kadar iyi olursa
cinsel fonksiyonlar da o kadar iyi olur.

|