|
Gençlik İksiri Bu Gende Saklı |
|
|
|
Yazar Gözde Şahin
|
|
Cumartesi, 02 Haziran 2007 |
Yapılan yeni bir çalışmayla, gençlik iksirinin, henüz tam olarak çözülmemiş bir gende saklı olabileceği açıklandı. Ayrıca bu genin yaşam süresini uzatmasına ek olarak, yaşam kalitesini artırdığı da belirtiliyor.
San Diego'daki Salk Enstitüsü'nden bilimadamlarının solucanlar üzerinde yaptıkları çeşitli deneylerde, ilk defa PHA-4 isimli bir gen tanımlandı. Bu genin yaşlanma sürecinin kontrolünde etkili insülin düzenleyici nöral yolların haricinde, yaşamın uzamasında kritik bir role sahip olduğu açıklandı.
Diğer moleküler biyologlar, bu buluşa sıcak bakıyorlar, ancak aynı
sonuçların insanlarda elde edilmesinin çok daha uzak ve karmaşık
olduğunu belirtiliyor.
Geçtiğimiz son on yılda, bilimadamları yaşlanma sürecinde tek genlerin
etkili olduğunu belirlediler.
Biyolog Hogo Aguilaniu açıklıyor: "Yaşamı uzatmanın iki temel yolu var.
Birincisi hücresel düzeyde insüline karşı hassasiyeti azaltmak. Genetik
olarak modifikasyona uğramış farenin iki kat uzun yaşadığını tespit
ettik. Ancak bununla beraber, büyüme geriliği ve üreme bozukluğu gibi
beklenmedik yan etkiler de ortaya çıktı. Diğer yöntem ise diyetsel
kısıtlamalar."
Aguilaniu, bir hayvana normal tüketiminin %70'i verildiğinde, yaşam
süresinin %20-%30 oranında arttığını belirtiyor. İnsanlarda ise, bu
oran 15 ile 20 yıl arasında bir süreye tekabül ediyor. Açlıktan ölmeye
neden olmayacak ve besin maddelerinin dengeli bir şekilde yer aldığı
kontrollü bir diyet oldukça etkili. Az yemek ve uzun yaşam arasındaki
bağlantı uzun yılardır bilinen bir gerçek. Andrew Dillin tarafından
yürütülen çalışmada, solucanlar, PHA-4 geninin fonksiyonlarını durduran
genetik bir materyale sahip bakterilerle beslendiler. Solucanlar,
kontrollü bir diyete sahip oldukları halde, yaşamlarına uzun süre devam
edemediler.
Aguilaniu açıklıyor: "Bu geni normalden daha aktif hale getirdiğimizde,
hayvanların %20-%30 daha uzun yaşadıklarını belirledik. Ayrıca diyetsel
kısıtlamalar da ömrün uzamasına yardımcı oluyor." Aguilaniu ekliyor:
"Diyetsel kısıtlamaların olduğu hayvanların, çok enteresan bir şekilde
daha dinamik olduklarını gözlemledik. Yani burada söz konusu olan
sadece yaşamın uzaması değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın uzaması."
Aguilaniu, solucanlarda kullanılan tekniklerin insanlarda
kullanılamayacağını ve bu durumun insanlarda çok daha karmaşık olduğunu
belirtiyor. Harvard Üniversitesi'nde genetikçi Gary Ruvkun açıklıyor:
"Yapılan bütün çalışmalar, diyetsel kısıtlamaların solucanlarda,
farelerde ve insanlarda aynı şekilde çalıştığını gösteriyor. Şu anda,
farmasötik uygulamalarda kullanabileceğimiz özel bir moleküle sahibiz."
Ruvkun, yaptığı araştırmalarda, geni tamamen durdurmanın solucanı
öldürdüğünü ve bu nedenle bu geni gözden kaçırdığını belirtiyor. Ancak
Dillin ve çalışma ekibi, solucan yetişkin olduktan sonra, genin
fonksiyonlarını değiştirdiğini, ve büyüme yerine yaşlanmada etkili
olduğunu keşfettiler.

|
|
Son Güncelleme ( Salı, 03 Temmuz 2007 )
|