Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color

Toplam Makale Sayısı: (69)

Bu Kategorideki Makaleler: (2)

Makaleler

Tüm Bölümlerini Listele
İçerik Gönder
Yönetimi Bilgilendir
Kullanım Hakkında Yardım

Tıbbi Genetik Kategorisinde En Çok Okunanlar

Tıbbi Genetik Kategorisine En Son Eklenenler

Bulunduğunuz Bölüm:Anasayfa arrow Tıbbi Genetik arrow Gençlik İksiri Bu Gende Saklı
Gençlik İksiri Bu Gende Saklı Yazdır E-posta
(1 oy)
Paylaş:
Delicious
Furl it!
Spurl
NewsVine
Reddit
YahooMyWeb
Technorati
Yazar Gözde Şahin   
Cumartesi, 02 Haziran 2007
http://www.medicinecube.com/images/stories/dna.jpgYapılan yeni bir çalışmayla, gençlik iksirinin, henüz tam olarak çözülmemiş bir gende saklı olabileceği açıklandı. Ayrıca bu genin yaşam süresini uzatmasına ek olarak, yaşam kalitesini artırdığı da belirtiliyor. San Diego'daki Salk Enstitüsü'nden bilimadamlarının solucanlar üzerinde yaptıkları çeşitli deneylerde, ilk defa PHA-4 isimli bir gen tanımlandı. Bu genin yaşlanma sürecinin kontrolünde etkili insülin düzenleyici nöral yolların haricinde, yaşamın uzamasında kritik bir role sahip olduğu açıklandı. Diğer moleküler biyologlar, bu buluşa sıcak bakıyorlar, ancak aynı sonuçların insanlarda elde edilmesinin çok daha uzak ve karmaşık olduğunu belirtiliyor. Geçtiğimiz son on yılda, bilimadamları yaşlanma sürecinde tek genlerin etkili olduğunu belirlediler. Biyolog Hogo Aguilaniu açıklıyor: "Yaşamı uzatmanın iki temel yolu var. Birincisi hücresel düzeyde insüline karşı hassasiyeti azaltmak. Genetik olarak modifikasyona uğramış farenin iki kat uzun yaşadığını tespit ettik. Ancak bununla beraber, büyüme geriliği ve üreme bozukluğu gibi beklenmedik yan etkiler de ortaya çıktı. Diğer yöntem ise diyetsel kısıtlamalar." Aguilaniu, bir hayvana normal tüketiminin %70'i verildiğinde, yaşam süresinin %20-%30 oranında arttığını belirtiyor. İnsanlarda ise, bu oran 15 ile 20 yıl arasında bir süreye tekabül ediyor. Açlıktan ölmeye neden olmayacak ve besin maddelerinin dengeli bir şekilde yer aldığı kontrollü bir diyet oldukça etkili. Az yemek ve uzun yaşam arasındaki bağlantı uzun yılardır bilinen bir gerçek. Andrew Dillin tarafından yürütülen çalışmada, solucanlar, PHA-4 geninin fonksiyonlarını durduran genetik bir materyale sahip bakterilerle beslendiler. Solucanlar, kontrollü bir diyete sahip oldukları halde, yaşamlarına uzun süre devam edemediler. Aguilaniu açıklıyor: "Bu geni normalden daha aktif hale getirdiğimizde, hayvanların %20-%30 daha uzun yaşadıklarını belirledik. Ayrıca diyetsel kısıtlamalar da ömrün uzamasına yardımcı oluyor." Aguilaniu ekliyor: "Diyetsel kısıtlamaların olduğu hayvanların, çok enteresan bir şekilde daha dinamik olduklarını gözlemledik. Yani burada söz konusu olan sadece yaşamın uzaması değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın uzaması." Aguilaniu, solucanlarda kullanılan tekniklerin insanlarda kullanılamayacağını ve bu durumun insanlarda çok daha karmaşık olduğunu belirtiyor. Harvard Üniversitesi'nde genetikçi Gary Ruvkun açıklıyor: "Yapılan bütün çalışmalar, diyetsel kısıtlamaların solucanlarda, farelerde ve insanlarda aynı şekilde çalıştığını gösteriyor. Şu anda, farmasötik uygulamalarda kullanabileceğimiz özel bir moleküle sahibiz." Ruvkun, yaptığı araştırmalarda, geni tamamen durdurmanın solucanı öldürdüğünü ve bu nedenle bu geni gözden kaçırdığını belirtiyor. Ancak Dillin ve çalışma ekibi, solucan yetişkin olduktan sonra, genin fonksiyonlarını değiştirdiğini, ve büyüme yerine yaşlanmada etkili olduğunu keşfettiler.
Yorum (0)add comment

Yorum yazın
Kayıtlı üye iseniz lütfen giriş yapınız. Kayıtlı üye değilseniz, yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.

busy
Son Güncelleme ( Salı, 03 Temmuz 2007 )
 
< Önceki

Kullanıcı Menüsü

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Çevrimiçi Destek Durumu

Cevrimici Destek

Bölümler

Acil
Adli Tıp
Aile Hekimliği
Akupunktur
Allerji
Algoloji
Alternatif Tıp
Anatomi
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Beslenme
Biyoenerji
Biyofizik
Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim
Biyokimya
Böbrek hastalıkları
Çene Cerrahisi
Çevre Sağlığı
Çocuk Cerrahisi
Çocuk Endokrinolojisi
Çocuk Hastalıkları
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuk Nefrolojisi
Çocuk Nörolojisi
Çocuk Psikiyatrisi
Çocuk Ürolojisi
Dahiliye
Deontoloji
Dermatoloji
Diyet ve Sağlıklı Yaşam
Diş Hekimliği
Endokrinoloji
Enfeksiyon Hastalıkları
Epidemiyoloji
Estetik-Plastik Cerrahi
Farmakoloji
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Fizyoloji
Gastroenteroloji
Genel Cerrahi
Genel Hekimlik
Green Light Uzmanlığı
Göğüs Cerrahisi
Göğüs Hastalıkları
Göz Hastalıkları
Halk Sağlığı
Hastalıklar ve Tedavileri
Hematoloji
Hemodializ
Hipnoz ve Hipnoterapi
Histoloji ve Embriyoloji
İmmunoloji
Jinekoloji(Kadın Hastalıkları ve Doğum)
Kalp ve Damar Cerrahisi
Kardiyoloji
Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları
Klinik Nörofizyoloji
Koruyucu Hekimlik
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Mide Hastalıkları
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
Nefroloji
Nükleer Tıp
Nöroloji
Nöroşirurji
Onkoloji
Organ Nakli
Ortodonti
Ortopedi ve Travmatoloji
Parazitoloji
Patoloji
Pedagoji
Pediatrik Allerji
Pediatrik Kardiyoloji
Pediatrik Endokrinoloji
Pediatrik Gastroenteroloji
Pediatrik Genetik ve Teratoloji
Pediatrik Hematoloji
Pediatrik İmmünoloji
Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları
Pediatrik Nefroloji
Pediatrik Nöroloji
Pediatrik Hematoloji
Pratisyen Hekim
Psikiyatri
Psikoloji
Radyoloji
Romatoloji
Sağlık Püfleri
Spor Hekimliği
Tıbbi Biyoloji
Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji
Tıbbi Etik ve Deontoloji
Tıbbi Genetik
Tıp Eğitimi
Tüp Bebek ve Genetik
Veteriner Hekim
Yaşlılık Hekimliği
Yeni Doğan
Üroloji
Diğer

Kimler Sitede

Şuanda 1 misafir bağlı

Aktif Kullanıcılar

Bağlantılı Yazılar