Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Bulunduğunuz Bölüm:Anasayfa arrow Makaleler arrow Balık Yemelisiniz Ama Sınırlara Dikkat
Çok yakında Online Sınav bölümü açılacaktır. Başta TUS olmak üzere birçok sınavı online olarak bilgisayarınızdan çözebileceksiniz.
Balık Yemelisiniz Ama Sınırlara Dikkat Yazdır E-posta
(8 oy)
Paylaş:
Delicious
Furl it!
Spurl
NewsVine
Reddit
YahooMyWeb
Technorati
Yazar Gözde Şahin   
Pazartesi, 13 Ağustos 2007

Balık Yemelisiniz Ama Sınırlara DikkatYapılan iki yeni araştırmaya göre, balık tüketiminin yararları risklerinden daha önemli.

Evet, biliyoruz: Her zaman balık yememiz gerektiği söylenir. Pek çok bildiride, sağlıklı bir diyetin mutlaka haftada iki porsiyon (yaklaşık 85 gram) balık içermesi gerektiği belirtiliyor. Balıkta, eikosapentaenoik asid (EPA) ve dokosahexaenoik (DHA) isimli, başka hiçbir gıdada bulunmayan iki uzun zincirli omega-3 yağları bulunuyor. Bu omega-3 yağlarının pek çok yararı var, ancak fetal kardiyak aritmileri ve kalp krizlerini önlemeleri en önemli özellikleri arasında yer alıyor. Ayrıca, DHA beynin erken gelişiminde ve sağlıklı bir hamilelik için gerekli bir madde.

Ancak çevreyi kirleten maddeler de düşünülmesi gereken faktörler. Metil civanın bazı balık türlerinin yağsız kısımlarında biriktiği bilindik bir gerçektir. Yağlı kısımlarda ise poliklorinat bifeniller (PCB) ve dioksinler bulunuyor. Civa, plasentaya geçebilir, ve yüksek dozları ciddi beyin hasarına yol açabilir.

Yetişkinlerde ise, civa kalbe zarar verebilir ve yapılan araştırmalarda dioksinin hayvanlarda kansere neden olduğu belirlenmiştir. Bu her iki maddenin de kanserojen olduğuna dair kanıtlar mevcut ve aynı zamanda nörolojik hasarlara da neden olabiliyorlar.

Peki o halde balık tartının hangi kefesinde yer alıyor?

2006 yılında, Tıp Enstitüsü (IOM) uzmanları ve Harvard Toplum Sağlığı Okulu’ndan iki araştırmacı, Dariush Mozaffarian ve Eric Rimm, bu konuda yapılan büyük kapsamlı araştırmaları inceleyerek bu sorunun cevabını araştırdılar.

Harvard’daki araştırmacılar EPA’nın ve DHA’nın sağlığımıza pek çok yararlarının olduğuna dair kanıtlar elde ettiler. IOM uzmanları ise, kanıtların tatmin edici olmadığını ve pozitif kardiyovasküler bulguların farklı nedenlere dayanabileceğini belirtiyorlar. Bu durumu, düzenli olarak balık yiyen kişilerin, daha az kırmızı et tükettikleri, ve bu nedenle zararlı doymuş yağ tüketimlerinin de az olduğu şeklinde açıklıyorlar.

IOM ve Harvard uzmanları şu kritik soruda hemfikir: Balık yemek önemli, ancak zararlı maddelerin getirdiği risk ne düzeyde?

FDA, balıktaki zehirli maddelerin, düşük seviyede olduğunu açıklıyor. IOM uzmanları, sağlıklı bir diyet için, haftada en az 85 gram balık yenmesi gerektiğini belirtiyor.

Harvard’daki araştırmacılar ise, yetişkinlerin tükettikleri haftada bir veya iki porsiyon balığın yararlarının, risklerinden fazla olduğunu açıklıyorlar.

Yapılan incelemeler sonucunda ortaya konan bazı önemli noktalar şu şekilde açıklanıyor:

İki kişi için balık yiyorsanız: Harvard araştırmacıları DHA’nın fetal gelişim için önemli olduğuna dikkat çekiyorlar, IOM uzmanları ise bu konuda daha çok uyarıyorlar. Civa, besin zincirinin en üstünde yer alan büyük ve uzun ömürlü balıklarda, küçük ve kısa ömürlü balıklara göre daha fazla miktarda birikiyor.

Harvard’daki araştırmacılar, hamile veya emziren bayanların, civanın zararını en aza indirmek için, kral uskumru, köpek balığı, ve kılıç balığı gibi balık türlerinden uzak durmalarını öneriyorlar, ancak yeterli düzeyde DHA alınması için, diğer balık türlerinden ve deniz ürünlerinden haftada yaklaşık 35 gram tüketmeleri gerektiğini belirtiyorlar.

Hiçbir balık aynı yaratılmamıştır: 12 gram bir som balığında 2,000 miligramın üstünde EPA ve DHA omega-3 yağları bulunur. Ancak aynı porsiyon bir kedi balığında, bu miktar yaklaşık 150 miligramdır. Dolayısıyla, balık yediğimiz zaman elde ettiğimiz omega-3 yağları, yediğimiz balığın cinsine göre değişiyor. Som balığının yanı sıra, kral uskumrudan farklı olan Atlantik uskumrusu, ringa balığı, ve sardalya da omega-3 için en iyi kaynaklar arasında yer alıyor. Kılıç balığı gibi balıklar ise yarar-risk bataklığına bizi sürüklüyorlar, çünkü büyük miktarda omega-3 yağlarına sahip olmalarına rağmen, yüksek oranda civa da içeriyorlar. 35 gram karideste yaklaşık 250 miligram omega-3 yağı bulunuyor. Omega-3 yağları açısından fakir deniz ürünleri arasında yer alan ıstakozun 35 gramı ise, 71 mg omega-3 yağı içeriyor.

Beyaz ve light ton balığı: Konserve ton balığı, beyaz ton balığı veya light ton balığı şeklinde satılmaktadır. Beyaz ton balığı genellikle suda, ve tek parça halinde bir miktar fileto olarak konservelenir. Light ton balığı ise, kesilmiş parçaların karışımından oluşan bütün büyük bir parça olarak, yağda veya suda satışa sunulur. Beyaz ton balığında üç kat fazla omega-3 yağları vardır, ancak civa oranı da light ton balığındakinin üç katıdır.

Selenyum civa yükselişini durdurabilir: Yapılan bazı araştırmalarda, selenyumun civanın bazı zararlı etkilerini ve civanın dokularda birikmesini önlediğine dair kanıtlar elde edilmiştir. Eğer bu veriler doğruysa, bu, deniz ürünleri seven kişiler için güzel bir haber, çünkü çoğu balıkta ve özellikle midye gibi kabuklu deniz ürünlerinde selenyum büyük miktarlarda bulunur.

Yorum (0)add comment

Yorum yazın
Kayıtlı üye iseniz lütfen giriş yapınız. Kayıtlı üye değilseniz, yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.

busy
Son Güncelleme ( Pazartesi, 13 Ağustos 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Kullanıcı Menüsü

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Çevrimiçi Destek Durumu

Cevrimici Destek

Bölümler

Acil
Adli Tıp
Aile Hekimliği
Akupunktur
Allerji
Algoloji
Alternatif Tıp
Anatomi
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Beslenme
Biyoenerji
Biyofizik
Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim
Biyokimya
Böbrek hastalıkları
Çene Cerrahisi
Çevre Sağlığı
Çocuk Cerrahisi
Çocuk Endokrinolojisi
Çocuk Hastalıkları
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuk Nefrolojisi
Çocuk Nörolojisi
Çocuk Psikiyatrisi
Çocuk Ürolojisi
Dahiliye
Deontoloji
Dermatoloji
Diyet ve Sağlıklı Yaşam
Diş Hekimliği
Endokrinoloji
Enfeksiyon Hastalıkları
Epidemiyoloji
Estetik-Plastik Cerrahi
Farmakoloji
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Fizyoloji
Gastroenteroloji
Genel Cerrahi
Genel Hekimlik
Green Light Uzmanlığı
Göğüs Cerrahisi
Göğüs Hastalıkları
Göz Hastalıkları
Halk Sağlığı
Hastalıklar ve Tedavileri
Hematoloji
Hemodializ
Hipnoz ve Hipnoterapi
Histoloji ve Embriyoloji
İmmunoloji
Jinekoloji(Kadın Hastalıkları ve Doğum)
Kalp ve Damar Cerrahisi
Kardiyoloji
Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları
Klinik Nörofizyoloji
Koruyucu Hekimlik
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Mide Hastalıkları
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
Nefroloji
Nükleer Tıp
Nöroloji
Nöroşirurji
Onkoloji
Organ Nakli
Ortodonti
Ortopedi ve Travmatoloji
Parazitoloji
Patoloji
Pedagoji
Pediatrik Allerji
Pediatrik Kardiyoloji
Pediatrik Endokrinoloji
Pediatrik Gastroenteroloji
Pediatrik Genetik ve Teratoloji
Pediatrik Hematoloji
Pediatrik İmmünoloji
Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları
Pediatrik Nefroloji
Pediatrik Nöroloji
Pediatrik Hematoloji
Pratisyen Hekim
Psikiyatri
Psikoloji
Radyoloji
Romatoloji
Sağlık Püfleri
Spor Hekimliği
Tıbbi Biyoloji
Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji
Tıbbi Etik ve Deontoloji
Tıbbi Genetik
Tıp Eğitimi
Tüp Bebek ve Genetik
Veteriner Hekim
Yaşlılık Hekimliği
Yeni Doğan
Üroloji
Diğer