| Toplam Makale Sayısı: (69) |
| Balık Yemelisiniz Ama Sınırlara Dikkat |
|
|
| Yazar Gözde Şahin | |
| Pazartesi, 13 Ağustos 2007 | |
|
Evet, biliyoruz: Her zaman balık yememiz gerektiği söylenir. Pek çok bildiride, sağlıklı bir diyetin mutlaka haftada iki porsiyon (yaklaşık 85 gram) balık içermesi gerektiği belirtiliyor. Balıkta, eikosapentaenoik asid (EPA) ve dokosahexaenoik (DHA) isimli, başka hiçbir gıdada bulunmayan iki uzun zincirli omega-3 yağları bulunuyor. Bu omega-3 yağlarının pek çok yararı var, ancak fetal kardiyak aritmileri ve kalp krizlerini önlemeleri en önemli özellikleri arasında yer alıyor. Ayrıca, DHA beynin erken gelişiminde ve sağlıklı bir hamilelik için gerekli bir madde. Ancak çevreyi kirleten maddeler de düşünülmesi gereken faktörler. Metil civanın bazı balık türlerinin yağsız kısımlarında biriktiği bilindik bir gerçektir. Yağlı kısımlarda ise poliklorinat bifeniller (PCB) ve dioksinler bulunuyor. Civa, plasentaya geçebilir, ve yüksek dozları ciddi beyin hasarına yol açabilir. Yetişkinlerde ise, civa kalbe zarar verebilir ve yapılan araştırmalarda dioksinin hayvanlarda kansere neden olduğu belirlenmiştir. Bu her iki maddenin de kanserojen olduğuna dair kanıtlar mevcut ve aynı zamanda nörolojik hasarlara da neden olabiliyorlar. Peki o halde balık tartının hangi kefesinde yer alıyor?2006 yılında, Tıp Enstitüsü (IOM) uzmanları ve Harvard Toplum Sağlığı Okulu’ndan iki araştırmacı, Dariush Mozaffarian ve Eric Rimm, bu konuda yapılan büyük kapsamlı araştırmaları inceleyerek bu sorunun cevabını araştırdılar. Harvard’daki araştırmacılar EPA’nın ve DHA’nın sağlığımıza pek çok yararlarının olduğuna dair kanıtlar elde ettiler. IOM uzmanları ise, kanıtların tatmin edici olmadığını ve pozitif kardiyovasküler bulguların farklı nedenlere dayanabileceğini belirtiyorlar. Bu durumu, düzenli olarak balık yiyen kişilerin, daha az kırmızı et tükettikleri, ve bu nedenle zararlı doymuş yağ tüketimlerinin de az olduğu şeklinde açıklıyorlar. IOM ve Harvard uzmanları şu kritik soruda hemfikir: Balık yemek önemli, ancak zararlı maddelerin getirdiği risk ne düzeyde? FDA, balıktaki zehirli maddelerin, düşük seviyede olduğunu açıklıyor. IOM uzmanları, sağlıklı bir diyet için, haftada en az 85 gram balık yenmesi gerektiğini belirtiyor. Harvard’daki araştırmacılar ise, yetişkinlerin tükettikleri haftada bir veya iki porsiyon balığın yararlarının, risklerinden fazla olduğunu açıklıyorlar. Yapılan incelemeler sonucunda ortaya konan bazı önemli noktalar şu şekilde açıklanıyor: İki kişi için balık yiyorsanız: Harvard araştırmacıları DHA’nın fetal gelişim için önemli olduğuna dikkat çekiyorlar, IOM uzmanları ise bu konuda daha çok uyarıyorlar. Civa, besin zincirinin en üstünde yer alan büyük ve uzun ömürlü balıklarda, küçük ve kısa ömürlü balıklara göre daha fazla miktarda birikiyor. Harvard’daki araştırmacılar, hamile veya emziren bayanların, civanın zararını en aza indirmek için, kral uskumru, köpek balığı, ve kılıç balığı gibi balık türlerinden uzak durmalarını öneriyorlar, ancak yeterli düzeyde DHA alınması için, diğer balık türlerinden ve deniz ürünlerinden haftada yaklaşık 35 gram tüketmeleri gerektiğini belirtiyorlar. Hiçbir balık aynı yaratılmamıştır: 12 gram bir som balığında 2,000 miligramın üstünde EPA ve DHA omega-3 yağları bulunur. Ancak aynı porsiyon bir kedi balığında, bu miktar yaklaşık 150 miligramdır. Dolayısıyla, balık yediğimiz zaman elde ettiğimiz omega-3 yağları, yediğimiz balığın cinsine göre değişiyor. Som balığının yanı sıra, kral uskumrudan farklı olan Atlantik uskumrusu, ringa balığı, ve sardalya da omega-3 için en iyi kaynaklar arasında yer alıyor. Kılıç balığı gibi balıklar ise yarar-risk bataklığına bizi sürüklüyorlar, çünkü büyük miktarda omega-3 yağlarına sahip olmalarına rağmen, yüksek oranda civa da içeriyorlar. 35 gram karideste yaklaşık 250 miligram omega-3 yağı bulunuyor. Omega-3 yağları açısından fakir deniz ürünleri arasında yer alan ıstakozun 35 gramı ise, 71 mg omega-3 yağı içeriyor. Beyaz ve light ton balığı: Konserve ton balığı, beyaz ton balığı veya light ton balığı şeklinde satılmaktadır. Beyaz ton balığı genellikle suda, ve tek parça halinde bir miktar fileto olarak konservelenir. Light ton balığı ise, kesilmiş parçaların karışımından oluşan bütün büyük bir parça olarak, yağda veya suda satışa sunulur. Beyaz ton balığında üç kat fazla omega-3 yağları vardır, ancak civa oranı da light ton balığındakinin üç katıdır. Selenyum civa yükselişini durdurabilir: Yapılan bazı araştırmalarda, selenyumun civanın bazı zararlı etkilerini ve civanın dokularda birikmesini önlediğine dair kanıtlar elde edilmiştir. Eğer bu veriler doğruysa, bu, deniz ürünleri seven kişiler için güzel bir haber, çünkü çoğu balıkta ve özellikle midye gibi kabuklu deniz ürünlerinde selenyum büyük miktarlarda bulunur. Yorum (0)
![]() Yorum yazın
Kayıtlı üye iseniz lütfen giriş yapınız. Kayıtlı üye değilseniz, yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.
|
|
| Son Güncelleme ( Pazartesi, 13 Ağustos 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Hoşgeldiniz Ziyaretçi. |
| Kayıp Parola? |
| Hesabınız yok mu? Kayıt Ol |