Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
Bulunduğunuz Bölüm:Anasayfa arrow Makaleler arrow Kalbin Beş Düşmanı
Çok yakında Online Sınav bölümü açılacaktır. Başta TUS olmak üzere birçok sınavı online olarak bilgisayarınızdan çözebileceksiniz.
Kalbin Beş Düşmanı Yazdır E-posta
(3 oy)
Paylaş:
Delicious
Furl it!
Spurl
NewsVine
Reddit
YahooMyWeb
Technorati
Yazar Gözde Şahin   
Pazartesi, 16 Nisan 2007
Kalbin 5 DüşmanıHastalığa yol açan şu 5 yaşam tarzı yanlışını ve çevresel şartları da değiştirmeye çalışmalısınız.

Koroner kalp hastalığı ile mücadelede kolesterol sorununu çözmek önemlidir, ama sadece bu önlem yetmez!

Yüksek LDL kolesterol, düşük HDL kolesterol ve yüksek trigliserit seviyeleri koroner kalp hastalığı ile mücadelenin sadece bir bölümünü oluşturur. Doğru bir korunma stratejisi oluşturmak istiyorsanız, sadece kolesterol sorununa takılıp kalmamalısınız. Hastalığa yol açan şu 5 yaşam tarzı yanlışını ve çevresel şartları da değiştirmeye çalışmalısınız.

 

1 YÜKSEK TANSİYON

Hipertansiyon da koroner kalp hastalığı için ciddi bir risk faktörüdür. Bütün aterosklerotik kalp-damar hadiselerinin yüzde 35 inden hipertansiyon sorumludur. Hipertansiyon, kalp krizi riskini iki-üç misli arttırmaktadır. Tansiyon yüksekliği olanlarda kalp-damar hastası olma şansızlığı en az iki kat daha fazladır. Hipertansiyonu olan biri, kalp krizi geçirdiğinde, karşılaşacağı komplikasyonların ağırlığı ve kalp krizinin tekrarlama olasılığı daha fazladır. Eğer, hipertansiyonlu birinde, aynı zamanda şeker hastalığı, kilo fazlalığı, ürik asit yüksekliği gibi sorunlar varsa, kalp hastalığı riski daha da fazlalaşmaktadır. Kısacası, hipertansiyon sorununun önemi, koroner kalp hastalığına yakalanmada da, bu hastalığı kontrol altında tutmada da ön plana çıkmaktadır. Eğer, hipertansiyon probleminizi halledemezseniz, kalp-damar hastalığı riskinizi ortadan kaldıramazsınız.

2 SİGARA ÖLDÜRÜYOR

İngiltere' de yapılan yeni bir araştırma, özellikle kadınlarda ikinci el sigara dumanını solumanın kalp krizini tetiklediğini ortaya koydu. Sigara, faydalı kolesterol HDL' yi azaltıyor. Zararlı kolesterol LDL' nin damar duvarına yapışmasını ve okside olmasını kolaylaştırıyor. Kanın pıhtılaşmasına yol açıyor. Daha da kötüsü sigara, damar içini döşeyen "endotel" tabakasında yırtılmalara, zararlanmalara neden oluyor. Kısacası, sigara damarı tıkayan süreçlerin tümü üzerinde etkili. Bazı bilimsel toplantılarda, sigara içenlere kolesterol yüksekliği ile ilgili tedavilerin yapılmamasını bile önerenler var!

3 BEL ÇEVRESİNE DİKKAT

Kilo fazlalığı, özellikle obezite-şişmanlık sorunu da, koroner risk faktörleri arasındadır. Kilo fazlalığının güvenilir bir ölçüsü olan, beden kitle endeksi arttıkça, koroner hastalığı riski de yükselmektedir. Beden kitle endeksindeki bir birimlik artış bile, koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerde yüzde 5' lik bir artışa yol açabiliyor. Özellikle, karın içindeki yağ kitlesi arttıkça, kalp krizi riski yükseliyor. Bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 cm' den fazla olması, koroner risk faktörü gibi kabul ediliyor (bu değerlerin son zamanlarda kadınlar için 82, erkekler için 90 cm' e kadar düşürüldü).

4 KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ

Kalp-damar hastalığıyla ilgili önemli bir risk faktörü de kan şekeri yüksekliğidir. Üstelik böyle bir risk için kan şekerinizin çok yüksek olması şart değildir. Kan şekeri dengesizliği daha "glukoz tolerans bozukluğu" aşamasında olsa bile (latent diyabet), koroner kalp hastalığı riskini yükseltiyor. Şeker hastalarında, kalp-damar hastalığının sık görüldüğü çok iyi biliniyor. Koroner arter hastalığı, diyabetli erkeklerde iki, kadınlarda dört kat daha yüksek bulunuyor. Bunda kan şekeri artışlarının, kanın pıhtılaşma sistemini arızalandırmasının, karamelizasyon gibi süreçleri hızlandırarak, damar duvarına toksik etki yapmasının ve damar içini döşeyen hücrelerin yapısını bozmasının da etkisi var. İster bilinen bir şeker hastalığınız, isterse glukoz tolerans bozukluğunuz -latent diyabet- olsun, kan şekeri yüksekliğinin en az kolesterol sorunu kadar bir risk faktörü olduğunu unutmayın. Kontrol altına alınmamış bir diyabetin iyi kolesterolü azalttığını, trigliserit seviyesini yükselttiğini de belirtelim. Artan trigliserit seviyelerinin, en zararlı kolesterol parçacıkları olan küçük ve yoğun LDL partiküllerinin sayısını artırdığını da bir kenara not edelim. Diyabet ve kolesterol sorununu birlikte yaşayanlarda, koroner kalp hastalığı riski daha da yükseliyor.

5 TEMBELLİK VE ÖFKE

Hareketsiz bir yaşam tarzını ısrarla sürdürenlerde, yoğun kaygı ve üzüntüyü abartıp büyütenlerde, ağır depresyon sorunu yaşayanlarda da, kalp-damar hastalığı riski artıyor. Ayrıca, yoğun endişe, korku, düşmanlık, hiddet ve öfke gibi kötü "ruhsal örgütlenmelerin" de bu riski yükselttiğini hatırlatalım. Bu riskleri ayrı bir yazıda tartışacağız ama yukarıda okuduklarınız, kolesterol sorunu ile mücadelenin, kalp-damar hastalıklarından korunmada sadece bir başlıktan ibaret olduğunu size yeteri kadar anlatmış olmalıdır.

Bir kez daha tekrarlayalım: benim kolesterol sorunum yok diyerek ya da kolesterol sorununuzu ilaçla düzenleyerek yan gelip yatmamalısınız. Kolesterol sorununu çözmek ayrı şey, kalp-damar hastalığı riskini sıfırlamak ayrı şeydir. Kalbinizi koruma işini şansa bırakmayın.

Yorum (0)add comment

Yorum yazın
Kayıtlı üye iseniz lütfen giriş yapınız. Kayıtlı üye değilseniz, yorum yapmak için üye olmalısınız. Yorum sorumluluğu size ait olacaktır.

busy
Son Güncelleme ( Salı, 17 Nisan 2007 )
 

Kullanıcı Menüsü

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Çevrimiçi Destek Durumu

Cevrimici Destek

Bölümler

Acil
Adli Tıp
Aile Hekimliği
Akupunktur
Allerji
Algoloji
Alternatif Tıp
Anatomi
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Beslenme
Biyoenerji
Biyofizik
Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim
Biyokimya
Böbrek hastalıkları
Çene Cerrahisi
Çevre Sağlığı
Çocuk Cerrahisi
Çocuk Endokrinolojisi
Çocuk Hastalıkları
Çocuk Kardiyolojisi
Çocuk Nefrolojisi
Çocuk Nörolojisi
Çocuk Psikiyatrisi
Çocuk Ürolojisi
Dahiliye
Deontoloji
Dermatoloji
Diyet ve Sağlıklı Yaşam
Diş Hekimliği
Endokrinoloji
Enfeksiyon Hastalıkları
Epidemiyoloji
Estetik-Plastik Cerrahi
Farmakoloji
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Fizyoloji
Gastroenteroloji
Genel Cerrahi
Genel Hekimlik
Green Light Uzmanlığı
Göğüs Cerrahisi
Göğüs Hastalıkları
Göz Hastalıkları
Halk Sağlığı
Hastalıklar ve Tedavileri
Hematoloji
Hemodializ
Hipnoz ve Hipnoterapi
Histoloji ve Embriyoloji
İmmunoloji
Jinekoloji(Kadın Hastalıkları ve Doğum)
Kalp ve Damar Cerrahisi
Kardiyoloji
Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları
Klinik Nörofizyoloji
Koruyucu Hekimlik
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Mide Hastalıkları
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji
Nefroloji
Nükleer Tıp
Nöroloji
Nöroşirurji
Onkoloji
Organ Nakli
Ortodonti
Ortopedi ve Travmatoloji
Parazitoloji
Patoloji
Pedagoji
Pediatrik Allerji
Pediatrik Kardiyoloji
Pediatrik Endokrinoloji
Pediatrik Gastroenteroloji
Pediatrik Genetik ve Teratoloji
Pediatrik Hematoloji
Pediatrik İmmünoloji
Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları
Pediatrik Nefroloji
Pediatrik Nöroloji
Pediatrik Hematoloji
Pratisyen Hekim
Psikiyatri
Psikoloji
Radyoloji
Romatoloji
Sağlık Püfleri
Spor Hekimliği
Tıbbi Biyoloji
Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji
Tıbbi Etik ve Deontoloji
Tıbbi Genetik
Tıp Eğitimi
Tüp Bebek ve Genetik
Veteriner Hekim
Yaşlılık Hekimliği
Yeni Doğan
Üroloji
Diğer