
Cerrahide Kullanılan Ameliyat İplikleri, Özellikleri ve Krome Katgüt İle Normal Katgüt Arasındaki Mukavemet Farkları Deneyleri
Özet; Bu çalışmada, absorbe olan; Katgüt (Normal, Krome), Poliglaktin (Poliglaktik Asit), Poliglokolik Asit (PGA), Polidioksanon, Polimetilen Karbonat, Poliglekapron 25 ile absorbe olmayan; İpek, Poliamid, Polipropilen, Poliester, Poliester ameliyat iplikleri ve Normal Katgüt ile Krome Katgüt arasındaki mukavemet farkları incelenmiştir.
1.Giriş
Tıp sektörü, Tekstil Endüstrisinin sunduğu geniş imkanlardan
faydalanan önemli ve hızlı gelişen alanlardan birisidir. Geniş ürün
seçimi sunabilen tekstil materyalinin, vücut içinde kullanıldığında
doku gelişimine müsait olması, çevreye uyumu, çok fonksiyonlu
karakteri, özelliklerini kaybetmeden sterilize edilebilmesi, gerekli
esneklik ve dayanımı birlikte taşıması,çeşitli materyallerle
birleşebilmesi, onu tıbbi alanda kullanılmak üzere en uygun malzeme
yapar. Ameliyat iplikleri, yara kapatım elemanları olarak tıp alanında
kullanılan diğer malzemeler içinde oldukça gelişen bir pazara sahiptir.
Yaraların onarılması için ameliyat ipliklerine alternatif olarak
sunulan zımbalar, bantlar gibi diğer yara kapatıcı malzemeler, ameliyat
iplikleri kadar yaygın bir kullanıma sahip olmamıştır. Mukherjee
(1987) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 1987 yılı itibariyle
dünya çapında yara kapatıcının pazar payı 1.000.000.000 $ civarında
olmuş ve ameliyat iplikleri bu payın %78’ni temsil etmiştir. 1998
yılında sadece Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne cerrahi
uygulamalarda kullanılmak üzere yaklaşık 65.000.000.000 TL’lık, Ege
Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne ise yaklaşık 116.000.000.000 TL’lık
ameliyat ipliği satın alınmıştır. Satın alınan ipliklerin %60’nı
absorbe olmayan ameliyat iplikleri oluşturmaktadır. Bu rakamlar aynı
hastaneye alınan genel tıbbi malzemelerin yaklaşık %25’ini teşkil
etmektedir.
2.Kaynak araştırması
2.1. Ameliyat ipliklillerinin tanımı ve kullanım amacı
Bir ameliyat ipliği, cerrahi sebepler yüzünden açılan veya tesadüfen
kesilen vucut dokularını , yaranın iyileşmesini sağlayıncaya kadar
birbirine yaklaştırmak implant edilen protezleri dokulara
birleştirmek , kanamayı veya diğer akışkan sızıntıları önlemek
amacıyla kan damarlarını veya ayrılmış boru şeklindeki yapıların
(örneğin, kanalların ) uçlarını bağlamak için kullanılan doğal veya
sentetik orjinli, steril cerrahi dikiş malzemesidir. (Anonim 1994a,
1995, Yee 1985, Rigby ve ark.1993, Mukherjee 1987, Zimmer ve ark.
1991, Thacker ve ark.1975).
Yaralı bir dokuda ameliyat ipliği kullanmanın temel amacı; doku,
mekanik destek olmadan normal gerilim kuvvetlerine karşı koymaya
yetecek mukavemete ulaşıncaya kadar yani iyileşme prosesine daha
fazla suni yaklaştırmaktır(Paez ve ark.1994, Zimmer ve arjç 1991,
Thacker ve ark. 1975, van Winkle ve Hastings 1972, Bourneve ark. 1998
Tatlıkazan1991 ).Bu noktanın ötesinde ameliyat ipliklikleri faydalı bir
amaca hizmet etmez ve tahriş ve enfeksiyon kaynağı olarak görev yapar
(Herrmann 1973).
2.2.Ameliyat ipliklerinin tarihçesi
Ameliyat iplikleri 4000 yıldan beri cerrahlar tarafından
kullanılmaktadır. (Artandi 1980 , chu 1991, Thacker ve ark. 1975).
M.Ö.2000 yıllarından kalma tıbbi yazılar, bağlamak ve dikmek amacıyla
tel ve sinir kullanıldığına dair ifadeler içermektedir(Amonim 1995).
Yaralar kapatılması için pek çok eski kültürde ilginç metodlar
denenmiştir. Örneğin, Güney Amerika Kızılderilileri, savaş
karıncalarının kafalarını bir kerpeten gibi kullanmışlardır. Grekler,
bilenmiş kemikler halinde at kuyruğunun kıllarından
faydalanmışlardır(Moy ve ark.1992).
Ameliyat ipliklerinin tarihi gelişim süreci iki döneme ayrılabilir.
İlk dönemin başlangıcı 4000 yıl öncesine dayanmaktadır. Mısır tıbbına
göre; 1862’de Edwin Smith, Thebes’de bir cerrahi papirüs bulmuştur.
M.Ö. 1600 yıllarına ait olan bu papirüs, Edwin Smith papirüs adını
almıştır. Bu papirüste; dikişten, yaya kenarlarının yaklaşımı için en
çok keten ameliyat ipliklerinin kullanıldığından, ve daha önce de
kollajen ve lif kökenli (organik) malzemelerin kullanıldığından, ayrıca
kuru bağırsak, kuru tendon, at kılı, hayvan derisi şeritleri, kadın
saçı, ağaç kabuğu liflerinin de kullanıldığından
bahsedilmiştir(Browning 1984, Artandi 1980, Goldenberg 1959, Demirhan
1985, Laufman 1977, Magilligan ve DeWeese 1974).
İlk anatomist ve büyük bir tahlilci olan Yunanlı hekim Galen (M.S.
130-201), ilk kez 1800 yıl önce İpek ve Katgüt’den bahsetmiştir(Artandi
1980. Moy 1992, demirhan 1995). 9. Asırda müslüman bir hekim olan Razi
(M.S. 864-925), karın yaralarının ameliyat ipliği olarak kullanılmasını
önermiştir. Ayrıca , müslüman Arap hekimi Zehravi(M.S. 936-1013)
pratisyen cerrahlara dikiş şekli olarak bir ipliğe geçirilen iki
iğnenin dikişi ve bunlarla ilgili olarak koyun bağırsaklarından yapılan
Katgüt ile dikiş öğretmiştir. Katgüt, koyunların bağırsak mukozasından
elde edilen bir ameliyat ipliğidir. Porta, Katgütün kullanışını 1840
yıllarında oldukça popüler hale getirmiştir.( Browning 1984).
1930’a kadar kullanılan ameliyat ipliği materyalleri genelde Katgüt ve
İpek, az miktarda Keten ve Pamuk olmuştur. Sentetik lifler, II.Dünya
Savaşı sırasında ve sonrasında 1941’de Naylon’la başlayarak kullanıma
girmiştir. Ardından Poliesterler, Polikrilonitriller, Poliefinler az
veya çok başarı ile kullanılmışlardır. Bu bölümün karakteristliği,
cerrahi operasyonlarda kullanılan liflerin o dönemde popüler hale
gelmiş lifler olmasıdır. Yani, cerrahi prosedürde kullanılması amacıyla
bir metaryal dizayn edilmemiş veya geliştirilmemiştir. Piyasada
çeşitli fiziksel ve biyolojik özelliklerde çok sayıda mevcut olan
ameliyat ipliği materyali ilk önce tekstil pazarında ortaya çıkmış daha
sonra cerrahi amaçlarla kullanılmıştır. (Artandi 1980, Babetty 1998,
Browning 1984).
3.Ameliyat İplikleri
3.1. Absorbe olan ameliyat iplikleri
Gerilme mukavemetlerini 60 günlük zaman içinde kaybeden ve bozularak
yok olan ameliyat iplikleri bu sınıfa girer.Absorbe olan ameliyat
iplikleri, Katgüt’tü çevreleyen polimorfonükleer lökositler içinde
bulunan kompleks maddeler olan proteolitik doku enzimlerinin serbest
kalması ile sindirilir veya sentetiklerde olduğu gibi,ya akciğer yada
böbrekten salgılanan doku sıvılarınca hidrolize edilirler. Enzimatik
etki ile kıyaslandığında hidralizasyon daha az doku reaksiyonuna neden
olur.(Anonim 1994a, 1995, Hermann 1973, Moy 1992, Capperauld 1989, Chu
ve ark. 1997)
Absorbe olan ameliyat ipliklerinin canlı doku içindeki davranışını
belirleyen iki özellik vardır:
- Erime oranı ve kütle kaybı,
- Gerilme
mukavemetini koruması.
Absorbe olan ameliyat ipliklerinin gerilme
mukavemetlerini kaybettikleri tamamen absorbe olduklarını göstermez.
Çünkü, bütün absorbe olan ameliyat iplikleri mukavemetlerini
kaybettikten sonra bir süre daha doku içinde kalırlar. Absorbsiyon
oranı, Çeşitli ameliyat ipliği komplikasyonları konusunda önemli
olmasına rağmen, gerilme mukavemeti kayıp oranı, iyileşme esnasında
doku yaklaşımını sürdürmenin bir garantisi olarak önemlidir. Bu
nedenle, absorbe olan ameliyat ipliği materyalinin absorbsiyon oranı,
çeşitli ameliyat ipliği komplikasyonları konusunda önemli olmasına
rağmen, gerilme mukavemet kayıp oranı, iyileşme esnasında doku
yaklaşımını sürdürmenin bir garantisi olarak önemlidir. Bu nedenle,
absorbe olan bir ameliyat ipliği materyalinin absorbsiyon oranı veya
zamanı ile gerilme mukavemeti kayıp oranı veya zamanı arasında bir
ayrım yapılmalıdır. (Herrmann 1973, Yee 1985, Moy 1992, Anonim 1995).
Günümüzde en yaygın kullanılan absorbe olan ameliyat iplikleri; Katgüt,
Poliglikolik Asit, Poliglaktin, Polidioksanon, Polimetilen Karbonat ve
Poliglekapron 25’dir.
3.1.Katgüt:
Adını eski Mısır Araplarının Kit adını verdikleri bir kemandan
almıştır. Cerrahi bağırsak olarak adlandırılan bu absorbe olan doğal
ürün,koyun bağırsağının mukoza altı gözenekli dokusundan veya sığırın
seroz zarından elde edilir. Yüzyıllardan beri kullanılmasına
rağmen,zayıf gerilme mukavemeti, vivo’da zayıf düğüm sitabiletesi ve
yüksek doku reaktivitesi yüzünden kullanımı giderek azalmaktadır.
Cerrahi Katgüt Normal ve Krome olmak üzere ikiye ayrılır. (Moy 1992,
Tatlıkazan 1991. Herrmann 1971, Anonim 1994a, 1995, Anonim 1987).
Normal Katgüt: İşlenmemiş olduğu için gerilme mukavemetini yalnızca 4-5
gün korur ve 2 hafta sonra yara emniyeti tamamen yok olur. Doku
içindeki Katgüt, vücut enzimleri tarafından hızla sindirilerek 70 gün
içinde tamamen absorbe olur. Düz katgüt, deri altı yağlı dokuların ve
hızlı iyileşen dokuların dikilmesinde kullanılır. (Moy 1992, Tatlıkazan
1991. Herrmann 1971, Anonim 1994a, 1995, Anonim 1987).
Krome Katgüt: Krome asit tuzları ile kromizasyon işlemi görmüş
Katgüt,geciken bir absorbsiyon zamanına sahip olmuştur ve düz Katgüte
göre doku reaksiyonunda bir azalma görülmüştür. Krome
Katgüt,mukavemetini 2-3 hafta korur ve absorbsiyon zamanı 90 güne
çıkar. Deri kapatıcının üst tabakalarında kullanılır. (Moy 1992,
Tatlıkazan 1991. Herrmann 1971, Anonim 1994a, 1995, Anonim 1987).
3.1.2Poliglaktin (Poliglaktik Asit):
Laktik ile glikolidin bir kopolimelidir. İçeriğini oluşturan maddeler
glikolik asit ve laktik asitten üretilmektedir. Her ikisi de doğal
metabolik maddelerdir. Bütün sentetik absorbe olan ameliyat iplikleri
gibi hidrolizle bozulur. Laktidin su itici özelliği,suyun ameliyat
ipliği flamentleri içine girmesini yavaşlatır. Böylece,enzimatik
sindirime maruz kalan doğal absorbe olan ameliyat ipekliklerine
kıyasla,vivo’da gerilme mukaveti kaybı oranı azalır. Laktidler,
hacimlidirler, mikroskop altında, filamentleri oluşturan polimer
zincirlerinin aralıklı yerleştiği görülür. Öyle ki; Gerilme
mukavemetini bir kez kaybettiği zaman ameliyat ipliği absorbsiyonu
hızlanır. Laktid ile gilikolidin birleşimi, kiritik yara iyileşmesi
esnasında dokuların emniyetli biçimde yaklaşmasına yetecek gerilme
mukavemetini koruyan bir möleküler yapı meydana getirir. Daha sonra
hızla absorbe olur. Laktik ve gilikolid asitler, vucüt içinden,
öncelikle idrar ile kendiliğinden uzaklaştırılır.(Tatlıkazan
1991,Gülgönül 1991, moy 1992, Anonim 1994a, 1995, Anonim-a).
3.1.3.Poliglikolik Asit (PGA):
1970 yılında piyasaya sürülen bu glikolik asit polimeri,gecerli ilk
sentetik absorbe olan ameliyat ipliğidir. Katğüt’e kıyasla gecikmiş
absorbsiyon ve azalmış doku reaksiyonuna ilaveten iyi gerilme ve düğüm
mukavemetlerine sahiptir. Kromik Katgüte benzer absorbsiyon ve
polyestere benzer mukavemet ve düğüm emniyeti gösterir. Moy (1992)
tarafından yapılan deneysel çalışmalarda, PGA ameliyat iplikleri 7 gün
sonra gerilme mukavemetinin % 40’ ını kaybettiği bulunmuştur. 15 gün
içinde orijinal mukavemetinin sadece %5’ine sahiptir ve 90-120 günde
tamamen çözünür. Monofilament formda iken katıdır. Bu yüzden, kullanım
kolaylığı için braid formda üretilir. Poligliklik Asit, pürüzsüz doku
geçişini ve düğüm bağlamayı temin etmek için sentetik bir kaplama olan
polikaprolat ile de kaplanabilir.(Moy 1992, Hermann 1971, Anonim
1994a).
3.1.4.Polidioksanon:
Poliester P-dioksanon’dan üretilen sentetik ameliyat ipliğidir. Absorbe
olan diğer ameliyat ipliklerine göre yaraların daha uzun süre
kapatılması amacı ile üretilmiştir. Vivo’da uzatılmış gerilme
mukavemetine sahiptir ve hidroliz yolu ile çok yavaş absorbe olur. Çok
az reaksiyon verir. Bu nedenle, yara gerilme mukavemetinin uzun sürede
kazanıldığı dokularda faydalıdır. Pürüzsüz bir yapıya sahip olması
dikişi kolaylaştırarak doku zedelenme olasılığını azaltır. Ancak
kullanımı braid sentetiklerden daha zordur. Çünkü, katıdır.( Moy 1982,
Gülgönül 1991, Tatlıkazan 1991)
3.1.5Polimetilen Karbonat:
Bu sentetik monofilament, Polidioksanon’un gerilme mukavemetini iyi
koruma özelliği ile gelişmiş kullanım özelliklerini birleştirmek için
üretilmiştir. Uzun bir zaman yara desteği sağlar. 14. günde ortalama
gerilme mukavemetinin %81’ini, 28. günde %59’nu ve 42. günde %30’nu
korur. Hidroliz ile tamamlanan absorbsiyon 180-210 gün arasında
gerçekleşir. Minimum doku reaksiyonu verir. Polidioksanon dan daha
esnektir ve rijitliği %60 daha azdır. Poliglaktin ve poliglikolik aside
göre, daha iyi ilk atışı tutma kapasitesine ve daha pürüzsüz düğüm
bağlama özelliğine sahiptir. Bu, doku yaklaşımını kolaylaştırır.(Moy
1992)
3.1.6.Poliglekaplon 25:
Bu monofilament ameliyat ipliği,kolay kullanım ve bağlama için üstün
eğilip bükülme yeteneği sunar. Doku içinde hemen hemen inerttir.
Cerrah,ameliyattan iki hafta sonra azalan yüksek bir başlangıç gerilme
mukavemeti gerektiren prosedürler için poliglekapron 25 ameliyat
ipliklerini tercih eder.(Anonim 1994a)
3.2.Absorbe Olmayan Ameliyat İplikler
Absorbe olmayan ameliyat iplikleri,cerrahi prosedürlerin
geliştirilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bunlar,mukavemetlerini 60
günden daha fazla koruyabilen ameliyat iplikleridir. Canlı dokunun
bozulma mekanizmalarına dayanan filamentli materyal olarak
tanımlanırlar. Canlı dokuda, enzimler tarafından sindirilmeye etkili
bir şekilde karşı koyarlar. Absorbe olmayan ameliyat iplikleri, kütle
kaybı olmadan fiziksel özeliklerini biraz kaybederek vücut içinde
kalırlar. Buna rağmen belli tipleri uzun bir zaman periyodunda vücut
içinde bozulur. Materyal, sindirilmek yerine kapsül içine alınmış veya
çevrilmiştir. İyileşen doku ameliyat ipliği etrafında gelişir. Bu
şekilde dokunun içine gömüldükleri zaman genellikle oldukları yerde
kalırlar. Derinin kapatılması için kullanıldıklarında iyileşme
sağlandıktan sonra alınmalıdırlar. (Anonim1995, Moy 1992, Capperauld
1989, Babetty 1998).
Absorbe olmayan ameliyat iplikleri USP tarafından 3 sınıfa ayrılmıştır.(Anonim 1980)
- İpek ve monofilament veya multifilament sentetik iplikler.
- Pamuk,keten ve üzeri kaplanmış doğal veya sentetik iplikler.
- Monofilament veya multifilament çelik tel iplikler.
1.sınıf, 2. sınıftan daha güçlüdür. 3. sınıf ise en güçlüdür. Absorbe
olmayan ameliyat ipliklerinin sınıflara ayrılma nedeni gerilme
mukavemetlerindeki farklılıklar yüzündendir.
Günümüzde en yaygın absorbe olmayan ameliyat iplikleri; İpek,Poliamid,
polipropilen, poliester ve metal ipliktir.( Hastings 1972).
3.2.1.İpek:
En yaygın kullanıma sahip ameliyat ipliğidir. Bombyx Mori ipek böceği
kozasından elde edilen doğal protein filamentlerinden elde edilir. İpek
ameliyat ipliği braid form halinde üretilmeden önce yapısında bulunan 2
protein maddesinden biri olan yapışkan özelliğe sahip serisin kısmı
uzaklaştırılır. Bu işlem,ameliyat ipliğinin niteliğini önemli ölçüde
geliştiren daha sıkı ve daha kompakt bir braid yapıya izin verir. Braid
işleminden sonra çiller boyanır,pişirilir,gerdirilir ve vaks veya
silikona daldırılarak kaplanır. İpek ameliyat iplikleri iyi kullanım
özellikleri vermesi nedeniyle genellikle braid formda üretilir. Ancak,
çok küçük çaplı ve mikrocerrahi ve göz cerrahisinde kullanılabilecek
bir ameliyat ipliği için bükümlü yapıda üretilir. Bükümlü ipek ameliyat
ipliği, hassas dokuların küçük düğümlerle birleştirilebilmesi
bakımından önemlidir. Braid ipekteki gibi yüzey işlemine maruz
bırakılmamıştır. Siyah renkli braid ipek ameliyat ipliği aksine
genellikle,beyaz renkte kullanılır. Fakat operasyon esnasında
görülmesini kolaylaştırmak için poşetinin içine az miktarda metilen
mavisi damlatılarak geçici bir renge sahip olması sağlanabilir.
İpek,yumuşaklılığı,inceliği,esnekliği,kullanım ve bağlama kolaylığı ile
aranan ameliyat ipliği malzemesidir. İpek absorbe olmayan bir ameliyat
ipliği olmasına rağmen, yaklaşık bir yılda çoğu veya tüm gerilme
mukavemetini dereceli olarak kaybeder ve genellikle iki yıldan sonra
dokuda fark edilmez. Böylece çok yavaş absorbe olan bir ameliyat ipliği
olarak davranır. Katgüt hariç herhangi bir ameliyat ipliğinden daha çok
iltihap reaksiyonuna sebep olur. Braid yapısı nedeniyle yüksek kapilar
özeliğe sahiptir ve enfeksiyona eğimli alanlarda kullanılmamaktadır.
İpek ameliyat ipliklerinin klinik avantajı düğüm emniyeti için çok az
düğüm gerektirmesidir.(Tomita ve ark. 1993, Anonim 1988b, Anonim 1994a,
1995, Moy 1992)
3.2.2.Poliamid:
Poliamid ilk sentetik ameliyat ipliğidir. Ameliyat ipliği olarak
poliamid 6 ve poliamid 6,6 kullanılmaktadır. Monofilament ve braid
olmak üzere 2 ayrı yapıda üretilir. Monofilament olarak cerrahide en
fazla kullanılan absorbe olmayan ameliyat ipliğidir. Yüksek gerilme
mukavemeti mükemel elastik özelliği, minimum doku reaksiyonu ile
tanınır. Özelikle monofilament yapıda Poliamid ameliyat ipliği
kullanmanın temel dezavantajı, yüksek hafıza özeliğidir. Bu
durum,dikişi yerinde tutması için fazladan düğüm atış sayısı (3 veya 4
) gerektirir. Bu nedenle, hafızasını azaltmak ve eğilip
bükülebilirliğini arttırmak için alkol içinde ıslatılmış olarak
sunulur. Multifilament braid Poliamid ameliyat iplikleri, biraz daha
yüksek enfeksiyon oranı yanında , daha eğilip bükülebilir ve daha kolay
kullanıma sahiptir. Ancak kapilaritesi monofilament yapıdakilere göre
daha yüksektir. Bu nedenle silikon ile kaplanarak kullanılır.(Moy 1992,
Anonim 1988c, Anonim 194a, 1995).
3.2.3.Polipropilen:
Poliprobilen, absorbe olmasına izin vermeyen veya çok az izin veren
lineer bir hidrokarbon kristalin polimerin izotaktik izomeridir.
Monofilament yapıda kullanılan yumuşak bir malzemedir. Oldukça inert
bir ameliyat ipliğidir. Doku enzimleri tarafından zayıflatılmadan
yıllarca vivo’da mukavemetini korur. Dokuya yapışmayan çok kaygan bir
yüzeye sahiptir. Yüksek pürüzsüzlüğü, düğüm emniyetini tehlikeye sokar
ve bunu gidermek için ilave atışlar gerektirir. Polipropilen ameliyat
iplikleri, bağlanmış düğüm gerilmesi altında kaldıklarında bir
dezavantaja sahiptirler: Materyal, bir çilenin diğer çileye sürtünmesi
tarafından zayıflayabilir ve parçalanabilir. Dikkatli cerrahi teknik,
çileler arası aşındıran teması minimize edecektir. (Yee 1985, Moy 1992,
Anonim 1994a, 1995, Faulkner 1996).
3.2.4.Poliester:
Poliester ameliyat iplikleri,yapısındaki aromatik zincirden dolayı,
poliamid ve polipropilen ameliyat ipliklerinden daha rijittir.
Monofilament ve multifilament formda üretilir. Braid Poliester ameliyat
iplikleri, monofilamentlerle aynı yüksek gerilme mukavemeti ve düşük
doku reaksiyonuna ilaveten, gelişmiş kullanım özellikleri ve düğüm
emniyeti sağlamak için üretilmiştir. Mevcut poliester ameliyat
iplikleri çeşitli yüzey maddeleri ile doyurulur veya kaplanır. Silikon
ve teflon ile kaplama ve emdirme,ameliyat ipliklerin dokuyu çekmesini
ve kapilar etkisini azaltmasına rağmen düğüm emniyetini azaltır.
Poliester ameliyat iplikleri,mukavemet açısından metal ameliyat
ipliklerinden sonra gelir. (Hermann 1971, yee 1985, Moy 1992, Anonim
1994a,1995 Anonim 1988d)
3.2.5.Paslanmaz Çelik Tel:
Hem monofilament hem de bükümlü yapıda üretilen paslanmaz çelik
ameliyat iplikleri, yüksek gerilme mukavemetine ve doku içinde
hareketsizliği nedeniyle düşük doku reaksiyonunana sahiptir. Dokuda
parçalanmadığı için gerilme mukavemeti kaybı çok azdır. Dezavantajları;
Kullanım zorluğu,geç parçalanması ve dokuyu kesme ihtimalidir. Çok sıkı
bağlanmışsa dokuyu çekebilir, hatta yırtabilir. Esnekliği çok düşüktür.
Paslanmaz çelik ameliyat iplikleri,başka bir metal protez implant
edildiğinde kullanılmamalıdır. Çünkü,uygun olmayan elektorilitik
reaksiyon meydana gelebilir. (Anonim 1994a, 1995 )
4.Deneyler
Deneyler başlamadan önce, çalışmada kullanılan iplikler, USP-0,
USP-1,USP-4/0 standartlarındadır.Yapılan bütün deneyler 21 C sıcaklık
ve % 50 nem ortamında gerçekleştirilmiştir. Bu ortam koşulları,
Stuttgart Tekstil Lif ve Araştırma Enstitüsü Biyomedikal
Laboratuvarı’nda tıbbi malzemeler için standart kullanılan koşullardır.
4.1.Mukavemet Deneyleri
Ameliyat ipliğinin mukavemet ölçümleri için Instron 4301 model
bilgisayarlı mukavemet test cihazı kullanılmıştır.Mukavemet deneyi
içinde,iplikler Instron mukavemet test cihazı biri hareketli diğeri
sabit olan iki çenesi arasına pnömatik olarak sıkıştırılmışlardır.
Deney şartları; çeneler arası mesafe 8 cm ve hareketli olan üst çenenin
çekme hızı 20 cm/dk olarak seçilmiştir. Çalışmada kullanılan ameliyat
ipliklerinin düğüm mukavemetinin tespit edilmesi için, düğümlü olarak
test edilecek ameliyat ipliklerinde düğümler,ipliğin ortasına gelecek
şekilde tek, basit bir düğüm formunda yani ipliğin iki ucunun birbiri
etrafında 360°’lik sarım açısı ile sarılması yoluyla oluşturulmuştur.
İpliğe düğüm atılırken uygulanan gerilim miktarı farklılıklarını
gidermek için tüm düğümler Instron Test Cihazında mekanik olarak
atılmıştır.
Buna göre, ameliyat ipliklerinin ortasına gelecek şekilde elle, gevşek
olarak bir düğüm atılmıştır. Ortasında gevşek bir düğüm bulunan
ameliyat iplikleri deney şartlarına uygun olarak Instron cihazın
çeneleri arasına sıkıştırılmıştır.
4.2.Normal Katgüt İle Krome Katgüt Arasındaki Mukavemet Farkları Deneyleri
-
USP = Amerikan standartı, ipliğin USP’sine bakılarak kaç mm çapta olduğu anlaşılır.
- Metrik = İpliğin çapının sıfırdan itibaren kaç ile başladığını belirtir.
- Boy = Ölçülen ipliğin boyu.
- Atravmatik = Uçuna iğne takılı iplik.
- Emilebilir = Vucüt içinde zamanla sindirilebilir iplik.
- Normal Katgüt = 100 yılı aşan bir süreden günümüze kadar cerrahinin tüm
branşlarında kıymetinden hiçbir şey kaybetmeden geniş kullanım alanı
bulmuş absorbable sütür materyalidir. Vucütta proteliktik enzimlerin
etkisiyle rezorbe olur. Kuzu ve inek bağırsağından elde edilen
saflaştırılmış kollegen dokudan hazırlanır.
- Krome Katgüt = Krome Katgüt, Normal Katgüt gibi kollagen dokudan
hazırlanır. Normal Katgüt’den farklı olarak Krom tuzları ile işlem
görür. Krome katgüt’ün vücütta emilme süresi Normal Katgüt’lerin iki
katından daha fazladır.
Yapılan deneyde USP-0, USP-1, USP-4/0, standartında 75 cm boyunda
metri-4, metrik-5, metrik-2 ve Normal, Krome olmak üzeri iki cins
ipliğin, düğümlü kopma mukavemetlerinin mukavemet degerleri kgf
cinsinden verilmiştir, ve krom tuzlarının mukavemete etkisi
incelenmiştir.
|
A
İplik cinsi
|
Normal Katgüt Atravmatik Emilebilir
|
Krome Katgüt Emilebilir
|
|
B
İplik çapı
|
Metrik-2
USP-4/0
|
Metrik-4
USP-0
|
Metrik-5
USP-1
|
Metrik-2
USP-4/0
|
Metrik-4
USP-0
|
Metrik-5
USP-5
|
|
Ölçümler
Tekerrür
|
0.830 kgf
0.830 kgf
0.905 kgf
0.945 kgf
0.830 kgf
|
3.040 kgf
3.010 kgf
3.065 kgf
3.355 kgf
3.350 kgf
3.330 kgf
3.200 kgf
|
4.165 kgf
4.400 kgf
4.450 kgf
3.980 kgf
4.155 kgf
4.000 kgf
4.190 kgf
|
0.825 kgf
0.830 kgf
0.895 kgf
|
2.705 kgf
3.390 kgf
3.530 kgf
|
5.180 kgf
4.490 kgf
5.145 kgf
5.020 kgf
4.335 kgf
|
Çizelge 4.2.1 Normal Katgüt ile Krome Katgüt’ün mukavemet değerleri
5.Deney Sonuçları
-
VK: Varyas kaynakları
-
SD: Serbestlik derecesi
-
KT: Kareler toplamı
-
KO: Kareler ortalaması
-
P: Olasılık
|
VK
|
SD
|
KT
|
KO
|
F
|
P
|
|
KATGÜT
|
1
|
0,302918
|
0,302918
|
5,347209
|
0,030
|
|
ÇAP
|
2
|
61,02472
|
30,51236
|
538,6137
|
0,000
|
|
KATGÜT * ÇAP
|
2
|
0,696402
|
0,348201
|
6,146557
|
0,007
|
|
HATA
|
24
|
1,359595
|
0,05665
|
|
|
|
GENEL
|
29
|
64,91105
|
|
|
|
Çizelge 5.1.Varyans analiz tablosu %CV=7.73
Yapılan istatistiki analiz sonucu çizelge 5.1'de de görüleceği üzeri
katgütün mukavemete etkisi önemli bulunmuştur (p<0.05). Çap ile
Katgüt çap interaksiyonunun mukavemete etkisi çok önemli bulunmuştur
(P<0.01).
|
|
Normal
|
Krome
|
Ortalama
|
|
Metrik-2
|
0,868±0,0241d
|
0,850±0,0225d
|
0,8613±0,0165c
|
|
Metrik-4
|
3,193±0,0583c
|
3,208±0,2549c
|
3,1975±0,0770b
|
|
Metrik-5
|
4,191±0,0679b
|
4,834±0,1758a
|
4,4592±0,1236a
|
|
Ortalama
|
2,751±0,3117b
|
2,964±0,5292a
|
|
Çizelge 5.2.Ortalamalar Tablosu
Her bir harf ayrı bir grubu göstermektedir aynı harfi taşıyan
ortalamalar istatistiki olarak aynı grupta yer almaktadır.Tukey çoklu
karşılaştırma sonuçlarına göre çizelge4.2’de görüleceği üzere katgüt
özelliği bakımından en yüksek mukavemet değeri (2,9640,5292) ile
kromede görülmüştür. Çap özelliği bakımından en yüksek değer
(4,45920,1236) ile metrik-5 te en düşük mukavemet değeri
(0,86130,0165) ile metrik-2 de görülmüştür. Katküt ve çap
interaksiyonunda ise endüşük değerler (0,8500,0225, 0,8680,0241) ile
Krome metrik-2 ile normal metrik-2 de en yüksek mukavemet değeri ise
(4,8340,1758) ile krome metrik-5 te görülmüştür.
Deney sonuçları gösterdi ki krom tuzlarının mukavemete etkisi var fakat
mukavemeti etkileyen en önemli etken iplik çapıdır. Kom tuzları
vucüttaki proteolitik enzimlere karşı dirençini artırır ve böylece
Krome Katgüt’ün vücutta emilme süresi Norma Katgüt’lerin iki katından
daha fazladır.
5.1. Krome Katgüt’teki Krom Miktarının Belirlenmesi
Katgüt’ün her 10 mg’mı için distile suyun 1 ml’sini ihtiva eden konik
bir erlen içine 0,25 gr katgüt yerleştirin. Erlenin ağzını kapatın, 37
0,5 C ‘de 24 saat beklenmesine izin verin, soğutun ve sıvıyı başka
bir kaba aktarın. Küçük bir test tüpüne 5 ml’sini transfer edin ve
difenil karbozid R’nin alkol R içindeki 10 g/l ‘lik bir solusyonunun 2
ml’sini ve seyreltik sülfirik asit R’nin 2,83 mg’nı ihtiva eden bir
solusyonun 5 ml’sini, seyreltik sülfirik asit R’nin 2 ml’sini, ve alkol
R içindeki difenil karbozid R’nin 10 g/l ‘lik bir solusyonunun 2
ml’sini kullanan aynı zamanda hazırlayan bir standarttan (1ppm krom)
daha kesif olarak renklenmez. Böylece krome katgüt üzerinde krom
miktarı belirlenir.
Kaynaklar:
-
Anonim 1994a, 1995, Rigby ve ark.1993, Mukherjee 1987, Zimmer ve ark. 1991.
- Paez ve ark.1994, Zimmer ve ark. 1991, Thacker ve ark. 1975, van Winkle ve Hastings 1972, Bourneve ark. 1998
- Herrmann 1973.
- Artandi 1980, chu 1991, Thacker ve ark. 1975.
- Anonim 1995.
- Moy ve ark.1992.
- Browning 1984, Artandi 1980, Goldenberg 1959, Demirhan 1985, Laufman 1977, Magilligan ve DeWeese 1974.
- Artandi 1980, demirhan 1995.
- Artandi 1980, Babetty 1998, Browning 1984.
- Hermann 1973, Capperauld 1989, Chu ve ark. 1997.
- Tatlıkazan 1991. Herrmann 1971, Anonim 1987.
- Tatlıkazan 1991,Gülgönül 1991.
- Moy 1982, Gülgönül 1991, Tatlıkazan 1991.
- Anonim 1980, Capperauld 1989, Babetty 1998.
- Hastings 1972,Tomita ve ark. 1993, Anonim 1988b, Anonim 1988c.
- Yee 1985, Faulkner 1996,Hermann 1971, Anonim 1988d.

|