Körlüğü tarihe karıştırabilecek gen tedavisi ilk kez insana uygulandı. Retinadaki sorunlu genler sağlıklı genlerle değiştiriliyor.
İngiliz bilimadamları, doğuştan gelen göz hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde bir operasyona imza attı. Uzmanlar, gen tedavisine dayanan yöntem sayesinde körlüğün tarihe karışmasının mümkün olabileceği müjdesini veriyor.
Doğuştan gelen göz hastalıkları dünyada milyonlarca insanı etkiliyor. Bu hastalıkların gen tedavisiyle giderilmesi için çalışan İngiliz bilimadamları bugüne dek denenmemiş bir yöntemle çığır açtı.
Zatürreeden ölümleri engellemede risk grubundakilerin aşılanması büyük önem taşıyor.
ABD' li bilim adamı Prof. Dr. David Fedson, zatürreeden ölümleri engellemek için 65 yaş üzerindekilere, diyabet, kardiyovasküler ve akciğer hastalıkları olanlar ile kronik böbrek yetmezliği bulunanlara, dalağı alınanlara ve lenfomalı hastalara zatürree aşısının mutlaka yapılması gerektiğini söyledi.
Araştırmacılar, bebeklerin mamalarına, bağırsaklardaki yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlayan bir besin maddesini ekleyerek, bebeklerdeki egzema riskinin azaltılabileceğini belirtiyorlar.
Bilim adamları, "prebiyotik" kullanımının henüz gelişmemiş olan bağışıklık sistemini desteklediğini ve alerjilerin önlenmesine yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Prebiyotikler anne sütünde doğal olarak bulunuyor.
Archives of Disease in Childhood' da yer alan çalışmada, en az bir ebeveyninde egzema, saman nezlesi veya astım olan ve yüksek risk taşıyan bebekler için, anne sütünde bulunan prebiyotiklerin esas alındığı bir formül düzenlendi.
Yapılan yeni bir araştırmayla, Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi
inflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH) olan kişilerin, özellikle karpal
tünel sendromu ve diğer sinirsel hastalıkların riskinin yüksek olduğu
açıklandı.
Brezilya' daki Ceara Federal Üniversitesi' nde nöroloji profesörü Dr.
Francisco De Assis Gondim açıklıyor: "İnflamatuvar bağırsak hastalığı
olan kişilerde, bir tür sinirsel hastalık olan ve halsizliğe, ağrıya ve
uyuşukluğa neden olan sensorimotor nöropati hastalığının görülme
riskinin altı kat daha fazla olduğunu belirledik."
Her yıl yaklaşık 2 milyon kadının gebe kaldığı Türkiye' de, doğumların beşte birinden fazlası evde gerçekleşiyor.
Türkiye Aile Planlaması Derneği tarafından yapılmış olan, "Ülkemizde Üreme Sağlığına İlişkin Durum" isimli araştırmada, Türkiye' de gebe kalma, doğum öncesi ve doğum sonrası bakım ile cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda önemli bilgilere yer veriliyor.
Ulusal gelirleri Türkiye' den daha düşük olan Çin, Vietnam, Tunus, Kolombiya ve Ukrayna gibi ülkelerde, çocuk ölüm oranları Türkiye' den daha az.
Araştırmada ayrıca, cinsel yolla bulaşan hastalıkların, Türkiye' de yayılma hızlarının giderek arttığı belirtilirken, özellikle HIV-AIDS' in, gelecek için büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiliyor.
Eğer yaygın pek çok kanser türünden korunmak istiyorsanız, ihtiyacınız olan yardım mutfağınızdan daha uzakta değil.
Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği' nin Perşembe günü düzenlenen toplantısında yer alan üç çalışmayla sebzelerin ve meyvelerin baş ve boyun kanserleri, meme kanseri, yumurtalık kanseri ve pankreas kanseri riskinin azalmasına yardımcı olduğu açıklandı.
Yapılan çalışmalardan birinde, diyete eklenen bir porsiyon sebze ve meyvenin, baş ve boyun kanserleri riskini azalttığını belirtildi. Meyve ve sebze tüketimi ne kadar fazla olursa, o kadar iyi.
Ulusal Kanser Enstitüsü' nden Neal Freedman açıklıyor: "Her 1,000 kalori için altı porsiyon sebze ve meyve tüketen kişilerde kanser riski, 1,5 porsiyon sebze ve meyve tüketenlere göre %29 daha az."