|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
 Ağrı kesiciler (analjezikler) , akut ve kronik ağrı durumlarında,
ağrının kontrolünü sağlamak amacı ile kullanılan ilaç grubudur. Ağrı
kesicilerin kullanımı çok eskiye dayanmaktadır. Ancak sürekli gelişen
tıp bilimi , günümüzde ağrı kesiciler konusunda bir çok geleneksel
bilgiyi geride bırakarak, yeni bilgilerin ve deneyimlerin ışığında yeni
görüşlere ve yeni bir anlayışa sahip olmuştur. Bu yeni yaklaşımların ve
bilgilerin hekimlere ve topluma doğru aktarılması için de yoğun
çalışmalar yürütülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bünyesinde ağrı
kesicilerin doğru kullanımını amaçlayan ve 80’li yıllarda başlayan
çalışmalar “Analjezik (ağrı kesici) Kullanım İlkeleri” adı altında
yayınlanmıştır. Bu ilkeler ağrı kesicilerin etkinliğini arttırmaya ve
oluşabilecek yan etkileri en aza indirmeye yöneliktir:
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mart 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
 Vücudun cerrahi travmaya verdiği stres yanıt ağrıdır. Küçük ya da
büyük, tüm cerrahi müdahaleler sonrasında az ya da çok ağrı
görülmektedir. Bu nedenle ameliyat sonrası ağrının tedavisi hem hasta
hem de operasyonun tam başarı sağlaması için çok önemlidir.
Tarih boyunca hem cerrahlar hem de anestezistler
ameliyat sonrası (postoperatif) ağrılara gereken önemi
gösterememişlerdir. Bunun nedeni daha çok hastalıkla ilgili tedavilerin
ön planda olmasıdır. Günümüzdeki yöntemler ile ameliyatlar sonrası ağrı
başarılı bir şekilde kontrol edilmeye başlanmıştır. Buna rağmen
uzmanlar arasındaki genel kanıya göre hastaların büyük çoğunluğu
ameliyat sonrasında yetersiz ağrı tedavisi görmektedir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
 Romatizmal hastalıklar özellikle lokomotor sistemde (kas-iskelet
sistemi) ağrı, şişlik ve hareket kısıtlaması yapan ve bazen iç
organlarda da bozukluklara sebep olabilen tıbbi hastalıklardır.
Romatizmanın 250’nin üzerinde türü vardır. Bu nedenle
“romatizma” denen, tek bir hastalık olmayıp, çeşitli “romatizmal”
hastalıklar vardır. Bir başka deyişle “romatizma” sözcüğü çok sayıda
hastalığı kapsar.
Romatizmal hastalıklarda vücuttaki doku ve organların
çoğu tutulur. Bunların en önemlileri şunlardır: eklemler, yumuşak
dokular, kaslar, tendonlar, kemikler, kalp, sinir sistemi, akciğerler,
lenf düğümleri, dalak, karaciğer, solunum sistemi, göz, böbrek, deri ve
derialtı dokusu. Bunların içinde en sık görülenler ise eklemler ve
yumuşak dokulardır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
 Spor yaralanmaları dediğimiz zaman genelde aklımıza sporu profesyonelce
yapanların yaralanması gelmektedir. Oysa spor büyük kitlelerce
rekreasyonel yani eğlence, sağlık ve vücudu zinde tutmak amacıyla
yapılmaktadır. Bu nedenle spor yaralanmaları ile ilgili bilgi sahibi
olmak herkes için önemlidir.
Spor yaralanmaları pekçok bölgeyi etkileyip ağrıya neden olabilir. Belli başlı yaralanmalar şöyledir:
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
|
Boyun, baş ve gövde arasında esnek bir köprü olup ayrıca önemli
sinirsel ve damarsal yapıları koruma görevini görür. Hareket
kabiliyetinin fazla olması darbelere ve yaralanmalara açık olmasına yol
açar.
Omurga ağrıları içinde boyun ağrıları, bel ağrılarından sonra, ikinci sırada yer alır.
Boyun ağrısı yaşam süresince en çok duyulan ağrılardan birisidir. Her 3
insandan birisinin hayatı boyunca en az 1 kez boyun ağrısı yakınması
olmaktadır.
Boyun ağrıları genellikle enseden yukarıya doğru yayılır. Bazen de omuza veya sırta vurabilir.
Her yaş grubunda karşılaşılabilen boyun ağrılarının başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir:
|
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 05 Nisan 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
Bel ağrısı modernleşen toplumlarda her geçen gün artan önemli sağlık
sorunlarından bir tanesidir. Neredeyse insanlığın varoluşu kadar eski
olan bu rahatsızlık binlerce yıldır, tanı ve tedavisi konusunda, tıp
dünyasının da en büyük uğraşı alanlarından biri olmuştur.
Bel ağrısı tüm dünya nüfusunun %80’inin hayatında en az
1 kez karşılaştığı bir rahatsızlıktır. 20 yaş üzerindeki nüfusun %14’ü
yaşamlarında en az 1 kez, 2 hafta kadar yatmayı gerektirecek şiddette,
bel ağrısı geçirmiştir. 50 yaşını aşmış kişilerin %85 kadarının ise
hayatında 1 kez mutlaka bel ağrısı çekmiş olduğu tespit edilmiştir.
Bel ağrısı neredeyse herkesin başına gelebilecek bir rahatsızlık olsa da , riski daha yüksek olan gruplar vardır.Bunlar;
|
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 05 Nisan 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
Ağrılı adet kanamasına dismenore denir. Dismenore primer (birincil) ve
sekonder (ikincil) olmak üzere ikiye ayrılır. Primer dismenore ergenlik
çağındaki genç kızların ilk adet döneminden sonraki 6-12 ay içinde ve
genellikle 20 yaşından önce başlar. Çoğunlukla jinekolojik bir
problemden kaynaklanmamaktadır.Sekonder dismenore ise spesifik bir
jinekolojik nedene bağlı olan ağrılı adettir. Adet döneminin başlaması
ile veya 20 yaşından sonra görülür.
Diğer hastalıklardan farklı olarak her ay
tekrarlayabilen dismenore, kadın hastalıkları şikayetlerinin önemli bir
bölümünü oluşturur. Erişkin kadınlarda %35-60 oranında dismenore
görülmektedir. Bu rahatsızlığın genetik faktörlerle de ilişkisi olduğu
bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda annesinde dismenore görülen genç
kızlarda bu rahatsızlığa daha sık rastlandığı saptanmıştır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
 Diş ağrısı , neredeyse her insanın hayatının bir veya birden fazla
döneminde şikayet ettiği bir rahatsızlıktır. Genel kanı, diş
ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu nedenle dayanılmaz
hale gelinceye kadar diş hekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca
yine ayni kanı nedeniyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli
yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı çeşitlerinden biridir.
Diş ağrılarının nedenlerine bakarsak;
-
Diş çürükleri ve diş abseleri
- Diş minesinin aşınması
-
Dişeti hastalıkları
-
Gömülü Dişler
-
Sinüzit gibi ağız dışı hastalıklar sıralanabilir.
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mart 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 10 Mart 2007 |
|
Başağrısı her insanın zaman zaman şikayet ettiği bir rahatsızlıktır.
Ancak baş ağrısı her zaman belirli bir nedenden veya hastalıktan
kaynaklanmıyor olabilir. Bu tür baş ağrıları için “Günlük Süreğen Baş
Ağrıları” terimi kullanılmaktadır.
Baş ağrısı şikayeti ile kliniklere başvuran kişilerden
%30-40 kadarını günlük süreğen baş ağrılı oluşturmaktadır. Pek çok
vakada bu şikayete daha önceden migren tanısı konduğu ve bu yönde
tedavi uygulandığı görülmektedir. Ancak yanlış yönlendirmeler ve
hastaların bilinçsiz çözüm arayışları nedeniyle sonuç alınamamış olması
da sıkça karşılaşılan bir durumdur.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 52 - 68 Toplam: 69 |