Farmakoloji
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cuma, 13 Nisan 2007 |
 Aspirin şüphesiz çağımızın en çok kullanılan ilaçlarından biri. Başımız ağrıdığında yutuveririz bir aspirin, geçer gider. Çantalarda taşınır, şeker gibi dağıtılır eşe, dosta. Belki de bu yüzden, kimilerince ilaç kategorisine sokulmaz bile. Şimdilerdeyse, insanlığın yaklaşık yüz yıldır aşina olduğu bu alçak gönüllü küçük hapın, birbiriyle hiç alakası olmayan bir dolu hastalığı engelleyerek, kendisinden umulandan çok daha fazla işin üstesinden gelebileceği düşünülmeye başlandı.
Asetilsalisilik asitin ait olduğu bileşikler grubu olan salisilatların en zengin kaynağı, söğüt ağacı kabukları. Bu ağacın kabuklarında bulunan salisin maddesi, vücuda girdiğinde salisilik aside dönüşüyor. Salisilik asitten elde edilen asetilsalisilik asit yani namı diğer aspirinse, yüz yılı aşkın bir süredir ağrı kesici, ateş düşürücü, iltihap önleyici özellikleri nedeniyle yaygın bir şekilde kullanılıyor. Bir yandan da. aynı ilacın yeni yararları hâlâ gün ışığına çıkmaya devam ediyor. Kanı sulandırıcı özellikleri onu kalp krizi ve felci önlemede mükemmel bir uzun süreli tedavi aracı yapıyor. Bu uzun yıllardır bilinen bir özelliği. Aspirinle ilgili yeni araştırmaların konusuysa, aspirinin kanser, Alzheimer gibi hastalıklara deva olup olmadığı.
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 13 Nisan 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Pazartesi, 02 Nisan 2007 |
 Sulfanomidler, Beta-Laktam Grubu Antibiyotikler (Penisilinler, Cefalosporinler), Tetracyclin Grubu Antibiyotikler, Aminoglycosid Grubu Antibiyotikler (Streptomycin, Gentamycin, Kanamycin, Cholorampenicol), Antibiyotiklere Rezistans, Enfeksiyon Hastalıklarında Antibiyotiklere Karşı Rezistans Görülmesi...
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 02 Nisan 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|