celikci MeRcAn
MERCAN
Asistan

Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 69
10 Mesajına Toplam 10 Kere Teşekkür Edildi
|
 |
« : 21 Mart 2007, 12:51:26 » |
|
AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI
Ağız ve diş sağlığı; sağlıklı beslenme, düzgün konuşabilme ve estetik açıdan oldukça önemli bir yere sahiptir.
Ağız ve diş sağlığı sosyal yaşamı da etkilemektedir. Ağız ve diş hastalıkları (ağız kokusu,diş çürükleri..) iletişim zorluklarına ve kişinin kendine güvensizliğine sebep olabilmektedir.
Sağlıksız diş ve dişetleri vücudun diğer organlarında da rahatsızlıklara neden olabileceği gibi, diğer organların hastalığı da ağız-diş sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir.
Ağız hijyeni ve beslenme ağız ve diş sağlığını etkileyen en önemli faktörlerdir. Bunlarla beraber bazı hastalıklar, stres, hamilelik gibi durumlar da ağız-diş sağlığını etkilemektedir.
Dişlerin yapısı Dişlerin görevi besinleri koparmak ve parçalayarak öğütmektir. Yaptıkları iş ve şekillerine göre dişler; kesici dişler, köpek dişleri, küçük azı ve büyük azılar olarak isimlendirilirler. Dişlerin ağız içinde diş etinden itibaren göründükleri kısma kron denir ve kron kısmı mine adı verilen tabaka ile kaplıdır. Kron ile kökün birleştiği kısma kole (boyun) adı verilir. Mine tabakasının hemen altında dentin adi verilen tabaka yer alır. Kron kısmının altında kalan tabakaya ise sement adı verilir. Dentin ve sementin sardığı boşluk ise dişin kanal kısmıdır ve içerisi pulpa denen doku ile doludur. Diş, sement ve çene kemiği arasında yer alan lifler ile bağlıdır ve bu şekilde ağız içinde durmaktadır.
Sıklıkla karşılaşılan ağız-diş sağlığı hastalıkları • Diş çürükleri
• Dişeti iltihaplanmaları
• Ağız kokusu
Diş çürükleri
Etkili bir şekilde temizlenmediği için, yiyecek artıkları dişler üzerlerinde ve aralarında birikerek buralarda bakteri üretirler. Bazen çok belirgin, bazen de hafif belli olan bu birikintilere bakteri plağı denir. Hızla çoğalan bakteriler, yiyecek artıkları ile beslenerek çevreye kötü kokular ve asit denen aşındırıcı bir madde yayarlar. Bakteri plağı, diş çürüklerinin ve dişeti iltihaplarının ana nedenidir.
Bakteri plağının içinde çoğalan mikroorganizmalar, karbonhidratları (şekerli gıdaları) parçalayarak asit üretirler. Bu asit, dişi küçük bir noktadan başlayarak giderek büyüyen bir şekilde çürütür. Daha ileri safhalarda iltihaplanma ve dişin çekilmesi kaçınılmaz olur. Diş kökündeki iltihaplanmalar, vücudun diğer organlarında da iltihap ve hastalıklara yol açarlar.
Dişeti iltihabı (gingivitis)
Dişeti hastalığı, dişlerin üzerinde biriken mikropların çevre dişetinde meydana getirdikleri iltihap sonucu oluşur. Dişeti hastalığının en önemli nedeni bakteriyel diş plağıdır. Bakteri plağının ürettiği diş taşı ve asitler dişeti iltihabına neden olurlar. Temizlenmeyen bakteri plağı zamanla tükürüğün çökelmesi sonucu diş taşını oluşturur. İlk olarak özellikle fırçalama sırasında dişetlerindeki kanamalarla beliren dişeti iltihaplanması, dişetinde renk, şekil bozuklukları ve sürekli kötü ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Dişeti iltihabı diş kaybının önemli bir nedenidir.
Dişeti hastalıklarının önlenmesinde en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Diş sağlığını korumak için, günlük ağız bakımı işlemleri ile bakteriyel diş plağının uzaklaştırılması gerekmektedir. Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi de aynı derecede önemlidir. Günlük ağız bakımı işlemleri diştaşı oluşumunu en az düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir. Diş fırçası, diş ipliği veya diğer temizlik araçları ile ulaşılamayan bölgelerin bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi mevcut diş plağı ve/veya diştaşının uzaklaştırılması açısından gereklidir.
Ağız kokusu (halitosis)
Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.
Bakteri plakları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.
Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.
İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. Derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.
Açlık, diyet, oruçlu olmak da ağız kokusu yapabilirler.Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır.
Ayrıca, bazı enfeksiyonlar, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, metabolizma bozuklukları da ağız kokusuna sebep olabilmektedir.
Tedavi aşamasında ilk olarak tam bir ağız muayenesi yapılmalıdır. İleri boyuta ulaşmış dişeti hastalıkları veya diş çürükleri tedavi edilmelidir. Ağız enfeksiyonları yok edilmeli gömük, sorunlu dişler çekilmelidir. İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır.
Eğer ağız ve dişlere yapılan müdahaleden sonra hala ağız kokusu şikayeti sürüyor ise diğer sebepleri de araştırmak gerekir.
Beslenme ve ağız-diş sağlığı
Dengeli bir beslenme genel sağlık için olduğu kadar, ağız-diş sağlığı için de oldukça önemli bir yere sahiptir.
Şekerli ve asitli gıdalar dişler üzerine yapışıp kalan ve kolayca temizlenemeyen maddeler oldukları için diş sağlığı için zararlı olarak nitelendirilen gıda maddelerinin başında gelirler. Bunları tamamen beslenmeden çıkarmak yerine belirli bir düzen içinde tüketmek diş sağlığını korumak için önemli yere sahiptir.
Diş sağlığı için önerilen beslenme şekli;
Şekerli, yapışkan ya da asitli gıdalar üç ana öğün içinde tüketilmelidir. Öğün aralarında şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
Öğün aralarında elma, havuç gibi sert dişleri temizleyip dişetine masaj yapacak gıdalar yenmelidir.
Şekerli, yapışkan gıda yendikten sonra dişlerin fırçalanması mümkün değilse ağız su ile çalkalanmalı ya da bir bardak su içilmelidir.
Vücudumuzun temel yapı taşını oluşturan proteinler dişlerin gelişimi ve sağlığı açısından mutlaka tüketilmesi gereken gıda maddeleridir.
Yüksek protein içeriğinin yanı sıra diş sağlığındaki önemi açısından peynir özellikle şekerli gıda tüketimi sonrası tavsiye edilen bir besindir.
Yer fıstığı da içeriğindeki fosfat nedeniyle çerez türü yiyecekler arasında diş dostu olarak nitelendirilen bir besindir.
Sert ve kabuklu yiyeceklerin dişlerle kırılmaması gerekir.
Hamilelik ve ağız-diş sağlığı
Hamilelik sırasında ağız-diş sağlığında bazı değişiklikler olabilmektedir. En önemli değişiklik gebelik hormonlarının (östrojen ,progesteron) düzeylerindeki artıştır ve bu durum da dişler üzerindeki plak birikiminin artması ile ilişkilidir. Hamilelik döneminde dişlerin bu şekilde etkilenmesinin birtakım nedenleri vardır. Bu dönemde tatlıya, aburcubura aşırı istek belirir ve bunlar yendikten sonra diş fırçalama ihmal edilir .İlk aylarda görülen kusmalardan sonra gebe ağız bakımına yeterince özen göstermeyebilir. Gebelik hormonlarının (östojen, progertron) etkisi ile dişetleri daha çabuk kanayan anne, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. İşte bu nedenlerden ötürü bu dönemde diş sağlığına daha özen göstermek gerekir.
Eğer bakteri plağı uzaklaştırılmazsa dişeti iltihabına neden olur. Bu durumda dişeti kırmızı, hassas ve kanamalıdır. Daha çok 2. üç aylık dönemde hamile kadınların çoğunluğu bu durumdan farklı şekilde etkilenebilir. Eğer iltihap hamilelikten önce de mevcutsa hamilelik sırasında şiddeti artabilir ve tedavi edilmezse ilerleyebilir. Hamile kadınlarda aynı zamanda hamilelik tümörü geliştirme riski de vardır. Genellikle kendi haline bırakılmakla beraber, hastaya rahatsızlık veriyorsa veya çiğneme, fırçalama ve diğer ağız bakımı işlemlerini engelliyorsa diş hekimi tarafından alınmalıdır.
Dişeti iltihabı dişlerin etkin olarak bakımı ve temizlenmesi ile önlenebilir. Her gün en az iki kez, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır. Mümkün olmayan durumlarda ağız bol su ile çalkalanmalıdır. Her gün tüm dişlerde diş ipliği ile temizlik işlemi de yapılmalıdır. Dengeli beslenme ile birlikte C ve B12 vitamin destekleri de ağız sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir. Dişhekimine daha sıklıkla gidilmesi de etkin plak kontrolünü sağlayarak iltihap gelişimini önler. Plak kontrolünün sağlanması aynı zamanda dişeti irritasyonunu ve hamilelik tümörlerinin oluşma riskini de azaltır.
Ağız diş temizliği Sağlıklı dişlerin ilk ve en temel koşulu etkili ve düzenli bir şekilde temizliğini yapmaktır. Diş temizliğinde ve bakteri plaklarını diş yüzeyinden uzaklaştırmada en etkili,en gerekli ve en kolay uygulama diş fırçalamaktır. Bununla beraber dişipi, arayüz fırçaları ve gargara kullanılabilir. Ayrıca şekersiz cikletler yemek aralarında çiğnenebilir. Tükürük vücudun diş çürüğüne karşı kendi koruyucusudur ve çürük etkisini ortadan kaldırıcı etkiye sahiptir. Şekersiz cikletler tükürük salgılanımını arttırır.
Diş fırçalama
Mekanik temizlik olarak adlandırılan bu işlem diş temizliği için en gerekli işlemdir. Fırçalama günde en az iki defa yapılmalıdır, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler en az iki buçuk dakika fırçalanmalıdır. Özellikle akşam yatmadan önce dişler mutlaka fırçalanmalıdır.
İyi bir diş fırçası düz, orta sert, sık ve uçları yuvarlatılmış naylon kıllardan üretilmiş olmalıdır. Diş fırçasının ortalama ömrü 3 aydır. Eskiyen fırçalar dişleri tam olarak temizleyemezler, ayrıca dişetlerine de zarar verirler. Bu yüzden, eskiyen fırçaların fazla zaman geçirmeden yenisiyle değiştirilmesi gerekir.
Diş macunu PH değeri nötr olan diş macunları tavsiye edilebilir. Floridli diş macunları, diş çürümelerinin önlenmesinde ve yapısının sağlamlaşmasında etkin olabilir.
Diş ve dişetine zarar vermeden plak temizliğini sağlayan her türlü fırçalama iyidir.
Diş dişeti birleşimine 45 derecelik eğimle yerleştirilerek dairesel ve titreşim hareketleri ile yapılan fırçalama en iyi tekniktir. Dişlerin, sağ üstten başlanarak sol üst, sol alt ve sağ alt sırasına göre önce ön, sonra arka yüzleri fırçalanmalıdır.
Diş ipi kullanma
Diş fırçası dişlerin birbirine bakan ara yüzlerini tam olarak temizlemede yeterli olmayabilir. Diş aralarındaki bu bölgeler tam temizlenemediği için çürük ve dişeti hastalıkları çoğunlukla iki diş arasında başlar. Bu yüzden ara yüz temizliği ayrı bir önem taşır. Diş ipi diş fırçasının tam temizleyemediği diş ara yüzeylerini temizlemekte kullanılır. Diş ipi, fırçalamadan önce kullanılırsa, diş macunun içindeki florür ve köpürtücüler, temizlenmiş yüzeylere daha iyi nüfuz edecektir.
Arayüz fırçaları
Dişetlerinin çok çekildiği ve köklerin açığa çıktığı durumlarda diş köklerinin birbirine bakan yüzleri çoğunlukla içbükey tarzında olduğu için, gerek kürdan gerekse tek demetli fırçalar, bu bölgelerin temizliğinde yetersiz kalabilirler. Ayrıca ortodontik aparey kullanan kişilerde tellerin ve braketlerin aralarını normal fırça ile temizlemek çok zordur. Normalden daha büyüktür ve diş araları ile köprü altlarını temizlemekte kullanılır.
Ağız gargaraları
Gargaralar içerdikleri antiseptik özellik nedeniyle, ağızda mevcut bakteri sayısını azaltır ve buna bağlı olarak ağız kokusunu ortadan kaldırarak hastalığın belirtilerini saklar, varolan hastalık yavaş yavaş ilerlemeye devam eder. Yemeklerden sonra ağzı bu gargaralarla çalkalamak, bir miktar yemek artığını temizler ve ağıza hoş bir koku verir. Gargaralar diş fırçalama ile beraber olmalıdır. Ağız gargaraları dişler üzerindeki bakteri plağını temizlemez ve fırçalamanın yerini tutmazlar.
Özetle sağlıklı dişler için; Günde en az iki defa, mümkünse her yemekten sonra en az iki buçuk dakika dişler fırçalanmalıdır. Floridli macunlar tercih edilmelidir. Diş ipi ve arayüz fırçalarıyla diş fırçasının ulaşamadığı yüzeyler etkin bir biçimde temizlenmelidir. Şekerli ve asitli gıdalar dişler üzerine yapışıp kalan ve kolayca temizlenemeyen maddeler oldukları için tüketimine dikkat etmek ve ardından hemen dişleri fırçalamak gerekir. Yemeklerden sonra fırçalamanın mümkün olmadığı durumlarda ağız bol su ile çalkalanmalıdır. Yemekler, özellikle şekerli besinler yendikten hemen sonra bir parça peynir yenmelidir. Kabuklu ve sert yiyecekler dişler aracılığı ile kırılmamalıdır. En az altı ayda bir, dişhekimine kontrole gidilmesi gerekir. Yemek aralarında şekersiz cikletler çiğnenebilir. Ciklet, vücudun diş çürüğüne karşı kendi koruyucusu olan tükrüğün salgılanımını arttırır.
|