|
Konu Başlığı: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: m can ugur üzerinde 29 Eylül 2007, 21:53:58 Bu mesajı NTV'nin forumunda okumuştum bir zamanlar.sizlerle paylaşıyorum:
Bir doktorla evli doktor olmayan bir eşin serzenişi: Ben tıp okumadım, iyi ki de okumamışım. Türkiye'nin baba bir üniversitesinin eşek bağlasan geçer denilen bir bölümünde, çimlere ve boğaza karşı işletme okudum. En zorlu zamanım, altı günde yedi finale girdiğim son dönem oldu, uykusuz kaldım, sonra bitti gitti. Bizim endüstriciler, inşaatçılar, makineciler, bilgisayarcılar vardı. Bilgisayarcılar bir hafta proje kasar uyumazlardı. Endüstriciler triple, integrallerle kafayı çizerlerken, inşaatçıları ve makinecileri bitiren dinamikti. Hepsi çalıştı, çabaladı, sabahladı. Sonra onlarınki de bitti gitti. Ama onun ki bitmedi. Biz mezun olup keplerimizi havaya fırlattığımızda, o hala kafam kadar İngilizce pediatri kitaplarıyla boğuşuyordu. Dâhiliye stajlarında, geceleri, yüzüne sıçramış kanı bile silemeden, hacettepe hastanenin bir köşesinde, kahve ve sigara eşliğinde kendine gelmeye çalışıyordu. Ortalama iki ayda bir görüşüyorduk. Bazen üç dört aya çıkıyordu süre. Ben işe başladım, telefonla aradığımda geceleri, o ya yurdun çalışma salonunda ya da hastanenin kantininde oluyordu. Ya binlerce sayfa notla uğraşıyor, ya da yoğun bakımdaki hastaların başında oluyordu. Sonraki iki sene böyle geçti. Ben üniversiteme bayılmazdım, ama mezuniyet töreninde yine de kepimi fırlattım. O kendi törenine gitmedi, altı sene ebemi bellediler dedi, sevinecek hiçbir şeyim yok. Ben mezun olduğum gün, sözleşmemi imzalamıştım. O mezun olduğunda bir işi yoktu. Dahası bir diploması da yoktu. Sağlık Bakanlığı diplomasına el koymuştu. Ya TUS'u kazanacak ya da zorunlu hizmete gidecekti. Benim arkadaşlarım -yani mühendisler, avukatlar, işletmeciler- üniversitede, hadi bilemedin üniversiteyi bitirdiklerinde nişanlandılar, işlerini yoluna koyup yuvalarını kurdular. Bir doktorla birlikteyseniz böyle bir şansınız yoktur. Çünkü üniversite bittiğinde aslında hiç bir şey bitmez. Söylediği gibi, sevinecek bir şeyiniz Yoktur. Mezun oldu ve aylarca ders çalıştı. Sonra TUS'a girdi, olmadı. Zorunlu hizmet kurasında Kars'ı çekti, doğunun Paris'i Kars. Doğuya gitmekle sorunu olan bir insan değildi zaten, gitti. Doğu nedir bilir misiniz? Ben bilmem, ama o anlattı. Doğu, hiç bir aletinizin olmadığı hastanelerde tanı koyabilmek için insanüstü çaba sarf etmektir. Gerekli araçlar olmadan hastanızı iyileştirmeye çalışmaktır. Doğu, devletin ambulanslara benzin koymadığı ve sevki gerçekleştirmek için hasta yakınlarından ambulansa benzin almasını beklediğiniz yerdir. Hasta yakınlarının parası yoksa doktorun üzerine yürümesidir. Doğu, aşı yapmak için jilet gibi kayalara tırmanmak, dağ köylerine çıkmak, sonra da aşı yaptığınız çocukların ailelerinden azar yemektir. Doğu, devletin götürmediği her türlü hizmetin sorumlusu olmaktır. Halkın gözünde devlet olmaktır, devletin beceremediği her şeyin müsebbibi olmaktır. Döndüğünde TUS'u kazanmıştı, üniversite hastanesinde uzmanlığa başladı. Evlendik. Haftada iki gece penceresi olmayan, buz gibi bir laboratuarda nöbet tutuyordu. Buz gibiydi, çünkü yan depodaki ilaçlar bozulmasın diye soğutuluyordu bütün bölüm. Yazın sıcağında, o, tepesinden esen rüzgârla hasta oluyordu. Gecenin bir yarısı gelen kanlara bakıyordu, esrar aldıklarından şüphelenilen ve yaka paça getirilen askerlerin idrarlarına. Zırıl zırıl çalan telefonlara koşuyordu, zehirlenenlerle, intihar edenlere boğuşuyordu. O benim eşim. Haftada iki gece görmediğim, haftada iki gece nöbet tutan, ve sonra ertesi gün hiç bir şey olmamış gibi işine devam etmesi beklenen eşim. Nöbet tuttuğu saat başına 1 YTL 66 kuruş alıyor. Evliliğimizin ilk yılları, onun hayatının en güzel yıllarında yaşadığı travmayı atlatmasına yardım etmekle geçti, yaraları sarmakla. Biz 300 sayfalık kitaptan korkarken, o mezun olduğunda 15000 sayfa notu çöp torbalarına doldurup atmıştı. Geri kalan kitaplar şu an üç kütüphaneyi doldurmuş şekilde evde duruyor. Bu sene uzmanlığını alacak. Devlet uzmanlık diplomasına el koyacak, çünkü bir daha zorunlu hizmete gitmesi gerekiyor. Uzman olarak çalışmaya başladığı zaman maaşı düşecek. Ondan sonra askere gidecek ve orada nöbet tutmaya devam edecek. Sonra gelecek, 35 yaşında, hayatı yarılamış bir insan olarak, geri kalan yıllarını huzur içinde geçirmesi umulacak. Benim eşim bunu yapmayacak, çünkü uzman olduğu gün doktorluktan istifa ediyor. Hayatının 11 senesini bu işe adadı ve istifa ediyor, çünkü artık acı çekmenin anlamsız olduğuna karar verdi. Böylece, Türkiye bir kendini tanrı sanan cibilliyetsiz bir doktordan kurtulmuş olacak, bayram edebilirsiniz. İstifa ediyor, çünkü evlendiğimizin haftası eve tüp takmaya gelen usta sen doktor olmuşsun ama ben senden daha fazla kazanıyorum, keyfim de tıkırında dedi ona. İstifa ediyor, çünkü ondan 150 puan daha düşük alan insanlar hayatlarını yoluna koydular, evlerini aldılar, çocukları 3-5 yaşına geldi. İstifa ediyor, çünkü erken ölmesinden korktuğumu biliyor. Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: fikret Dirilenoglu üzerinde 29 Eylül 2007, 22:20:23 Ooof!! Gerçekten çok etkileyici bi yazı..Doktorların alnının teriyle kazandığı para, kuruşuna kadar helal, az bile. ... İşte doktor olmak isteyenlerin maddiyattan çook daha önemli değerlere yaşamını adayarak, bu yola baş koyması gerektiğinin en güzel örneklerinden biri! :nono:
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: i.h. kılıç üzerinde 29 Eylül 2007, 23:14:48 of içim karardı ya
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: Fikret Poyraz üzerinde 01 Ekim 2007, 19:01:40 leymmm bu ne beni neden üzüosun zaten zor alıstırdım kendimi olsun bende 40 yasında gezerim hehe
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: r r s üzerinde 01 Ekim 2007, 21:26:15 yuh ya içimi kararttı nerdeyse okulu bırakacaktım ya.
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: isa an üzerinde 03 Ekim 2007, 22:49:34 Gerçekten çok etkileyici bir yazı ,doktorların para için değilde toplum için doktor olduğu unutulmamalıdır.
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: selim taşkın üzerinde 06 Aralık 2007, 19:16:53 :clap: :clap: :clap: hoş bi yazı cidden
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: mustafa kul üzerinde 06 Aralık 2007, 19:59:03 ben bırakmıştım zaten sağlık olsun xxdeathx
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: Crazy Shark üzerinde 06 Aralık 2007, 23:28:40 bitti..buraya kadar..
bu sene geçer, sonraki sene de keyfine kalır öss'ye hazırlanırım...adam gibi bi big. müh bulur giderim ben burdan... manyaklık konusunda ciddi endişelerim vardı zaten, tam oldu... Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: Yeliz Hınık üzerinde 17 Ocak 2008, 13:44:44 durum bu kadar mı vahimm :nono: :nono: :'( :'(
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: mıstafa kıl balta üzerinde 03 Haziran 2008, 10:14:22 her oyunun bir kuralı her dansın bi figürü vardır.( heytt beaa lafa bak )..dolayısıylan tıba yeni başladıgında maçası yemeyen arkadaşlar erkenden ayrılıyolar.ama bu kardeşim yüzmüş kuyruguna gelmiş bi tüpçünün sözüyle mesleği birakıyor.kendını bulmak için bunca yol neden dırsek çürüttün be kardeşim yazık sana ve sabırla senı bekleyen eşine.şimdi git marmarıste bir ay tatil yap kendıne gel ve bi hastanede işine başla .memleket sana çok masraf etti yurdum ınsanı senden hizmet bekliyor. dip not:sen sevıyosun bu mesleği.sevmesen feriştahı sana okutamazdı tıbbı biliyorum.bunalım yapma heyecan yap devam et..:)
Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: DoktorTR Sitesi üzerinde 09 Haziran 2008, 19:55:12 seviyorsun bea 2-3 sene sonra.. Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: mavi azra kaya üzerinde 11 Haziran 2008, 05:16:48 turkiyede bi universiteyi biraktim bolumum daha dusuktu ama seviyordum yine de en azindan hastane de calisma sansim wardi.kader diyelim biraktim yurt disindayim ve tip okuyorum ve hala 2. siniftayim.turkiyedeki bi tipcidan cok daha zor sartlar altindayim diyebilirim.turkce disinda 3 dil daha bilmek zorundayim.pardon 4 ::) saat sabahin besi ve ben hala calismak zorundayim.turkiyenin dogusu demis bide buranin acil servisini gorseniz acaba turkiyenin dogusu bu kadar urkutucu olurmu.3 yil once dondum turkiyeden ve cok mutluyum yine de yardim edebilecegim insanlar war cunku.turkiye cok doktor yetistirdi ve cogu da cok ii ama burasi icin ayni seyi soyleyemem.keske doktorlar bukadar korkmasa devlet bukadar uzak kalmasa da dogu zorunlu gorev olmaktan ciksa.
pc: sanirim evde kaldim ::) saclarima ak dustu bile::) Konu Başlığı: Ynt: Bir doktor eşinin mesajı... Gönderen: Sedat ÇARKIT üzerinde 12 Haziran 2008, 15:13:30 İşte Türkiye gerçeklerinden bir tanesi daha bugün liseden mezun olduktan sonra altı ay eğitim alıp uzman çavuş olan bir askerle en az on yılını gecesini gündüzüne katıp uzmanlığını alan bir doktor aynı maaşı alıyor. Bu adaletsizlikler devam ettiği ve bizler buna sessiz kaldığımız sürece gerek doktorlar olarak gerekse ülke olarak bir yerlere varmamız için büyük fedakarlıklar yapmamız gerekecek. :boat:
Powered by SMF 1.1.1 |
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com |