Medicine Cube - Tıp Forumu

Tıp Özel => Tıp Fakültesinde Okumak.. => Konuyu başlatan: HaYTo KoRaZ üzerinde 15 Mart 2007, 18:34:11



Konu Başlığı: Kadın doktorun kadın olmaktan kaynaklı sorunlarını birkaç başlık altında........
Gönderen: HaYTo KoRaZ üzerinde 15 Mart 2007, 18:34:11
Her 8 martta, Amerikalı kadın işçilerin yıllar önceki hak mücadelesi anılır; 8 martın tarihçesi anlatılır. Çoğu kez onları anmaktan kendi sorunlarımızı dile getirmeye fırsat kalmaz. Bu kez, fabrika işçisi kadınların sorunlarını unutmamakla birlikte önce kendi halimizi ele alalım dedim.  Kadın doktorların durumu nedir, kadın olmaktan kaynaklı sorunları nelerdir, tıpta cinsiyete dayalı ayrımcılık var mıdır? Bu yazıda bu soruların tümünün cevaplarını bulmak mümkün değilse de soruları sorabilmek bile önemli diye düşünüyorum. Çünkü birçok  erkek ve az sayıda kadın meslektaşım için "Bilimde ayrımcılık olmaz, hele tıpta hiç olmaz"  düşüncesinin geçerli olduğunu hayat tecrübem gösterdi.

Kadın doktorun kadın olmaktan kaynaklı sorunlarını birkaç başlık altında toplamaya çalışırsak;

1. Meslek seçiminde karşılaştığı engeller: Dünyada ve ülkemizde kadın nüfusun eğitim düzeyi erkek nüfustan daha düşüktür. Bizler, az sayıdaki yüksek öğrenimli kadınlardanız. Hemcinslerimiz arasından sıyrılıp yüksek prestijli ve yüksek gelirli olduğu varsayılan bir mesleğin eğitimini alabilmişiz. Araştırmalar kadın doktorların çoğunun meslek seçimini isteyerek ve aile desteği alarak yaptığını göstermektedir. Ama hangimizin en az bir akrabası  "Kızcağız ağır bir eğitimi olan zor bir meslek seçiyor. Yazık, yarın evlenmeye/ çocuk doğurmaya vakit bulamayacak. Hem öyle kanlı-yaralı işler kadınlara uygun değil." gibi bir uyarıda bulunmamıştır.

2. Tıp eğitimi sırasında karşılaştığı sorunlar: İşte istediğiniz fakülteyi kazanmışsınızdır, hem de ne emekler vererek. İlk gün sınıfa girersiniz ki, lisedeki yaklaşık eşit cinsiyet dağılımı bozulmuştur. Ortalama 1/3'ün içindeyseniz, şanslısınız; oran yerel olarak daha da düşebiliyor. Stajlarda gruptaki tek kız olmanın yarattığı duyguyu belki çoğumuz bilince çıkartmadık, belki farkında bile olmadık (ne de olsa inşaat ve maden mühendisliği gibi kadınların daha az görüldüğü alanlara oranla iyi durumdayız). Ama bir azınlık psikolojisi yaşadığımız muhakkak. Bunu çoğumuz gurur verici bir duygu olarak hatırlıyoruz belki de.

3. Mecburi hizmet sırasında karşılaştığı sorunlar: Mesleğin özellikle ilk yılları hastalara doktor bey veya hemşire hanım olmadığınıza ikna çabalarıyla geçer. Çalıştığınız köy veya kasabada sağlık ocağına görücüye gelenler bir hanım kızın böyle küçük bir yerde tek başına olmasının sakıncalarını düşünür. Giyim kuşamınız, arkadaşlarınız, gece eve kaçta döndüğünüz ahali ve amirler tarafından izlenmektedir. "Sorumlu hekimliği" tüm sorumluluğunuzla yerine getiriyorken neden bir doktor beyin ocağınıza atanmasından sonra görevden alındığınızı  anlayamazsınız. Amirlerinize sorduğunuzda ise bir erkek doktorun köy yerinde daha "uygun" olduğu gibi bir açıklamadan fazlası yoktur.

4.  Uzmanlık dalı seçiminde karşılaştığı sorunlar: En cinsiyet-nötr doktor bile uzmanlıktaki ayrımcılığın farkındadır diye düşünüyorum. Bazı dallarda kadın doktor tercih edilmez. Nedenleri; genel olarak bazı hocaların "Evlenir, çocuk doğurur, işini aksatır" varsayımları, bazı dalların kadının fiziksel gücüne uygun bulunmaması (ortopedi, nöroşirurji), erkek hastanın kültürel nedenlerle kadın doktoru tercih etmeyeceği (üroloji) gibi özetlenebilir. Cerrahi dallar yazılı olmayan kurallara göre kadınlara kapalıdır. Kadınlara kapatılmış olan bu dalların statü ve kazanç açısından daha üst seviyede olduğu söyleyebiliriz. TUS sorunu çözebildi mi diye bakacak olursak, tıp eğitimi sırasında azınlık olmaktan gurur duyabilen kadınların hele de aile sorumlulukları başladıktan sonra uzmanlık dalı seçiminde aynı şekilde düşünmediklerini görüyoruz. Kendi ülkemizden rakamlar vermeyi çok isterdim ama sorunun varlığı kabul görmemişken sorun üzerine yapılan araştırmalar da son derece sınırlı. Bu yüzden İngiltere ile idare etmek zorundayız.

4. Kadın uzman doktorların uzmanlık dalına göre dağılımı (Firth-Cozens 1991) Çocuk psikiyatrisi  %37, Anestezi % 19, Genel psikiyatri  %17, Kardiyoloji   %7, Genel cerrahi   %0.6

Kadın doktor annelik özelliğinden dolayı çocuk psikiyatrisine yakıştırılırken, aynı kadınsı avantajı el becerisi olarak da taşıdığı halde cerrahiye yakıştırılmamaktadır. Yukarıdaki kardiyolojinin %7'sinin de  en az %2'sinin aslında kalp cerrahı olmak istediğini varsaymakta yanılıyor muyum?

5. Eş ve çocuk sorumlulukları nedeniyle karşılaştığı sorunlar: Bu bölümde iki kadın doktorun bir araştırmacıya verdiği yanıtlardan yapacağım alıntıların yeterli olduğunu düşünüyorum; iki rakamını on binlerle çarpmanız koşuluyla.

"Acil durumda gece doğuma geliyorum, çocuk yalnız kalıyor"

"Çocuğu evde hasta bırakıp başka hastalara bakarken, neden kendi çocuğuma ben bakmıyorum diye vicdan azabı çekiyorum. Çocuğumla oynarken neden ilmi bir dergi okumuyorum diye huzursuzum."

6. Cinsel taciz: Bu yazıda ele almayı düşündüğüm ama kendi dertlerimizden fırsat bulamadığım hemşire yoldaşlara değinmenin tam sırası. Kadın doktorların yaşları ve statüleri arttıkça daha az maruz kaldıkları ama hemşirelerin psikolojisini belki "meslek hastalığı" diyebileceğimiz kadar sık ve yoğun biçimde etkileyen cinsel taciz, alandaki yaygınlığını  bilmemize birlikte en suskun kaldığımız konulardan biridir. Çoğu kez güçlü olandan geldiği için ses çıkartamadığımız, önce kendimizi suçladığımız, dile getirmekten utandığımız hatta tanımlayamadığımız bir mesele. Cinsel taciz uygulayıcıları erkek doktor, hasta yakınları, erkek yöneticiler, yardımcı sağlık personeli olabiliyor. Deneyimler, başa çıkmanın en iyi yolunun aynı durumu yaşadığını tahmin ettiğiniz kişilerle paylaşmak ve ortak tavır almak olduğunu gösteriyor. Servis hemşireleri, kadın asistanlar ve sekreterlerin güç birliği yaparak bölüm şefi için soruşturma açtırabildiği örnekler mevcut.

Kadın hareketinin sağladığı tüm gelişmeler önce problemin adını koymakla başlıyor. Tanımlamadığınız bir problemi çözmek için de uğraşamazsınız. Biz kadın doktorlar, kişisel hayatlarımız içinde çözüm yolları bulabildiğimiz oranda meslekte başarı gösteriyoruz. Peki, "Sağlık sektöründeki kadınların sorunlarını kamusal alana  çıkarıp toplu çözümler bulmak mümkün mü?" sorusuyla bitirmek istiyordum ama dertlerimizden bu kadar bahsedince canım sıkıldı. Hayatımızın güzel yanlarına haksızlık ettiğim duygusuna kapıldım.

 Güzellikleri çoğaltmak için bu 8 martta  bir bebeği aşılarken, uluslararası bir kongrede araştırma sonuçlarınızı açıklarken, amfide birinci   sınıflara ders anlatırken, resusitasyon sonrası hastanız geri döndüğünde kendinizi kutlarken, laboratuarınızda mikroskop başındayken, iyileşen hastanız elinde beş yumurtayla teşekkür etmeye gelmişken, ameliyathaneden kan-ter içinde çıkıp hasta yakınlarına iyi haberi verirken ve tabip odası bültenini okurken bir an durup birbirimizi ve başardıklarımızı düşünelim diyorum. Yalnız değiliz ve iyi şeyler yapıyoruz. Eminim hepimizin gözlerinde aynı pırıltı olacak.


Konu Başlığı: Ynt: Kadın doktorun kadın olmaktan kaynaklı sorunlarını birkaç başlık altında...
Gönderen: fikret Dirilenoglu üzerinde 16 Mart 2007, 00:16:30
uyumadan önce merak ettm bi tıklıym dedm de.. uznmş birz, ama gzel bi yazıya benziyo yarn devm etçem ..  :) tşkkrler paylaşm içn..


Konu Başlığı: Ynt: Kadın doktorun kadın olmaktan kaynaklı sorunlarını birkaç başlık altında........
Gönderen: yasemin delice üzerinde 23 Mart 2007, 16:59:32
burada yazılanlar içimi acıttı doğrusu, gerçi bildiğimiz şeylerdi ama toplu halde görmek daha bi dikkat çekici oldu. ama vazgeçmeye hiçbirimizin niyetinin olduğunu sanmıyorum.hepimiz her ne kadar bazı dallara girmemiz engellenmeye çalışılsa da elimizden geleni yapıcaz. en azından ben kendi adıma eminim. tıp yazarken de bu sorunları tek tek serdiler önüme ama bu dünyada herkesin özel bir vazifesi vardır: benimki de buydu. bu yüzden zorluklara göğüs gerebilirim bu gücü kendimde görüyorum.  ;) başkalarının da dikkatini çekecek bi yazı olmuş saol.


Konu Başlığı: Ynt: Kadın doktorun kadın olmaktan kaynaklı sorunlarını birkaç başlık altında...
Gönderen: i.h. kılıç üzerinde 13 Ağustos 2007, 00:05:43
''bu dünyada herkesin özel bir vazifesi vardır: benimki de buydu.''
 :clap: