|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 24 Mart 2007 |
 Yaşlılarda sıvı kayıpları ile bu kayıpların yol açtığı sağlık sorunlarının diğer yaş grubundaki kişilere göre daha yüksek olduğu belirtildi. Yazılı bir açıklama yapan Sağlık Bakanlığı; 65 yaş üstü kişilerin günlük sıvı tüketimini artırmalarını ve günde 8-10 su bardağı sıvı tüketmelerini önerdi. Sigara, alkol, aşırı çay ve kahve tüketiminin özellikle de yaşlılar için sağlık sorunlarına davetiye çıkardığına dikkat çekilen açıklamada; ıhlamur, taze sıkılmış meyve suyu, ayran ve çorbanın yaşlı bireyler için uygun içecekler olduğu kaydedildi. Bakanlık, ayrıca 65 yaş üstünde yoğun olarak görülen, beyin kanamaları ve ölümlere yol açan yüksek tansiyondan korunmak için günlük tuz tüketiminin kısıtlanması gerektiğini de vurguladı.
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 24 Mart 2007 )
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Cumartesi, 24 Mart 2007 |
 Gebelerde sık rastlanılan bacak krampları, serum kalsiyumunun azalmasından ve fosforun artmasından kaynaklanıyor. Kramplara karşı tedavide, fosfor içeren gıdaların azaltılıp kalsiyum alımının artırılması gerektiğini belirten Op. Dr. Özer Kutlu, hamilelere şu tavsiyelerde bulunuyor: "Geceleri uykudan uyandırabilen kramplar için kalsiyum içeren ilaçlar önerilebilir. Ayrıca fosforu tutan mide şuruplarının yemeklerden önce içilmesi ile fosfor emilimi azaltılabilir. Masajlar, lokal ısıtma ve germe gibi hareketlerin de faydası olabilir. Yürürken veya gerinirken başparmaklarınızı ileri doğru uzatmayın. Bu, bacak arkasında şiddetli krampları uyarabilen bir harekettir. Geceleri yan yatın."
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 24 Mart 2007 )
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Perşembe, 22 Mart 2007 |

"Biyomalzeme bilimi"nde, biyolojik sistemlerle etkileştiğinde uyum sağlayabilecek yeni malzemelerin geliştirilmesi için yoğun çaba harcanmakta. Biyomalzemeler, insan vücudundaki canlı dokuların işlevlerini yerine getirmek ya da desteklemek amacıyla kullanılan doğal ya da sentetik malzemeler olup, sürekli olarak veya belli aralıklarla vücut akışkanlarıyla (örneğin kan) temas ederler. Bilimsel anlamda yeni bir alan olmasına karşın, uygulama açısından biyomalzeme kullanımı tarihin çok eski zamanlarına kadar uzanmakta. Mısır mumyalarında bulunan yapay göz, burun ve dişler bunun en güzel kanıtları. Altının diş hekimliğinde kullanımı, 2000 yıl öncesine kadar uzanmakta. Bronz ve bakır kemik implantlarının kullanımı, milattan önceye kadar gitmekte. Bakır iyonunun vücudu zehirleyici etkisine karşın 19. yüzyıl ortalarına kadar daha uygun malzeme bulunamadığından bu implantların kullanımı devam etmiş. 19. yüzyıl ortasından itibaren yabancı malzemelerin vücut içerisinde kullanımına yönelik ciddi ilerlemeler kaydedilmiş. Örneğin 1880'de fildişi protezler vücuda yerleştirilmiş. İlk metal protez, vitalyum alaşımından 1938'de üretilmiş. 1960'lara kadar kullanılan bu protezler, metal korozyona uğradığında ciddi tehlikeler yaratmış. 1972'de alumina ve zirkonya isimli iki seramik yapı herhangi bir biyolojik olumsuzluk yaratmaksızın kullanılmaya başlanmış, ancak inert yapıdaki bu seramikler dokuya bağlanamadıklarından çok çabuk zayışamışlar. Aynı yıllarda Hench tarafından geliştirilen biyoaktif seramikler, (örneğin biyocam ve hidroksiapatit) ile bu problem çözülmüş bulunuyor.
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 24 Mart 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Perşembe, 22 Mart 2007 |
KAN
Yaşam için gereken maddelerin bir yerden bir yere taşınmasında difüzyon ile yetinemeyen ve bu nedenle bir kan dolaşımı sistemine ihtiyaç duyan hayvanların (tüm omurgalılarla omurgasızların çoğu) kalplerinden damarlar aracılığıyla tüm vücuda pompalanan vücut sıvısıdır. Erişkin bir insanda yaklaşık beş litre kadar kan vardır. Bunun yarısı plazmadır, öteki yarısını da kan hücreleri (eritrositler veya alyuvarlar, lökositler veya akyuvarlar, trompositler) oluşturur.
|
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 22 Mart 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Çarşamba, 21 Mart 2007 |
|
İlaçsız tüp bebek tedavisi, Türkiye'ye getirildi. Uzmanlar, 'Bu yöntem ortalama 3 bin YTL olan klasik tüp bebek masrafını azaltıyor' dedi
Hesaplı annelik
İlaçsız tüp bebek yöntemi IVM (In Vitro Maturasyon), Türkiye'de ilk kez İzmir Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Hastanesi'nde uygulanmaya başlandı. Yöntem üzerine Kanada'da araştırmalar yapan Prof. Dr. Bülent Gülekli, "Bu yöntem, klasik tüp bebek tedavisinde ilaç kullanımına bağlı gelişecek riskleri sıfıra indiriyor" dedi. Gülekli, bir başka avantajının ise ilaç kullanımına bağlı olarak yumurtalıkların aşırı büyümesine yol açabilecek ve anne adayının hayatını tehdit edebilecek gelişmenin ortadan kalkması olduğunu vurguladı.
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 21 Mart 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Medicine Cube Editor
|
|
Çarşamba, 21 Mart 2007 |
 Açıklanamayan kısırlıkların ve sık sık tekrarlayan düşüklerin tedavisinde uygulanan lenfosit aşısı, kadınların kabuslarına son veriyor. Aşı, bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Ülkemizde gebeliklerin yüzde 15-40'ı düşükle sonlanırken, istenen bir bebeğin kaybedilmesi anne adaylarını da derinden yaralıyor. Oysa, çeşitli sebeplerden kaynaklanan düşüklere karşı, modern tıbbın sunduğu ileri tedaviler kullanılarak sağlıklı bir bebeğe sahip olma hayali gerçeğe dönüşebilir. Bir gebeliğin düşükle sonlanması, başlayan bir hayat için son, fakat sonraki gebeliklerde alınacak önlemler için bir başlangıç olacaktır.
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 21 Mart 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 100 - 110 Toplam: 158 |