|
Yazar Gözde Şahin
|
|
Perşembe, 17 Mayıs 2007 |
|
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, bir kase yoğurda iki kaşık bira mayası katılarak hazırlanan yoğurt maskesinin cilde parlaklık vermede ve kırışıklıkları önlemede çok faydalı olduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Yorulmaz yaptığı açıklamada, ilk defa 10. yüzyılda Türkler tarafından bulunan yoğurdun, başka hiçbir besin maddesi ile karşılaştırılamayacak kadar çok yararlı özelliği bir arada bulundurduğunu söyledi. Bu besinden yeterince faydalanılmadığını öne süren Yorulmaz, ''Yoğurt sağlığı korumak ve daha sağlıklı olmak için çok önemli bir besin maddesidir'' dedi.
Yoğurdun sindiriminin kolay ve karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfordan oldukça zengin bir besin olduğunu belirten Yorulmaz, aynı zamanda kolayca vücutta sindirilen ve gerekli tüm besin maddelerini sağlayan bir besin olduğunu bildirdi.
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 18 Mayıs 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Gözde Şahin
|
|
Perşembe, 17 Mayıs 2007 |
|
Anadolu Sağlık Merkezi' nden Kadın Doğum Uzmanı Dr.İbrahim Sözen doğum kontrol yöntemleri ile ilgili bilgi verdi.
İğne ile korunma nasıl bir doğum kontrol yöntemidir? Bu iğnenin içeriğinden bahseder misiniz?
ABD' de 1992' den bu yana kullanılan bu yöntem hap almayı unutan hanımlar için ideal bir çözüm. Çünkü sadece 3 ayda bir yapılan, yani yılda dört kez tekrarlanan bu iğne ile doğum kontrol haplarının koruma oranları ile aynı oranda bir doğum kontrolü sağlamak mümkün.
Türkiye' de de varolan bu ilacın içeriğinde progesteron hormonu var ve estrojen hormonundan muaf. Bir iğnenin koruması yaklaşık 14 hafta sürmekte, ancak yine de 12 haftada bir bu iğnenin tekrarlanması önerilmekte. % 99 koruyucuğu olan bu iğne yumurtlamayı baskılayarak etkili oluyor. Bunun yanısıra rahimağzındaki sıvı tabakayı kalınlaştırıyor ve embriyonun tutunacağı endometrium dediğimiz rahimiçi tabakanın da yapısını değiştiriyor.
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 18 Mayıs 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Gözde Şahin
|
|
Çarşamba, 09 Mayıs 2007 |
 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Bengisun, karın içi basıncı artıran sürekli kabızlığın varis oluşumuna zemin oluşturduğunu belirtti.
Bengisun yaptığı açıklamada, kanı kalbe geri taşıyan toplar damarların genişlemesi sonucu oluşan varis hastalığının, kadınların yüzde 40, erkeklerin ise yüzde 20'sinde görüldüğünü bildirdi.
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 11 Mayıs 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Gözde Şahin
|
|
Perşembe, 03 Mayıs 2007 |
|
Körlüğü tarihe karıştırabilecek gen tedavisi ilk kez insana uygulandı. Retinadaki sorunlu genler sağlıklı genlerle değiştiriliyor.
İngiliz bilimadamları, doğuştan gelen göz hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde bir operasyona imza attı. Uzmanlar, gen tedavisine dayanan yöntem sayesinde körlüğün tarihe karışmasının mümkün olabileceği müjdesini veriyor.
Doğuştan gelen göz hastalıkları dünyada milyonlarca insanı etkiliyor. Bu hastalıkların gen tedavisiyle giderilmesi için çalışan İngiliz bilimadamları bugüne dek denenmemiş bir yöntemle çığır açtı.
|
|
Son Güncelleme ( Cuma, 11 Mayıs 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Gözde Şahin
|
|
Çarşamba, 02 Mayıs 2007 |
 Zatürreeden ölümleri engellemede risk grubundakilerin aşılanması büyük önem taşıyor.
ABD' li bilim adamı Prof. Dr. David Fedson, zatürreeden ölümleri engellemek için 65 yaş üzerindekilere, diyabet, kardiyovasküler ve akciğer hastalıkları olanlar ile kronik böbrek yetmezliği bulunanlara, dalağı alınanlara ve lenfomalı hastalara zatürree aşısının mutlaka yapılması gerektiğini söyledi.
|
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 03 Mayıs 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Gözde Şahin
|
|
Cuma, 27 Nisan 2007 |
 Araştırmacılar, bebeklerin mamalarına, bağırsaklardaki yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlayan bir besin maddesini ekleyerek, bebeklerdeki egzema riskinin azaltılabileceğini belirtiyorlar.
Bilim adamları, "prebiyotik" kullanımının henüz gelişmemiş olan bağışıklık sistemini desteklediğini ve alerjilerin önlenmesine yardımcı olduğunu belirtiyorlar. Prebiyotikler anne sütünde doğal olarak bulunuyor.
Archives of Disease in Childhood' da yer alan çalışmada, en az bir ebeveyninde egzema, saman nezlesi veya astım olan ve yüksek risk taşıyan bebekler için, anne sütünde bulunan prebiyotiklerin esas alındığı bir formül düzenlendi.
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 28 Nisan 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 56 - 66 Toplam: 158 |